Altın Fiyatlarında Yeni Rekorlar: Merkez Bankaları ve Jeopolitik Gerilimlerin Rolü

Altın Fiyatlarında Yeni Rekorlar: Merkez Bankaları ve Jeopolitik Gerilimlerin Rolü
Merkez bankalarının faiz indirimleri ve sürdürdüğü altın alımları, ons altında yeni zirvelere yol açıyor. Uzman analizleri, altının üçüncü büyük yükseliş döngüsünde olduğunu ve önümüzdeki dönemde daha da yükseleceğini öngörüyor.

Dünya ekonomisindeki belirsizlikler, merkez bankalarının politika adımları ve jeopolitik gerilimler, yatırımcıları güvenli liman arayışına itiyor. Bu süreçte altın, tarihsel olarak olduğu gibi, tekrar merkez sahnede yerini alıyor. Önde gelen merkez bankalarının, bir yandan faiz indirimlerine hazırlık yaparken bir yandan da altın alımlarına devam etmesi, sarı metalin fiyatında bir rekor serisi başlattı. Uzmanlar, altının 1970’ler sonrası yaşanan üçüncü büyük yükseliş döngüsüne girdiğini belirtiyor.

1970’lerden itibaren altının fiyat hareketlerine bakıldığında, 1982 yılına kadar süren birinci yükseliş dönemini takiben, 2000-2014 yılları arasında ikinci bir yükseliş evresi yaşandığı görülüyor. Şimdi ise, 2020 sonrası dönemde altın yine bir yükseliş döngüsü içinde. Federal Rezerv'in (Fed) faiz oranlarını düşürme ihtimali ve merkez bankalarının devam eden talebi, ons altını rekor kırmaya itiyor.

Evrim Küçük’ün ekonomim.com'da aktardığına göre, altın fiyatları şu anda güçlü bir yükseliş trendi içinde. Bu hafta 2.304 dolar seviyesine ulaşarak yeni bir zirve yapan ons altın, 5 Nisan itibarıyla 2.280-2.300 dolar aralığında hareket ediyor. Son bir ayda yüzde 7’den fazla, son bir yılda ise yüzde 14’e yakın bir artış gösterdi.

Fed Başkanı Jerome Powell’ın borçlanma maliyetlerini “bu yılın bir noktasında” düşürme sinyali, yatırımcıların altına yönelmesine neden oldu. Ayrıca, jeopolitik gerilimler de altının cazibesini artırıyor.

Uzmanlar, fiyatlardaki hızlı yükselişin ardından bir düzeltme yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Özellikle, bugün öğleden sonra açıklanacak ABD Tarım Dışı İstihdam verisi, fiyatlar için kısa vadeli en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Yükselişin devam etmesi durumunda 2.330 dolar önemli bir direnç seviyesi olarak görülürken, olası düşüşlerde 2.237 dolar önemli bir destek noktası olacak.

Uzun vadeli perspektifte ise, altında yükseliş beklentisi güçlü bir şekilde korunuyor. MKS PAMP gibi değerli metal işlem ve analiz şirketleri, ons altının yükseliş trendi içinde olduğunu ve fiyat beklentilerinin yukarı yönlü revize edildiğini belirtiyor.

Merkez Bankalarının enflasyonu kontrol altına alma çabaları ve altının 2.000 dolar seviyesinde sağlam bir taban oluşturması, yükseliş beklentilerini güçlendiriyor. 2024 yılında, geçmiş faiz indirim döngülerinde yaşanan boğa piyasası kazanımlarının tekrarlanması bekleniyor; bu da ons başına 2.475 dolara, hatta yıllık taşıma maliyeti hesaba katıldığında neredeyse 2.600 dolara denk geliyor.

Yaklaşan ABD seçimleri öncesinde borç ve açık konularındaki tartışmalar, dolar üzerinde baskı oluşturabilir ve altını daha da destekleyebilir. Altın, yatırımcılar için sadece bir değer saklama aracı olmanın ötesinde, ekonomik ve politik belirsizlikler karşısında bir güven simgesi olarak önemini bir kez daha kanıtlıyor.