Ülkemizde yıllardır gerek ulusal düzede yapılan sınavlar (YGS,LYS,TEOG) gerek mahalli düzeyde yapılan sınavlar incelendiğinde matematik net ortalamalarının diğer derslere oranla çok düşük olduğu açıkça görülmektedir. Örnek olarak 2014 yılı ÖSYM sayısal verileri incelendiğinde Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında (YGS) 40 soruluk bir  Türkçe dersinin Türkiye ortalamasının 19,0 olduğu aynı sınavda Matematik dersindeki başarı ortalamasının 6,5 olduğu gözlemlenmektedir.Bir alt eğitim basamağı olan ortaokullarda Temel Eğitiminden Ortaöğretime Geçiş sınavındaki (TEOG)  sonuçlar incelendiğinde 20 soruluk  Türkçe dersinin başarı ortalamasının 11,9 olduğu aynı sınavda Matematik dersinin başarı ortalamasının 7,6 olduğu gözlemlenmektedir. Ayrıca son yıllarda Eski Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’in ülke gündemine soktuğu,uluslararası bir sınav olan PISA sınavında  sayısal ağırlıklı derslerde ülkemizin almış olduğu başarısız neticeler tüm gözleri,ülke çapındaki  Matematik Öğretimi  ve bu dersin başarı ortalamaları üzerine çevirmiştir.

     Günlük hayatımızda gerek derslerde,gerek ders dışı etkinlik faaliyetlerinde öğrencilerimizden aldığımız geri dönütler ve gözlemlerde de karşılaştığımız sonuç ; öğrencilerin Matematik dersine büyük bir önyargıyla yaklaştıkları ve en korkulan derslerin başında  Matematik Dersini gördükleri  gerçeğidir.

     Matematik dersi gerçekten korkulacak bir ders midir? Her öğrencinin Matematik dersini başarma şansı var mıdır? Matematik dersini başarabilen öğrenci çok mu zekidir …..Bu sorular yıllardır okul koridorlarında velilerin hatta öğretmenlerin  kendi aralarında tartıştıkları sorulardır?Peki gerçekten Matematik dersinin genel olarak öcü gibi görülmesinin sebepleri nelerdir.Neden bir öğrenci Matematikten korkar? Ülke çapında Matematik dersi neden başarısız bir ders olarak gözükmektedir. Yazımızın bundan sonraki bölümünde işte bu başarısızlık nedenleri ve çözüm önerileri üzerinde durulacaktır. Tabi yıllardır işin mutfağında olmanın vermiş olduğu avantajla yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri yansıtılmaya çalışılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığımız son yıllara kadar ne yazık ki Matematik dersiyle yaşanan sorunlardan habersizdi. Adeta taşrayla Ankara arasında bir kopukluk yaşanıyordu.Sorunlar bilinmediği için yapılan çalışmalar hep akademik boyutta kalıyor,bir türlü uygulamaya dökülemiyordu.Ütopik yaklaşımlar neticesinde yıllarca bir arpa boyu yol alınamadı…Son yıllarda azda olsa öğretmenlere kulak verilmesi ,teknoloji desteğinin arttırılması neticesinde biraz kıpırdanmalar olmaya başladı.

      Şimdi gelin Matematik dersinin temel başarısızlık nedenlerini maddeler halinde inceleyelim.

·         Okul kaynaklı başarısızlık nedenleri

·         Öğrenci kaynaklı başarısızlık nedenleri

·         Veli kaynaklı başarısızlık nedenleri

·         Öğretmen kaynaklı başarısızlık nedenleri

·         Ekonomik kaynaklı başarısızlık nedenleri

·         Öğretim programlarının ve ders kitaplarından kaynaklanan başarısızlık nedenleri

 

OKUL KAYNAKLI BAŞARISIZLIK NEDENLERİ:

     Okul kaynaklı başarısızlık nedenleri incelendiğinde alt başlık olarak okulun ekonomik durumu, okullardaki personel yetersizlikleri, okullarda eğitim yöneticilerinin yönetim tarzından kaynaklanan problemler; okul öğretmenlerinin ve yönetiminin bir takım ruhu içerisinde çalışmamaları, okulun bulunduğu sosyo-ekonomik çevre ve okul binalarının fiziksel yetersizlikler gibi sorunlar karşımıza çıkmaktadır.

ÖĞRENCİ KAYNAKLI BAŞARISIZLIK NEDENLERİ:

     Öğrenci kaynaklı başarısızlık nedenlerinin en başında öğrencilerimizin dersleri etkin bir biçimde takip etmemeleri, önöğrenmedeki eksiklikler ve devamsızlık sorunları gelmektedir. Etkili ve verimli ders çalışma yöntemlerinin bilinmemesi, olumsuz arkadaş ortamı, ergenlik sorunları, derslerden sonra yapılması gereken tekrar ve uygulama çalışmalarının yapılmaması, öğrencinin  içinde bulunduğu sosyo-kültürel ve entelektüel ortamlar.

VELİ KAYNAKLI BAŞARISIZLIK NEDENLERİ:

     Veli kaynaklı başarısızlık nedenleri incelendiğinde taşrada (Doğu Anadolu ve Güneydoğu İlleri ve taşrada nüfusu 15000 ve altında olan birçok ilçe) karşılaşılan en büyük problem velilerimizin öğrencilerinin okul ortamındaki durumlarını sorgulamadıkları, öğrencilere yeterli maddi ve manevi desteği sağlamadıkları, hatta ne yazık ki herşeyi devletten bekleme mantığının hala devam ettiğidir.

    Diğer taraftan daha büyük ölçekli yerleşim yerlerinde velilerimizin maddi olarak öğrencileri daha çok destekleri görülmekle beraber, öğrencilerimizin okul ortamlarındaki durumlarını sorgulama sorunu devam etmektedir. Ayrıca düzenlenen pek çok kampanya ve yönetmeliklerdeki cezalara rağmen Doğu Anadolu Bölgesi   ve Güneydoğu Bölgesindeki  bazı illerimizde  kız çocuklarının ilköğretim düzeyinde okula devam oranları çok düşüktür.

     Bu konuda Türkiye’nin kanayan bir yarası da temel eğitim çağındaki çocukların ne yazık ki veliler tarafından çalıştırılması bu yüzden de öğrencilerimizin akademik benlik algısısın yeterince gelişmemesidir.

ÖĞRETMEN KAYNAKLI BAŞARISIZLIK NEDENLERİ:

   Bu başlık altında birazda çuvaldızı kendimize batırmamız gerekiyor. Bu kadar sebep içerisinde ne yazık ki biz öğretmenler olarak  yaptığımız hatalar car.Burada  öğretmenlerimizin oranı   düşük olsa da matematiği öğrencilere sevdirecek etkinlikler ve faaliyetlerde bulunmaması, derslerde ders anlatım seviyelerin öğrencinin anlama seviyesinin çok üstünde olduğu, zaman zaman teoriye fazla kaçılması, öğrencinin derse motive edilememesi, teknolojik desteğin fazla kullanılmaması, not konusunda çok katı davranılması, sınıf öğretmenliğinden branş değişikliği neticesinde matematik branşına geçen öğretmenlerin derslere hazırlıklı girmemeleri, öğrenciyi yakından tanımama gibi sorunlar tespit edilmektedir.

EKONOMİK VE SOSYO-KÜLTÜREL ORTAMDAN KAYNAKLI BAŞARISIZLIK NEDENLERİ:

     Bu başlık altında öğretmen, öğrenci ve velilerimizin yaşadığı ekonomik ve sosyo-kültürel sorunlar ve bunların eğitime, dolaylı yoldan matematik eğitiminde yarattığı sıkıntılar incelenecektir.

    Öncelikle velilerimizin ekonomik anlamda yaşadığı sıkıntılar öğrencinin diğer eğitim  enstrümanlarıyla desteklenememesi neticesinde ne yazık ki öğrenciler arasında ciddi seviye farkları ortaya çıkmaya başlamıştır. Örneğin maddi durumu iyi olan bir velimizi ele alalım okulda bilgiyi alan bir öğrencisini, dershaneye ve özel okullara gönderip bu bilgileri pekişmesini sağlayan, öğrencinin , eksikliklerini farklı sosyal ve kültürel ortamlara girerek, özel derslerle kapatması, teknoloji desteğini de yanına alması neticesinde bunlara yapamayan öğrenciyle arasında ciddi seviye farklarının oluşmasına yol açmıştır. Bugünler de ise Milli Eğitim Bakanlığımızın yaptığı doğru ve olumlu hamleler neticesinde (Fatih Projesi,Okullarda açılan yetiştirme kurslarının ücretsiz olması, Özel okul teşvikleri) neticesinde bu fark kapanma eğilimine girmiştir. Özellikle Fatih Projesi ve Yetiştirme kurslarının okullarda ücretsiz olarak açılması ve özendirici tedbirlerle yaygınlaştırılması neticesinde eğitimde devrim yaratacak projeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu projeler daha da yaygınlaştığında ve toplumun diğer kesimlerine yansıdığında eğitim karşılaştığımız seviye problemi büyük ölçüde ortadan kalkacağı düşünülmektedir.

      Bu başlık altında incelemek istediğimiz diğer bir problem ise eğitimcilerin yaşamış olduğu maddi sıkıntılardır. Ülkemizde öğretmenlerin ekonomik anlamda ciddi sıkıntılar yaşadığı su götürmez bir gerçektir. Yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle öğretmenler motivasyon sorunu yaşamakta ve işlerine adapte olmakta zorlanmaktadır. Ne yazık ki buda ciddi olarak  eğitimde bir başarısızlık nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

 MEVZUAT KAYNAKLI BAŞARISIZLIK NEDENLERİ:

     Mevzuat kaynaklı kaynaklanan başarısızlık nedenleri incelendiğinde özellikle sınıf tekrarının yok denecek kadar az olması neticesinde ilköğretimden ortaöğretime geçişlerde ne yazık ki öğrencilerimiz birçok konuyu öğrenmeden bir üst öğretim kurumuna devam etmektedir. Burada da öğretmenin bir öğretim yılı boyunca yapmış olduğu değerlendirme boşa gitmiş olmaktadır.

     Diğer bir mevzuat sıkıntısıysa öğretmenlerin evrak yoğunluğunun çok fazla olması neticesinde gereksiz zaman ve enerji kaybının ortaya çıkması ve öğretmenin enejisini ve zamanını derslere ve başarıya yönlendirmesini engellemektedir.

     Yukarıda sıraladığımız başarısızlık nedenleri matematik öğretimindeki temel nedenlerdir. Her eğitim ortamında farklı problemler, farklı sıkıntılar olabilmektedir.                                                             

      Bütün bu sıkıntılara rağmen genel fotoğrafa baktığımızda bir çok öğretmen ve idareci arkadaşımızın mesai kavramı olmaksızın, özveriyle, büyük bir sabırla  çalıştıkları ve öğretmenlik mesleğinin gereğini fazlasıyla yaptıklarıdır.

  ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    Yazımızın bu son bölümünde yapmış olduğumuz bir çok başarısızlık nedenine ilişkin çözüm önerilemizi sunacağız.

·              Matematik braşındaki öğretmen açığı ivedilikle kapatılmalıdır.

·         Matematik müfredatının yoğunluğu 7. ve 8.sınıflarla 9. ve 10. Sınıflarda azaltılmalı ortaokul seviyesindeki bazı konular müfredattan çıkarılmalıdır.

·           Ders kitapları hazırlanırken piyasadaki özel yayınlar gözden geçirilmeli, hücre metodu denilen sorular  kolaydan zora doğru hazırlanmalı, kitaplarda öğrencinin kendisini deniyebileceği bir çok etkinliğe (test,klasik soru vs..)  yer verilmeli

·            Ders kitapları hazırlanırken etkişimli tahtalara yönelik olarak hazırlanmalı.Teog,Ygs ve Lys sınavlarına uygun sorular konmalıdır.

·         Ders kitaplarının yerine günümüzde çok yaygınlaşan fasikül uygulaması öğrencilerde ayrı bir çalışma hevesi uyandırmakta ve taşıma kolaylığı sağlamaktadır.

·         Matematik ders saatleri arttırılmalıdır.

·         Liselerde birleştirilmiş olam Matematik ve Geometri dersleri ayrılmalıdır.

·         Etkileşimli tahtaların özellikle geometri derslerinde etkin kullanımı sağlanmalıdır.

·         Öğretmenlerin yetiştirme kursları ve uygun göreceği öğrenci gruplarına etüd açmaları sağlanmalıdır.

·         Performans ödevleri ve gereksiz mevzuat işleri öğretmenlerin üstünden alınmalı, öğretmenin iş sadece öğretmenlik olmalıdır.

·         Her sınıf düzeyinde ölçme ve değerlendirme işlemleri merkezi sistemle olmalıdır.

·         Okullarda imkanlar ölçüsünde Matematik dersliği uygulamasına geçilmeli yeni binalarda mutlaka Matematik dersliği uygulamasına geçilmelidir.

·         Küçük ölçekli ilçelerde TEOG  sınavları neticesinde 8.sınıftaki  başarılı in genellikle büyük merkezlere gittiği için küçük ölçekli ilçelerde Matematik başarısı düşük olarak gözükmekte bunun engellenmesi için küçük ölçekteki ilçeleri  tercih eden öğrencileri burs bağlanmalıdır.

·         Öğrencilerin akıllı telefon teknolojisini etkin kullanımı sağlamak amacıyla soru paylaşım platformları oluşturulmalıdır. Öğrenciler yapamadıkları soruların fotoğrafını çekerek buraya gönderip kısa ve etkin bir sürede cevabını alabilmelidir.

·         Sosyal ortamlarda öğrencilere yönelik  gruplar kullanılmalıdır.

·         Matematik tarihi dersi müfredata müfredata konmalıdır.

·         Taşrada bir çok ilçede etüt merkezi, dershane vs.. ortamlar bulunmadığı için okullar ve halk kütüphaneleri, halk eğitim merkezlerinde uygun çalışma ortamları kurulmalı, sistemin sağlıklı işeyebilmesi için maddi yönden okul idarecilerine ve öğretmenlerine ciddi özendirici tedbirler alınmalıdır.

·         Şube Öğretmenler Kuruluyla öğrencinin bir üst sınıfa devam etmesi kalkmalı ve 2 dersten fazla zayıfı olan öğrenci sınıf tekrarına kalmalıdır.

·         Öğretmenlerin ders konularıyla ilgili video dersler hazırlamaları sağlanmalı, öğrencilerin buralardan ders konularını tekrar etmeleri sağlanmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.