CHP kurultayının ardından

Suay Karaman yazdı

CHP kurultayının ardından

Suay Karaman yazdı

21 Şubat 2018 Çarşamba 22:08
CHP kurultayının ardından

CHP KURULTAYI’NIN ARDINDAN

Suay Karaman

Cumhuriyet Halk Partisi, 3-4 Şubat 2018 tarihinde 36. Olağan Kurultayı’nı yapmasına karşın, topluma güven veremedi ve büyük sorunlarla boğuşan ülkemize, yine umut olmaktan uzaklaşan bir konuma getirildi. Bugün siyasi iktidarın yaptığı sivil darbe ile Türkiye’miz kuruluşundan bu yana, varlığına ve ülke bütünlüğüne yönelik çok büyük tehditlerle karşı karşıyadır. Yaşanan tüm olumsuzlukları yok etmek, karşıdevrim dalgasını durdurmak ve yeniden Atatürk ilkelerine dönmek için CHP kurultayı çok önemli bir fırsattı..

Delegeler, yapılan baskı ve tehditle genel başkana imza verirken, sandıkta oyunu diğer adaya vermişlerdir. Bu ikiyüzlülük, bu çirkinlik CHP delegelerine hiç yakışmamaktadır. 1130 delegenin imzasıyla aday olan genel başkanın, 790 oy alması, genel başkana güvensizliğin dışa vurumudur. Parti içinde adaleti sağlayamayanların, siyasi iktidarla adalet kavgasına girişmesi gülünçtür.

Henüz yeterli imza sayısının tamamlandığı sorgulanmadan kurultayın başlangıcında, genel başkanın konuşmasının ardından Muharrem İnce’ye konuşma izni verilmesi fiyaskodur. Diğer adaylar Ümit Kocasakal ile Ömer Faruk Eminağaoğlu’ndan sakınılan konuşma hakkının, sadece İnce’ye verilmesi, niyetleri ve projeleri ortaya çıkartmaktadır. Zaten mükerrer imza olayı da, kurultaya damga vurmuştur. Muharrem İnce’nin konuşması salonu heyecanlandırmıştır ancak ideolojiden yoksun ve içeriği yavan konuşmasında yeni hiçbir şey söylenmemiştir.

CHP 36. Olağan Kurultay sonuç bildirgesinde “… ülkemizin umudu kuruluşun ve kurtuluşun partisi olan CHP, Cumhuriyetin temel değerleri ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden ödün vermeksizin yoluna devam edecek …” denilmektedir. Bildiride diğer aday Ümit Kocasakal’ın “Kuruluş, Kurtuluştadır” sloganını kullanmak, parti tabanına ve seçmenlere göz kırpmaktır; eğer gerçekten doğruyu bulabilirlerse de, iyidir. Ancak Kemalizm’i bırakıp, sosyal demokrasiden söz edenlerin tarih bilgileri de, siyasi bilgileri de yoktur. Kemalizm’in benimsediği yaklaşımlar ile sosyal demokrasinin yaklaşımları birbiriyle uyuşmamaktadır. Hem Kemalist, hem de sosyal demokrat olunamaz çünkü ikisi ayrı ideolojilerdir.

Kurultay bildirgesinin 6. maddesi şöyledir: “Kürt sorunu eşit yurttaşlık temelinde, ulusal bütünlük ve toplumsal uzlaşı ile çözülecektir.” Kemal Kılıçdaroğlu, sonucu olmayan adalet yürüyüşünden sonra Maltepe’de yapılan mitingde de “eşit yurttaşlık” ifadesini kullanmıştı. 1982 Anayasası’nın 10. maddesinde “herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” ifadesi varken, “eşit yurttaşlık” deyimi, emperyalizmin bir başka ayrımcılık oyunudur. “Eşit yurttaşlık”, Türk vatandaşlığından vazgeçilerek, halkın etnik topluluklara bölünmesidir. Bilinçli insanların bu oyuna düşmemesi gerekir. Bunun yanında “Kürt sorunu” söylemi de, emperyalizm tarafından dillendirilen, ayrımcı bir vurgudur. Kürt sorunu ve eşit yurttaşlık söylemlerine destek olanların, sessiz kalanların, Atatürkçülükleri de sorgulanmalıdır.

Kurultayın en ilginç olaylarından biri de Muharrem İnce’nin, ne olduğu bilinen bir insan taklidiyle yaptığı telefon konuşmasında söyledikleridir: “Ben 1920’lerin Türkiye’sine dönmek istemiyorum. Ümit Kocasakal ile hiç benzerliğim yok. Beni onlarla karıştırmayın. Bu saatten sonra köy enstitüleri mi kurulur? Köyde çocuk yok ki, çocuklar gecekondularda.” Bu kadar sığ birinin CHP genel başkanlığına soyunmasını ve 447 oy almasını akıl ile açıklamak olanaksızdır. Zaten bu ifadeleri kullanan Muharrem İnce’nin tek doğrusu, “Ümit Kocasakal ile hiç benzerliğim yok” demesidir.

1920’lerin CHP’si emperyalizme uşaklık eden liberallere ve onlarla işbirliği yapanlara karşı yurtsever bir mücadele içinde doğmuştu. Bugün ise CHP’nin genel başkan adayları, emperyalizme uşaklık eden liberaller ve işbirlikçilerle siyaset yapmaktadırlar.

Ne olursa olsun, bütün olumsuzluklara karşın umudumuzu yitirmeyeceğiz ve mücadeleye devam edeceğiz. Kurtuluşun, kuruluşta olduğunun bilinciyle, CHP’nin Kemalizm’in ilkelerine, halkçı yapısına, kısaca özüne dönmesi için emek harcayacağız ve başaracağız..

İlk Kurşun Gazetesi, 12 Şubat 2018

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.