Meritokrasi nedir?

Meritokrasi, yönetim gücünün, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir. Meritokrasi nedir?

Meritokrasi nedir?

Meritokrasi nedir? Hakkında çok fazla bilgi bulunmayan Meritokrasi hakkında Vikipedi tanımı şu şekildedir. Yönetim gücünün, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir. Bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur. Özellikle kamu yönetiminde daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçilmesi ve yine hizmet içindeki ilerleme ve yükselmelerinin bilgi, başarı ve yetenek kıstaslarına göre yapılmasını amaçlar. Osmanlı Devleti'ndeki Devşirme sistemi buna örnek gösterilebilir.

Meritokrasi teriminin, Michael Young'ın 1958'de kaleme aldığı “Meritokrasinin Yükselişi” adlı kitabından kaynaklandığı söylenmektedir. Bununla birlikte, terimin arkasındaki ilkeler yüzyıllardır bilinmektedir. Meritokrasi fikri, ödülün bireysel başarılara ve niteliklere bağlı olması gerektiğidir. Kişi, terfi için niteliklerinin ve değerlerinin gelişmesiyle birlikte mesleki yaşamında ilerleme fırsatına sahip olacaktır.

Meritokratik bir sistem, nepotizm, despotizm ve sonuçları değil, bireysel etkiyi ve ağ oluşturma yeteneklerini ödüllendiren diğer adil olmayan örgütsel sistemler gibi eşit olmayan sistemleri ortadan kaldırmayı amaçlar. Bu sistemin bir diğer amacı, organizasyon içindeki genel hazırlık seviyesini artırmak için bireyleri beceri ve bilgilerini geliştirmeye motive etmektir. Bu aynı zamanda hükümetler ve ülkeler için de geçerlidir.

Bununla birlikte, meritokratik kültüre sahip bir ülke, herkes için eşit fırsatlar sağlamalıdır, çünkü eşitliğin yokluğu, güçleri, etkileri veya kaynakları nedeniyle, insanların geri kalanının yapamayacağı belirli fırsatlara özel erişime sahip olan elit gruplar yaratacaktır.

Meritokrasi Sistemi

İngilizce'de Merit system olarak bilinen meritokrasi liyakat sistemi, siyasi kayırmacılık sistemlerinin uygulamalarında olumsuz sonuçlar vermesi neticesinde ortaya çıkan sistem olarak bilinmektedir. Bu sistem 1883 tarihinde Pendleton Arct'in Amerika Birleşik Devletleri'nde uygulanmasıyla başlamıştır. Kayırma sistemlerinin ortaya çıkışından itibaren her geçen süre içerisinde devletin rolü sürekli olarak belirli ölçülerde değişmiştir. Devletin geleneksel düzenleyicilik özellikleri, işlevleri hem alan itibariyle oldukça genişlemiş hem de hacim yönünde katlanarak artmıştır. Bunların sonucunda ise devlet yeni ve büyük sorunlar üstlenirken, devletin bu yeni görevlerini yerine getirebilmek adına ise modern kamu personeli, zamanımızın sosyal, ekonomik, bilimsel ve teknik problemlerini çözme gücüne sahip olmalıdır. Bu ihtiyaçlarla ve sorunlarla karşı karşıya kalan devlet, bunları çözümleme sorumluluğunu üzerine almış ve “liyakat sistemini” geliştirmiştir. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi, yazarın Kamu ve Kamu Personeli kitabında bulunmaktadır.