Antalya'daki doğal afetin pazara yansıması ve önlemler

Şehir pazarları ateş pahası. Evdeki hesap çarşıya uymadı.

Antalya'daki doğal afetin pazara yansıması ve önlemler

Şehir pazarları ateş pahası. Evdeki hesap çarşıya uymadı.

Tarım ürünlerinde ki afaki fiyat, artık can yakmaya başladı. Acaba yeşil biberde de ithalat olacak mı düşüncesi aklımdan geçmedi değil. Ya da zamanında yemeli miyiz demek gibi traji komik bir ifademi kullansam.

Akdeniz Bölgesinde ki yağışlar seraları bertaraf etti.

Sonuç sera ürünlerinin fahiş fiyat artımı.

Çiftçi haklı, tüketici haklı, herkes haklı.

Ne olacak sonumuz demek istiyorum. Bu gibi problemlerin üstesinden gelebilmek için bir çalışmamız var mı, bir programımız var mı, sanıyorum yok. Acil eylem planımız, o da yok.

Sonuç pazarı yakan kavuran fahiş fiyatlı ürünler. Bir anda duyar gibi oluyorum afeti durduracak değiliz ya. Haklısınız, lakin bu gibi tabiat olaylarını hesaplayıp, afetten en az zararla çıkması için önlemini alacak bir kurum var mı acaba bunu sorasım geliyor.

Türkiye de seracılığın en yoğun yapıldığı yer, Antalya, Mersin  ve Muğla’nın bazı kesimleridir. Nitekim Ege bölgesi seracılık açısından çok verimli bir bölgedir. Aydın, Muğla, İzmir ve hatta Denizli seracılığın yapılması için en uygun bölgelerdir.

Özellikle seraların Denizli ve Aydın fay hattının etraflarında kurulması, Jeotermallerden faydalanmak için optimum koşul sağlamaktadır. Bu bir planlama işidir. Madem ki her yıl Antalya’da tabi olaylar oluyor, niçin planlama yapılmıyor?

Ege bölgesinde uygun şartlarda yerler var. Bu bölgeye planlama yapılıp, bölge çiftçisini seracılığa yönlendirerek daha iyi kazanç sağlarken, iç piyasada da fiyat regülesi yapmış olunur.

Örneğin 2002’den beri Aydın’da seracılık bölgesi kurulması yönünde çalışmalar yapılmış. Sayın Cumhurbaşkanımız 200 günlük eylem planında, Aydın için organize Seracılık Bölgesi için gerekli tahsisi yapmışken niçin geç kalındı?

Tabi ki her şeyden önemlisi planlama. Saha analizi ilereye dönük yatırım politikasından geçiyor. Şuan Tarım sektörü kan ağlarken yapılacak bu gibi faaliyetler hem küçük aile işletmelerini ayakta tutar hem de piyasayı rahatlatır.

Gelin Tarım ve Hayvancılıkta milli bir politika belirleyelim, her konuda ileriye dönük planlamalar yapalım.

İnanın ki düzgün plan ve program Türk Tarım ve Hayvancısının çehresini değiştirecektir.

Kamuda liyakatlı, bu vatanı seven akıl ve ruh sağlığı yerinde olan, koltuk meraklısı ve nufus sahibi olmayı düşünmeyen yöneticilerle bu yol yürünür.

Zaman her şeyin ilacı derler ama tarımda fazla zaman kalmadı bir an önce acil eylem planları gündeme gelmeli ve bu tepa taklak gidişatın önüne geçilmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.