KPSS 2022'de çıktı: Vakayı Vakvakiye nedir, hangi dönem olayı?

KPSS 2022'de çıktı: Vakayı Vakvakiye nedir, hangi dönem olayı?

KPSS 2022'de çıktı: Vakayı Vakvakiye nedir, hangi dönem olayı?

KPSS 2022'de çıktı: Vakayı Vakvakiye nedir, hangi dönem olayı? Milyonlarca adayın bu sene girdiği KPSS 2022 sınavında en merak edilen soru ve yanıtları Kamu Gündemi adresinde yer alıyor. Kamu Personeli Seçme Sınavı lisans da genel kültür ve genel yetenek testi bugün gerçekleştirildi. Sınavdan çıkan adayların sınavda akıllarda kalan sorular ve cevapları araştırmasıyla merak edilenler Kamu Gündemi adresinde yer ediniyor.

Adaylar bugün sınavdan çıkmalarının ardından merak edilen soruları araştırmaya başladı. En merak edilen sorular arasında ise Vakayı Vakvakiye dönem sorusunu araştırıyor.

VAKAYI VAKVAKİYE NEDİR?

Dünya ansiklopedisi olan Vikipedi'de bu olayla ilgili yer alan bilgiler aşağıda ki gibidir.

Vaka-i Vakvakiye ya da Çınar Vakası, Osmanlı Devleti'nde 17. yüzyılda IV. Mehmet‘in saltanatı sırasında 4-8 Mart 1656 arasında İstanbul’da çıkan askerî bir ayaklanmadır.

Bu ayaklanma sonunda, isyancılar tarafından ölüme mahkûm edilen kişiler At Meydanı'nda bulunan büyük bir çınar ağacının dallarına asılmış oldukları için bu ayaklanmaya Çınar Vakası denmiştir. Ayrıca, üzerine cesetler asılmış bu ağacın hint mitolojisinde adı geçen ve meyveleri insan olan vakvak ağacına benzetilmesi sebebiyle Vaka-i Vakvakiye olarak da adlandırılmıştır.

Büyük Valide Kösem Sultan ve ocak ağalarının öldürülmesiyle sonuçlanan ayaklanmanın neticesinde iktidar, iç oğlanları ve onlarla iş birliği yapan bazı kişilerin eline geçmiştir. Bunlar daha önceki ayaklanmalardan ders almayarak devlet işlerine karışmak, hazineden gereksiz harcamalar yapmak, yetkilerini kötüye kullanarak kendilerini resmî görevlilerden üstün saymaktaydılar. Bu arada Girit Savaşı'nın sürmesi ve başarı elde edilememesi hükûmet otoritesini sarsmıştı. Paranın değer kaybetmesi iktidarı ellerine geçiren iç ağaları ve yardımcılarına karşı düşmanlığı arttırmıştır. Görevliler her aksayan işin sorumluluğunu bunlara yüklemekteydiler. Bu sebeple İstanbul'da halk ayaklanmaya hazır bulunuyordu. Bu ayaklanmaya önderlik edecek olanlar arasında Kaptan-ı Derya Zurnazen Mustafa Paşa ile Bostancıbaşı Hasan Ağa bulunuyordu. Bu sırada Girit'ten dönen yeniçerilerin aylıklarının ödenmemesi üzerine Ağa Kapısı'na başvurduklarında Kul kethüdası tarafından tahkir edilmeleri ve sadrazam Ermeni Süleyman Paşa'nın ödeneklerinin düşük akçe olarak dağıtılması hoşnutsuzluğu arttırmıştır.