Geçtiğimiz Şubat ayında tarihin en büyük tasfiye operasyonu için düğmeye basan AKP, gündeme torba yasası ile düşmüştü. Tasarının yasalaşması ile Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği dört yıl görev süresini dolduran okul müdürleri ile ilgili değerlendirme sonuçları açıklandı.

Kazanılmış tüm hakları hiçe sayan bu kanun gereği75 puanın altında kalan okul müdürlerinin görevine son verildi. Ne yazık ki dayatmacı ve kayırmacı bir anlayışla sürece katkı veren Milli Eğitim Bakanlığı bizleri yanıltmadı. Yapılan değerlendirmede kariyer ve liyakat değil, düşünceye hizmet anlayışının ölçüt alındığı görüldü. Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de çoğunlukla yetkili sendika üyelerinin geçer puan alması en somut kanıt oldu. Siyasi iktidar kendi düşüncesinden olmayan okul müdürleri yıkımını gerçekleştirirken bir hukuksuzluğa daha imza atmıştır. İl Milli Eğitim Müdürü ve şube müdürlerinin yaptığı değerlendirmenin objektif olmadığı ve söz konusu ölçütlerin de karşılığını bulmada gerçeklerden uzak olduğu görülmüştür. Açıklamalarında ise okul aile birliği, öğretmenler ve öğrencilerin değerlendirmelerinin daha belirleyici olduğunu söylemeleri son derece vahimdir. Sözde demokrasi adı altında öğretmen, öğrenci ve veliyi yaptıkları işe ortak etmiş oldukları açıktır. Değilse yapılan değerlendirmelere ait puanlar açıklanmalı ve puanlar ortaya çıkmalıdır. Her ne kadar minareyi çalan kılıfını hazırlar mantığı güdülse de bir çok noktada açıkları olan değerlendirme ile ilgili hukuki süreç başlatılmıştır. 75 puanın altında kalan okul müdürleri, 4982 sayılı bilgi edinme kanunu gereğince aldıkları puanın karşılığını öğrenmek için başvurularını yapmışlardır. Eğitim sendikaları da bu haksız ve hukuksuz uygulamaya karşı mücadelelerini sürdüreceklerini açıklamışlardır.

MEB, okul müdürleri değerlendirme sonuçlarını 20 Ağustos tarihinde açıkladığı gün itibariyle arada geçen zaman akla takılan sorular ve sorunları ortada bıraktı.

- Yetkili sendika üyeleri üstün başarı gösterirken, farklı sendikalı müdürler neden sınıfta bırakıldı?

- Kendi sendikalarından istifa ederek geçer puan almayı başaran okul yöneticilerinin düşürüldüğü durum tartışmaya açık değil midir?

- Bugüne kadar okullarını kıt kaynaklarıyla yoktan var etmiş, kamu malını korumuş, mesleğini onuruyla sürdürmüş, kariyer yapmış, başarı ve ödüllerle dolu hizmet yılları olan okul müdürleri puanlamanın altında neden kaldı?

- İlimizde zaten yetkili sendika üyesi okul müdürünün çok olması nedeniyle en büyük çekişmeyi kendi içlerinde yaşadıklarını geçtiğimiz süreçte gördük. Bu çekişmenin olduğu ve listelerin sürekli değiştiği şartlarda değersizleştirilen asıl yöneticilik değil midir? 

- İlgili listelerin AKP il ve ilçe başkanları, yetkili sendika başkanı, insan kaynakları personel müdürü gibi isimlerle toplantılar yapılarak belirlendiği yönündeki şehir söylentileri, eğitim camiasında büyük huzursuzluk yaratmıştır. Bu huzursuzluk acaba nelere mal olacaktır?

- Yıllarını okullarına adamış, uzun yıllar müdürlük görevinde arkadaşlığı, dostluğu olan yöneticileri yarışa sokan ve aynı kurumda alt-üst konumuna getiren bu uygulama iş barışını yok etmeyecek midir?

- Yöneticilik görevleri ellerinden okul müdürlerine karşı yapılan bu uygulama bir insan hakları ihlali değil midir?

- Yetkili sendika üyesi okul müdürlerini egemen kılan bu uygulama, farklı sendika üyesi olan eğitim çalışanları üzerinde baskı oluşturmayacak mıdır?

- Her yıl olduğu gibi yeni bir eğitim öğretim yılının başında yapılan değişiklikler en çok kimleri etkileyecek ve neye zarar verecektir?

- Daha bu uygulamanın yaratacağı kaos ortamı aşılmadan, sırada öğretmenleri bekleyen performans ve rotasyon uygulamaları daha da içinden çıkılmaz bir eğitim ortamı yaratmayacak mıdır?

- Ülkenin insan kaynağını yetiştirme rolü üstlenmiş eğitim sistemimiz oldubittilerle geçiştirilmemelidir. Eğitim kalitesi ve verimliliğinde etkisi büyük olan okul yöneticileri üzerinden bir yıkım gerçekleştirmek eğitim sistemine yapılan bir darbe değil midir? 

Eğitimin planlanması ve uygulanması ile ilgili sorunlar sadece eğitimcilerin sorunu değil, ülkede yaşayan herkesin sorunudur. Ne yazık ki eğitim sendikalarının dışında kimseden tepki gelmemesi şaşırtıcıdır. Bu ülkede yaşayan herkesin en büyük kaygısı, çocuklarımızın gelecek kaygısı olmalıdır.

Duyarlı kalın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.