• Haberler
  • Gündem
  • Türkiye'de Gazetecilik ve İfade Özgürlüğünün Geleceği: Anayasa Mahkemesi Önündeki Kritik Karar

Türkiye'de Gazetecilik ve İfade Özgürlüğünün Geleceği: Anayasa Mahkemesi Önündeki Kritik Karar

Türkiye'de basın özgürlüğünün kaderini belirleyecek olan önemli bir hukuki düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesine dair kapsamlı bir inceleme. Gazeteci Tolga Şardan'ın tutuklanması ve bu durumun Türk Ceza Kanunu'nun tartışmalı maddesi ile ilişkisini keşfedin.

Bugün, Türkiye'nin demokratik geleceği için kritik bir gün olarak kaydedildi. Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve beraberindeki bir grup önemli figür, Anayasa Mahkemesinin önünde toplandılar. Aralarında gazeteciler, hukukçular ve siyasilerin bulunduğu bu çeşitli topluluk, Türk Ceza Kanunu'nun gazetecilik üzerindeki potansiyel etkilerini tartışmak üzere bir araya geldi.

217/A Maddesinin Kaderi ve Basın Özgürlüğü Anayasa Mahkemesinin gündemindeki kritik mesele, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiydi. CHP grubunun, yasanın meclisten geçiş sürecinde gösterdiği direnç, bugün de mahkeme önünde yankı buldu. Başarır, yasanın, gazetecilerin özgürlüklerini tehdit ettiğini ve ifade özgürlüğüne vurulacak ağır bir darbe olacağını öne sürdü.

Tolga Şardan Olayının Anlamı ve Etkileri Gündeme bomba gibi düşen bir diğer konu ise, tanınmış gazeteci Tolga Şardan'ın, bu yasa kapsamında tutuklanmasıydı. Mahir Başarır, Şardan'ın tutuklanmasının yalnızca kişisel bir hedef taşımadığını, asıl amacın onun yıllar içinde biriktirdiği bilgi ve belgelere ulaşmak olduğunu iddia etti. Bu olayın, Anayasa'nın basın özgürlüğüyle ilgili hükümlerine ve gazetecilik mesleğine yönelik bir hakaret olduğu vurgulandı.

Bir Gazetecinin Mücadelesi ve Bilgi Edinme Hakkı Bu durum, gazetecilik mesleğinin sadece Türkiye'de değil, uluslararası alanda da nasıl algılandığının bir göstergesi olarak ön plana çıkıyor. Başarır, AKP'nin ve yöneticilerin bazı ilişkilerini gözler önüne seren ve toplumu bilgilendiren bir gazetecinin maruz kaldığı zorlukları dile getirdi.

Sonuç: İfade Özgürlüğünün Geleceği Bu olayın yarattığı soru işaretleri, Türkiye'nin ifade özgürlüğü ve demokratik değerler konusunda nerede durduğunu ve gelecekte nasıl bir yol izleyeceğini merak konusu haline getiriyor. Anayasa Mahkemesinin vereceği kararın, bu konuda atılacak adımlar için belirleyici olacağı aşikâr. Konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı;

''Bugün Genel Başkanımız, milletvekili arkadaşlarımız, gazeteciler, basın meslek örgütleri, baro başkanları ve avukatlarla birlikte Anayasa Mahkemesinin önündeydik. Bugün Anayasa Mahkemesi Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması görüşecek.

Evet, bildiğiniz üzere bu yasa Meclise geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, muhalefet olarak yoğun bir şekilde karşı çıktık ve itiraz ettik çünkü bu yasa geçerse gazetecilerin özgürce haber yapabilme hakkı elinden alınacak dedik. Ama, görüyorum ki tüm direncimize rağmen bu yasa geçti ve zaten bu yasa, bu kötü yasa, bu yanlış uygulama ilk sonuçlarını verdi; Tolga Şardan tutuklandı.

Şimdi “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlıklı maddeyi eklediler. Zaten, o gün yaptığımız itirazda Ceza Kanunu’nda bununla ilgili yeterli hükümler var. Bunun amacı, gazetecileri ve basını baskı altında tutmak olduğunu söylemiştik, nitekim de öyle oldu. Soruyorum buradan: Tolga Şardan tutuklandığı bu maddeye göre üç cezaevinde kaldı ve çıktı.

Tolga Şardan niye tutuklandı? Evindeki bilgisayarlarına, telefonuna, diskine el konuldu. Buradaki amaç, Tolga Şardan’ın cezaevinde olması, tutuklanması değildi sadece; asıl amaç, onun bugüne kadar edindiği bilgilerin, evrakların bir şekilde ele geçirilmesiydi ve bu da yapıldı. Bu, Anayasa’nın basın özgürlüğüyle ilgili hükmüne hakaret, basın mesleğine hakaret ve ülkeye hakaret.

Yani, bir gazetecinin, tanınan bir gazetecinin son beş yılda sürekli olarak AKP’nin, ülkeyi yönetenlerin bazı ilişkilerini ortaya koyan, toplumu bilgilendiren bir gazetecinin bilgisayarındaki bilgilere ulaşmak için yapıldığını görüyoruz.'' dedi. 

Bakmadan Geçme

Kamu Gündemi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!