Dünyayı babalarının çiftliği gibi yönetmek ve yağmalamak için bir araya gelen G20 zirvesine katılan emperyalistler, bu sefer ki toplantılarını ülkemizde gerçekleştirdi.

Emperyalist işbirlikçiler, toplantılarını gerçekleştirmeden hemen iki gün önce, kendi elleriyle besleyip özellikle Ortadoğu halklarının başına bela ettikleri IŞİD, bu sefer Paris’i kana buladı, 150 kişinin ölmesine ve onlarca kişinin de ağır yaralanmasına neden oldu.

Bu bir tesadüf müydü? Kesinlikle hayır. Uluslararası sermaye, G20 ve buna benzer toplantıları öncesinde mutlaka bu tür terör olayları ile ortalığı kan gölüne çevirirler ve katılacakları bu toplantıda terör ile mücadele adı altında, kıskacında hangi ülkeler var ise oraya, sözde terörü temizlemek adına girip, işgal planlarını uygulamaya koyarlar.

IŞİD, Taliban, El Kaide vb. terör örgütlerinin yaratıcısı AB-D emperyalistleridir. Paris katliamını gerçekleştirenler, IŞİD’di Ortadoğu’da yaratan ve giderek tüm dünyayı kan gölüne çeviren emperyalistlerdir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de bu zirvenin kapanış toplantısında "IŞİD, 40 ülkeden finansal destek alıyor. Bu ülkeler arasında G20 üyeleri de var" dediği gibi. 

Uluslararası finans kapitalistler, bu terör örgütlerini doğururlar, beslerler, kullanırlar ve işleri bittiğinde de bir köşeye atarlar. IŞİD’i daha çok Suriye işgalinde tanıdık. O günden bu yana hem Suriye halkına ve hem de ülkemiz halkına kan kusturan bu caniler topluluğu, bu sefer sınırları aşarak Paris’te katliam yaptı.

Yapılan bu katliam üzerine G20 zirvesinin en çok konuşulan konusu olan IŞİD ve daha çok konuşlandığı Suriye oldu. IŞİD’ten kurtulmak bahanesiyle, yıllardır bir türlü işgal edemedikleri Suriye’ye yeniden girmeyi ve işgal etmeyi konuştular. 

Yani G20 zirvesi, uluslararası sermayenin, dünyayı paylaşım toplantısıdır. Bu birlik, çıkarlarına hangi ülkede kim, nasıl hizmet edecek, hangi politikalar izlenecek, işgal edecekleri ülkeleri kaça bölecekler, bunları konuşmak için bir araya geliyorlar. Özetle, G20 zirvesinde, eğitimden teknolojiye, ekmeğimizin fiyatından akaryakıtın fiyatına kısacağı soluduğumuz havanın kalitesine kadar her alanda yaşamımızı konuşmak için bir araya geliyorlar.

Bu emperyalist birlik, ülkemizin en nadide şehirlerinden olan Antalya’yı pis ayaklarıyla kirlettiler. Yaklaşık bir haftadır bu emperyalist çakallar için, Antalya ve Belek’te adeta kuş uçurtulmadı, halka sıkıyönetim uygulandı.

Ülkemizin geleceğinin konuşulduğu ve planlandığı bu toplantıda çok iyi biliyoruz ki, bir süre önce başlayan terör olayları daha da tırmanacak, yani BOP projesini hayata geçirmek için, ülkemizi üçe bölme planı hızlandırılacak. Yıllardır bir arada yaşayan Türk ve Kürt halkı bir birine düşman edilecek, aralarına kin tohumları ekilecek ve yıllar önce parçalayıp attığımız SEVR yeniden dayatılacak ve ülkemiz hızla üçe bölünmek istenecek.

Ama yağma yok, bu ülke bu halk sahipsiz değil. Bu ülkenin Cumhuriyetçi, laik ve vatansever halkı buna asla izin vermeyecek. Çanakkale ruhu ile yine bir arada bu işgalci güçlere ve onların yerli işbirlikçilerine karşı bu ülkeyi savunacak ve hepsini yeniden ülkemizden kovacak, pırıl pırıl aydınlık günlere kavuşturacak.

Semra PEKTOPAL

Birleşik Kamu-iş Genel Eğitim ve Basın-Yayın Sekreteri

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.