Bittiğini Sandığımız Covit-19 Pandemisinden Sonra Çocuklarımıza Neler Oldu? - Nebahat BOĞUT

Bittiğini Sandığımız Covit-19 Pandemisinden Sonra Çocuklarımıza Neler Oldu?


Merhaba,

Geçen hafta yazmaya başladığım Covit-19 salgınında neler yaşadığımızı unutmamak için hatırladıklarımızı sıralamış, tarihe not düşmüştük. 

Böylesi bir süreçten sonra ; önce çocuklarımızda özellikle erken çocukluk döneminde ki çocuklarımızda (0-8 yaş )  neler gözlemedik, salgın sırasında evde ebeveyniyle kalan çocuklarımız nasıl davranışlar geliştirdiklerinden bahsedeceğim.

Ebeveynler önceleri,çocukları yanlarında olduğu için çok mutluydu. Çocuklarına istediği yemekleri, istedikleri kadar yedirebiliyorlar, istedikleri zaman istedikleri kadar kucaklayabiliyorlardı. Bu durum aileler için oldukça mutlu edici bir durum idi. Üstelik TV programlılarında ki çizgi filmler ve cep telefonu veya tabletteki oyunlar çocukları yeteri kadar oyalayabiliyordu. Yetişkinler günlük işlerini yaparken çocuklar büyülenmiş gibi ekrana maruz bırakılıyor, çocuklar için 15 dk yetmiyor, izleme süreleri her geçen gün artıyor, bu arada çocukların gün geçtikçe iştahları azalıyordu. 

Çünkü çocuklar hareket etmediği için yeteri kadar enerji harcamıyor, enerji harcamadığı içinde acıkmıyorlardı. Bu süreç özellikle anneleri üzmekle birlikte evde anne-baba arasında çatışmalara neden oluyor,  anneler “yemelisin “derken, babalar “bırak yemesinler”  “uyumalısın “ diyen ebeveyne diğerinin “bırak yarın okula mı gidecek” gibi müdahaleleri yüzünden çocuklar ne yapacaklarını şaşırmışlar, tutarsızlıklar yüzünden nasıl davranacaklarını bilememişlerdi.

Çocukların açık havada hareket etme ihtiyacını fark eden ebeveynler çocukların sokağa çıkma zamanlarında mutlaka çocuklarını parklara bahçelere çıkarmışlar, ancak sürekli “dokunma, elini ağzına götürme, gel dezenfektan sıkacağım gibi” uyarılarla çocukları bunaltmışlar, hatta bazı aileler bu sokağa çıkmadan sonra eve geldiğinde çocuklara banyo yaptırıp iyice dezenfekte etmek adına canlarını yaktıkları için bir süre sonra bazı çocuklar dışarı çıkmaktan vazgeçmişlerdir.  

Çocuklar park ve bahçelerde karşılaştıkları akranları ile oyun oynarken “ sosyal mesafe” adı altında ki uyarılarla fiziksel olarak bir araya gelememişler, gönüllerince oyun oynamamışlardır. AVM ‘lere gidilmiş,oyun alanlarında kimse yokken çocukların eğlenecekleri düşünülmüştür. 

Sonra anaokullarında ve kreşlerde uzaktan eğitim başlamış ve bazı denemeler yapılmıştır. uygulamalarda ki aksaklıklar yüzünden bir süre sonra Okul öncesi eğitimde uzaktan eğitim yapılamayacağı hem akademisyenler hem de MEB yetkilileri tarafından kabul edilmiştir. Ancak evde ki çocuklarımızın bazı kavramları öğrenmeleri, arkadaşlarını ve öğretmenlerini unutmamaları gerekliliği için kısa süreli uzaktan eğitim uygulamalarına devam edilmiştir.

Bu nedenle bir kısım okul öncesi eğitim kurumları ve eğitimcileri uzaktan eğitim yaptı veya yapmaya çalıştı. Hatta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını uzaktan kutladık. 

Bu eğitimler aslında tek taraflı bir eğitimdi. Eğitimciler ekranın karşısında öğrencilerine olabildiğince bazı kavram ve kazanımları vermeye çalışsa da şöyle şeyler yaşadık.  


Çocuklar ders saatinde ekranı açtı ama ; 

*Kimisi derse hiç katılmadı, sadece izledi,
*Kimisi annesini hiç bırakmadı ve sorulan hiçbir soruya cevap vermedi,
*Kimisi ekrana dokundu arkadaşı ya da öğretmenine dokunmak istedi, ama dokunamadı,
*Kimisi öğretmeninin sorduğu soruya yanıt verdi ama annesinin gözüne baktı,
*Kimisinin annesi sorulan soruya cevap verdi,
 *Kimisi öğretmeniyle konuşurken dikkati dağıldı,
*Kimisi evde yaşadıklarını anlatmak isterken susturuldular.
* vb 

İlköğretim kısmı daha zordu. İlkokul öğretmenlerimiz; tümden gelim bir alfabe yöntemi vardı, kelimenin içinde ki sesleri öğretmek gibi zorlu bir yöntemi ekran aracılığı yapmaya çalıştılar. 

Uzun bir süre sonra tüm ebeveynler evde olduğu için çocukların davranışları, oyun ihtiyaçları anne-babaları bunaltmaya başladı. Çocukların oyun ihtiyacını yeterince gideremeyen, alışık olmayan ebeveynler okulların açılması için çok çapa sarf edip, dua ettiler, bir yandan da sosyal medyadan baskı oluşturdular. 

2020 yılı ağustos ve eylül ayında çocuklar okullarına döndüklerinde (okul öncesi dönem tam zamanlı, ilköğretim yarı zamanlı ) okullarında olanı unutmuşlar, aynı sınıfta akranlarıyla, toplulukta nasıl yaşanmasını unutmuşlar, koşamayan, yürüyemeyen, teneffüs veya oyun zamanı ne yapacağını bilmeyen, paylaşmayı unutan, kaşık tutamayan, kendi yemeğini yiyemeyen çocuklar haline gelmişti. Asla unutamayacağım bir anım “ 3 yaşta bizimle olan,4 yaşta marttan sonra evinde olan, 5 yaşta eylül ayında okula dönen bir çocuğum, okulda WC nerede diye sormuştu :) 

Hatta konuşma geriliği, özellikle yüzde tikleri artan, kaba motor gelişiminde gerileme yüzünden düz yolda ve bahçede koşamayan, wc eğitimi almasına rağmen, tuvalet ihtiyaçlarını kendileri gideremiyorlardı.

Ama çocuklar okullarına başladığında şunu çok iyi öğrenmişlerdi. 
-   Sosyal mesafe ne demek çok iyi öğrenmişler;
-    Arkadaşlarına ve öğretmenlerine isteseler de asla sarılmamalı gerektiğini,
-    Eller sürekli yıkanmalı ve dezenfekte edilmeli  (Bazı çocuklarımızda ellerin temizliği üzerine öyle gidilmiş ki çocukların ellerinin üzeri yara olmuş okula başladılar )
-    Maske kullanılmalı,
-    Hiçbir yere dokunulmamalı,
-    Herkesin oynadığı oyuncaklarla oynanmamalı,
-    Yemek yerken masaya dokunulmamalı 
vb gibi davranışları çok iyi öğrenmişlerdi. 

İşte Covit-19 bunları ve buna benzer birçok şeyi bizlere yaşattı. Somut dönemde olan çocuklarımız, bizlerin soyut kaygıları ve korkularımızı anlamaya, anlamlandırmaya çalıştılar. Kendilerince bizleri taklit ettiler. 

Yani sevgili okurlar; 

Covit-19’un bittiğini sandığımız şu günlerde çocuklarımız bunları yaşadı ve yaşattılar. 

Gördüğünüz gibi biz yetişkinlerin yaşadıklarından çok farklı şeyler yaşayan çocuklarımız; birçok şey kazanırken, birçok şey kayıp ettiler.

Biz yetişkinler Yenidünya düzenine “merhaba” derken çocuklarımızın neler yaşadığının farkında olacağımız, sağlıklı, mutlu günler bizlerle olsun. 

Sevgi ile kalın .

Nebahat BOĞUT

Uz. Çocuk Gelişimi Eğitimcisi- Aile Danışmanı

Özel Dünya Çocuk Evi Anaokulu

nebahatbogut@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!