Einstein da atomu silah olsun diye parçalamadı, ama…

Yusuf İpekli yazdı

Yusuf İpekli 02.03.2019, 19:22
Einstein da atomu silah olsun diye parçalamadı, ama…

İlgi alanımda olmadığı bir yana, uzmanı ya da bilim adamı da olmadığım için bu sefer ele alacağım konunun tarihi gelişmine vs bakmadan uygulanış biçimine ve doğurduğu sonuçlara bakmaya çalışacağım. 

Ne mi?

Kimi yaşantılara da dokunarak, “İnceleme soruşturma”…

Genelde MEB, özelde okul yöneticisi, öğretmen, sistem ve doğrudan çocuğu ilgilendiren inceleme soruşturma olayları bir türlü gündemi işgal ediyor olmasına rağmen doğru soru şu olsa gerek: “İnceleme soruşturma gerekli mi?” 

Elbette evet. Çünkü insan unsurunun olduğu yerde, üstelik aynı anda üç beş duyguyu yaşama özelliğine sahip bireyler olarak var olduğumuz sürece inceleme soruşturma sistemi de “olmazsa olmaz” olmaya devam edecek. Hele hele sistem kuşkucu ve yetkisiz sorumluluk üzerine kurgulanmışsa… 

İnceleme soruşturma kimler arasında?

Dağıtmadan önce birinci tespiti bir yapalım. İnceleme soruşturma genellikle iki yapı arasında geçiyor. Bunlar;

a)    Yönetici – öğretmen, müdür – müdür yardımcısı, yönetici – hizmetli / güvenlik görevlisi, idare - servisci ve/veya  kantinci arasında süren okul içi paydaşlar arasındaki meselelerden kaynaklananlar.

b)    Veli – öğretmen, veli – okul yönetimi, gazete ve/veya televizyon haberleri ile sosyal medya gibi dış paydaşlardan kaynaklananlar.

İnceleme soruşturma bir silah mı?

Ne yazık ki, günümüzde bir büyük silah. Hem de kitle imha silahı. Üstelik bu silah yönetim becerisi zayıf olanların elinde ise pimi çekilmiş bomba... 

Neden, çünkü yöneticilerin pek çoğu at gözlüğünün bile ufkunu daraltarak bakıyor hayata. Sorunların çözümünün “Tutup kulağından atacaksın ikisini, üçünü; bak o zaman nasıl da düzeliyorlar...” cümlesinde saklı olduğunu varsayıyorlar. İşin içine bir de öz güven patlaması girince işler hallaç pamuğuna dönüyor. Ya öz güveni yüksek insanların kaprislerini hesaba katarsanız…

Peki, “Buyurgan tavırlar”…    

Bu buyurganlık içinde, üstelik dişini sıkarak, “Böyle olacakkkk! Yoksa hesabını verirsiniz. İnşallah öyle değildir.” tavırları…

İkna et, uzlaş, emret!

Oysa yönetim tarzı bu üç üslup üzerine oturtulsa. Sorunlara ikna etme yöntemiyle yaklaşılsa. Sakin sakin konuşmayla başlasak çözüme…

Büyük iddia ve şaibeler yoksa iddia edenle, zan altında olanla uzlaşmayı, uzlaştırmayı denesek… 

Ve bunu bir yaşam biçimi haline getirebilsek.

Sabahtan akşama gün içinde selamlaşmayan, zorunlu evrakı bile nöbetçi öğrenci ile, hizmetli ile ilgiliye gönderen veya ilgiliden isteyen yöneticiler varken mesele ortadan kalkar mı, bilmiyorum.

Zira işin uzmanı olmadığı ta başta belirttim.

İşte, o zaman mı dediniz… En başta sorduk / cevapladık ya, “İnceleme soruşturma gerekli mi, gerekli” diye…

Saçını okşadı soruşturma, okşamadı soruşturma

İlginçtir inceleme soruşturma bazen “saçını okşadı” diye yapılan şikâyetler sonucu açılır, bazen de “saçını okşamadı” diye… 

Saçını okşadı konulu şikâyetin içine genellikle taciz vs dahil olur ki, Allah muhafaza iş kovuşturmadan da öteye kadar uzanır…

Saçını okşamadı konulu soruşturma ise beceriksiz disiplin amiri, muhakkik veya müfettişlerin elinde suyu çıkana kadar sıkılır da sıkılır… 

Oğlumu eskeri yazdırmadı, şikaatciyim…

Yaşantılarında yüzlerce hatıra biriken maarif müfettişlerimizden af dileyerek benim de yaşantımda oluşan onlarca hatıradan, kasıla kasıla güleceğinizi tahmin ettiğim bir olay…

O yıllarda ilköğretim okulu müdürüydüm.

Bir gariban geldi odama, bir gün…

Çay vs derken konuya girdi bizimki. Benim oğlan sekizde. Esker olmasını bekliyok. Bunu esgeri okula yazdırsana…

Konuyu iyi izah edememiş olmalıyız ki, bir süre sonra kapımızı bir muhakkik çalmaz mı...

Muhakkikten, muhterem velimizin (!) bu dileğiyle ilgili bakanlığa gittiğini, dönemin bakanına hitaben bir mektup yazdığını, konuyu aynen özetlediğini, “Benim oğlanı eskeri okula yazdırmadığı için müdürden şikaatciyim!” dediğini öğrendim.

Veli haklı olmasına haklıydı ama, bu yazıyı işleme alanın haklılığından bir türlü emin olamadım. 

“Biz de, biz de!” mi dediniz…

Kızım 65 aldı, yazılıyı iptal et(mezsen)…

Konu yine o zaman ki statüsü ilköğretim olan bir okulda yaşanır. 

Öğretmen sosyal bilgiler dersinden yazılı sınav yapmıştır. Bir kızımız bu sınavdan 65 gibi kötü olmayan bir not alır.

Sonucu öğrenen veli bir çırpıda okula gelerek, “Kızım düşük not aldı, bu sınavı iptal et hocanım, iptal etmezsen bak seni taaa bakanlığa şikâyet ederim.”

Öğretmen sınavı iptal etmez. Veli şikâyetçi olur. 

“Öğretmen sınıfta ders yapmıyormuş. Sürekli bilgisayarla oynuyormuş. Tahtaya bir şeyler yansıtıyormuş. İşte böyle davranıp ders yapmadığı halde sınav yapıyor, çocuğuma düşük not veriyor, ısrarıma rağman sınavı iptal etmiyor.” konulu şikâyet için süreç işletiliyor, ifadeler alınıyor, dosyalar hazırlanıyor. 

Sonuç mu?

Şikâyet değil çorap söküğü mübarek!

Hayatın doğal süreci içinde şu ya da bu sebeple inceleme soruşturma başlıyor. Daha muhakkik göreve başlamadan bile aynı iddia ile ilgili dilekçe üstüne dilekçe veriliyor. Hem de içerik, ek, yazı biçimi bile değiştirilmeden fotokopiye tarih yazarak, ıslak imza atarak. 

Tabi tabi, bir dilekçe ile başlayan süreç bazen de karşılıklı dilekçe üstüne dilekçeye dönüşüyor. Artık bel altı vuruşlar mı dersiniz, özel hususların çarşaf çarşaf ortaya dökülmesi mi…

Veya en küçük tartışmada bile ilçeye yazı yazan, hatta ayağına sıkan yöneticilerin attığı taşın kırk akıllı tarafından çıkarılamaması…

Şikâyet değil çorap söküğü mübarek.

Bazen bir dosyada sekiz on ek oluşuyor. Bu duruma ilgillier müdahale etmedikleri gibi yeni olurlarla süreci uzattıkça uzatıyorlar. 

Oysa bu tür dilekçelere ek olur almadan cevap verilmesi hem işi kolaylaştıracak, hem süreci daha sağlıklı ve işler hale getirecek, hem de gereksiz kağıt israfının önüne geçecek.   

Taraflıydı, şikâyetçiyim

Yeni moda. 

Şikâyet edilenle ilgili iddia gerçekleşmiş ve kişi ceza almışsa yine yeni bir dilekçe, “Muhakkik taraflıydı, şikâyeçiyim.” 

Ya iddia gerçekleşmemiş sonuçta bir yaptırım oluşmamışsa, bu sefer yine yeni bir dilekçe, “Muhakkik taraflıydı, korudu, şikâyetçiyim.” 

Ah, Nasrettin hocam, ah!

İki küçük öneri

a)    CİMER, MEBİM başvurusu için 5 kuruş para şartı koysak, ne olur, ne dersiniz.

b)    Muhakkiklik için muhakkike zaman kısıtlaması yaparak günlük 5 TL ücret tahakkuk ettirsek, yine, ne olur, ne dersiniz.

Eskiden!

Usül belliydi. 

Dola bir uyarı dosya kapansın gitsin…

Sonuç

“Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.” diyen Albert Einstein’in atomu kitle imha silahı olsun diye parçalamadığını bildiğimiz gibi, inceleme soruşturmanın da oyala(n)ma, zaman israfı, çamur at izi kalsın ve en önemlisi kelle alma mekanizması olarak kullanılsın diye geliştirilmediğini biliyoruz.
Hayalperest misiniz, dediniz?

Alıntıladık ya, hayal gücü bilgiden daha önemlidir!


Yorumlar (0)
açık
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 21 Kasım 2019
İmsak 06:06
Güneş 07:34
Öğle 12:40
İkindi 15:13
Akşam 17:35
Yatsı 18:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@