• Haberler
  • Gündem
  • Erdoğan'ın Hamas Çıkışı Bölgesel Liderlik İddiası mı, Yoksa Dikkat Dağıtma Taktiği mi?

Erdoğan'ın Hamas Çıkışı Bölgesel Liderlik İddiası mı, Yoksa Dikkat Dağıtma Taktiği mi?

Bu makalede, Erdoğan'ın Hamas'a destek veren çıkışının nedenlerini, hedeflerini ve sonuçlarını analiz ediyoruz. Erdoğan'ın bu hamlenin Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası konumunu nasıl etkileyeceğini iyi değerlendirmesi gerektiğini vurguluyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de İsrail’in sivil halka yönelik saldırılarını kınarken, Hamas’ın bir terör örgütü olmadığını, topraklarını korumaya çalışan bir mücahitler grubu olduğunu söyledi. Bu çıkış, hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Erdoğan’ın bu hamlesinin arkasında ne gibi nedenler ve hedefler yatıyor? Erdoğan, Ortadoğu’da bölgesel liderlik iddiasını güçlendirmek için mi böyle bir adım attı, yoksa içerideki sorunlardan dikkati başka yöne çekmek için mi bir taktik uyguladı? Bu soruların cevabını aramak için, Erdoğan’ın sözlerinin bağlamını, etkisini ve sonuçlarını analiz etmeye çalışacağız.

Erdoğan’ın Sözleri Neden Şaşırtıcı?

Erdoğan’ın Hamas’ı terör örgütü olarak görmeyen açıklaması, çatışmanın başladığı ilk günlerde sergilediği itidalli tavrın aksine geldi. Erdoğan, İsrail’in saldırılarına karşı sert eleştirilerde bulunmuş, ancak Filistin davasına destek verirken Hamas’la arasına mesafe koymuştu. Bu tutum, hem Türkiye’nin hem de Erdoğan’ın Ortadoğu’daki rolünü yeniden tanımlama çabasının bir yansıması olarak görülmüştü.

Erdoğan, son yıllarda bölgedeki bazı ülkelerle ilişkilerini düzeltmek için adımlar atmıştı. Özellikle Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Hamas’la sorunlu olan ülkelerle diyalog kurmaya çalışmıştı. Bu ülkeler, Hamas’ın İslamcı bir hareket olarak bölgedeki istikrar ve güvenliği tehdit ettiğini düşünüyorlardı. Bu nedenle, Erdoğan’ın Hamas’a sahip çıkması, bu ülkelerle ilişkilerini zora sokabilecek bir risk olarak algılanmıştı.

Erdoğan’ın sözleri aynı zamanda Türkiye’nin Batılı müttefikleriyle de ters düştü. ABD, AB ve NATO gibi kuruluşlar Hamas’ı terör örgütü olarak tanımışlardı. Bu kuruluşlarla ilişkilerini geliştirmeye çalışan Türkiye’nin bu konuda farklı bir tutum sergilemesi, hem diplomatik hem de siyasi açılardan sorun yaratabilirdi.

Erdoğan’ın Sözlerinin Arkasında Ne Var?

Erdoğan’ın Hamas’a destek veren çıkışının arkasında, bölgesel ve uluslararası dinamiklerden kaynaklanan bir dizi neden ve hedef olabilir. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

Erdoğan, Ortadoğu’da bölgesel liderlik iddiasını güçlendirmek istiyor. Bu amaçla, bölgedeki halkların sempatisini kazanmak için Filistin davasına sahip çıkıyor. Hamas’ı terör örgütü olarak görmeyerek, Filistinli direnişçilerin yanında olduğunu gösteriyor. Bu şekilde, bölgedeki İslamcı ve milliyetçi kesimlerden destek almayı hedefliyor.

Erdoğan, Türkiye’nin Ortadoğu’daki çatışmalarda etkin bir rol oynamasını sağlamak istiyor. Bu amaçla, bölgedeki aktörlerle diyalog kurmaya çalışıyor. Hamas’la iyi ilişkilerini sürdürerek, Filistin tarafının güvenini kazanıyor. Aynı zamanda, İsrail’le olan diplomatik ilişkilerini de kesmiyor. Böylece, Türkiye’nin arabuluculuk yapabileceği bir pozisyon yaratıyor.

Erdoğan, Batılı müttefikleriyle pazarlık yapmak istiyor. Bu amaçla, Türkiye’nin bölgedeki sorunları çözmede önemli bir aktör olduğunu gösteriyor. Hamas’la olan ilişkisini bir koz olarak kullanarak, Batılı müttefiklerinin Türkiye’nin taleplerine daha fazla kulak vermesini sağlamayı hedefliyor.

Erdoğan, içerideki sorunlardan dikkati başka yöne çekmek istiyor. Bu amaçla, Türkiye’nin gündemini değiştiriyor. Hamas’a destek vererek, hem muhalefeti hem de kamuoyunu meşgul ediyor. Böylece, ekonomik, siyasi ve sosyal sorunları unutturmayı veya ertelemeyi hedefliyor.

Erdoğan’ın Sözlerinin Sonuçları Ne Olabilir?

Erdoğan’ın Hamas’a destek veren çıkışının sonuçları, hem Türkiye’nin hem de bölgenin geleceği açısından önemli olabilir. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

Erdoğan’ın sözleri, yani Hamas'ı terör örgütü olarak görmemesi Avrupa ülkelerini ve ABD'yi kendisinden uzaklaştırması anlamına geliyor. Buda, zaten dış yatırım bulamayan Türkiye'nin para ve yatırım bulmasının artık imkansız hale geldiğinin anlamına gelir. Zira ABD izin vermedikçe ki artık vermeyecek; Türkiye'ye artık kimse yatırım yapamaz yada para getiremez. Buda önümüzde ki günlerde dolar kurunun ne kadar yukarı çıkabileceğine dair bizlere bir referans vermektedir. 

 

Bakmadan Geçme

Kamu Gündemi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!