Hobisini ticarete dönüştüren doktor

İZMİR'deki özel bir hastanede görevli Dr. Uğur Küpeli, deniz canlılarına olan merakını ticarete döktü.

Hobisini ticarete dönüştüren doktor
İZMİR'deki özel bir hastanede görevli Dr. Uğur Küpeli, deniz canlılarına olan merakını ticarete döktü. Eğitim gördüğü yıllarda başladığı hobisiyle ilgili araştırmalar yapıp karşılaştığı zorluklarla kendini geliştiren Dr. Küpeli, kızı Duru Küpeli'nin adını verdiği işyerini hizmete soktu. Deniz canlıları satışı, akvaryum kurulumu ve teknik servis hizmetleri sunan Küpeli, balıklar arasında en çok ilgiyi 'Kayıp Balık Nemo' filmiyle ün kazanan palyaço balıklarının çektiğini söyledi.

İzmir'de evli ve 1 çocuk babası anestezi uzmanı Dr. Uğur Küpeli, 15 yıllık hobisini ticarete dönüştürdü. Deniz canlılarına olan merakını yaptığı araştırmalar ve karşılaştığı zorluklarla geliştirdiğini belirten Dr. Küpeli, hobisini devam ettirmek hem de bu hobiyle ilgilenenlere yardımcı olmak istediğini söyledi. Öğrencilik yıllarında aldığı palyaço balıkların yarım saat içinde ölmesi üzerine araştırmaya başladığını kaydeden Dr. Küpeli, şöyle dedi:

"Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim gördüğüm sırada bu hobiyle tanıştım. Deniz altındaki canlıları her zaman merak ediyordum. Bu hobiye merak saldıktan sonra bir akvaryumcudan 2 palyaço balığı, kaya, kum, tuz ve akvaryum aldım. Aldığım kişi, 'akvaryumu hazırlayıp balıkları da içine at' dedi. Eve gidip söylediklerini yaptım ve yarım saat içinde balıklar öldü. Bunun üzerine araştırmaya başladım. Tabi işin gerçeğini de o zaman öğrendim. Denizdeki hayatın başlaması için bu akvaryumlarda ciddi bir döngü olması gerekiyor. Bakteri ve azot döngüsü için de belli bir süre geçmesi gerekiyor. Diğer hobiler gibi bir anda yapılacak bir şey değil. İlk aşama akvaryumdaki ortamın, balıkların yaşamasına elverişli hale gelmesi bunun için de 1 aylık sürenin geçmesi gerekiyor. Araştırmalarımın ardından olması gerektiği yapmaya başladım ve bu hobiyi hayatımdan hiç çıkartmadım. Evimde ve işyerimde mutlaka akvaryum oldu." 

"BALIK ALMAK İÇİN İSTANBUL'A GİDİYORDUM"

İzmir'de bu hobiyle ilgilenenlerin sayısının her geçen arttığını dile getiren Dr. Küpeli, kayınpederi ile ortaklaşa açtığı dükkanda doktorluk mesleğinden arta kalan zamanlarda hizmet veriyor. Küpeli, şunları söyledi:
"İzmir'de bu işin ticaretini yapan yerlerde çok sıkıntı çektim. Canlı almak için bir çok kez İstanbul ve Ankara'ya gittim. Bu hobiyi yapanlar önceleri az sayıdaydı ama gün geçtikçe sayı artmaya başladı. O yüzden hem hobiyi devam ettirmek hem de benim gibi hobicilere faydası olması için sadece bu işle uğraşan bir mekan açtım. İlk başlarda çok korktum, çünkü ticaretten anlayan biri değildim. Mal almayı da satmayı da bilmem ama tahminimden daha iyi gidiyor. Diğer illerden gelen müşterilerim de var. Şu an profesyonel anlamda, akvaryum kurulum, satış ve teknik servis hizmeti veriyorum. Satışını yaptığımız akvaryumların canlı temini ve bakımlarını yapıyorum. Bu akvaryumları genellikle büyük firmaların dinlenme alanlarına kuruyoruz. Tatlı su akvaryumlarındaki gibi değil, biraz başında durmak ve ilgilenmek gerekiyor. Bu akvaryumlarda canlı mercanlardan deniz yıldızına, deniz kestanesine kadar bir çok canlı türü bulunabiliyor. Ayda iki kez bakım yapıyoruz." 

EN ÇOK İLGİ NEMO'YA

ABD'de  2003 yılında gösterime giren 'Kayıp Balık Nemo' filminin ana karakteri olan palyaço balığının en çok ilgiyi gördüğüne dikkat çeken Dr. Küpeli, şunları ekledi:
"Elimizde 30'dan fazla çeşit balık var. Bu hobinin tüm dünyada sevilmesi ve çocukların ilgisinin çekmesinin nedeni Kayıp Balık Nemo filmidir. O filmdeki balıkların çoğu elimizde bulunuyor. Filmdeki ana karakter olan palyaço balığı Türkiye'de de üretilebiliyor ve en çok ilgiyi de o balıklar çekiyor. Mesleğim gereği işlerim yoğun nöbetlerim oluyor ama hastaneden çıktıktan sonra buraya geldiğimde rahatlıyorum. Hedefim hem mesleğimi hem de hobimi sürdürebilmek. İşyerinde olmadığım dönemlerde kayınpederim Bekir Boyar müşterilerle ilgileniyor."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.