Et almak için ayda 1200 TL harcayan Türkiye şampiyonu: ‘Destek bekliyoruz’

Et almak için ayda 1200 TL harcayan Türkiye şampiyonu: ‘Destek bekliyoruz’

Haberler 27.09.2015, 02:28
Et almak için ayda 1200 TL harcayan Türkiye şampiyonu: ‘Destek bekliyoruz’

Ailesinin maddi imkansızlıklarından dolayı bayram harçlıklarıyla spor salonuna kayıt olarak vücut geliştirmeye başlayan Mert Gürler, Türkiye şampiyonluğuna giden macerasını anlattı

Hasan Kozgül

| Mert Gürler kimdir? Vücut geliştirme sporuna nasıl başladınız?
23 Temmuz 1992 yılında İstanbul’da doğdum. 4 yaşında İzmit’e taşındık. 3 sene İzmit’te kaldıktan sonra, deprem nedeniyle İstanbul’a dönmek zorunda kaldık. İstanbul’a döndükten sonra 2. sınıftan itibaren Kadıköy’de yaşamıma devam etmek zorunda kaldım. Ailemin tek çocuğum. 5 yaşında futbolla tanıştım. Fener Yolu Spor Kulübü’nde futbol hayatımı amatör devam ettirdim. Futbolu 5 sene sağ bek mevkin’de oynadım. Lise hayatına adım attım o ara futbolu bıraktım. Ailemin maddi geçimsizliğinden dolayı sporu bırakmak zorunda kaldım. Bende aileme destek olmak için part-time işlerden çalışıyordum. Spora nasıl devam edebilirim derken arkadaşlarımın sayesinde vücut geliştirme sporu ile tanıştım. Vücut geliştirme sporuna Bahariye Caddesi'nde ufak bir salonda başladım. Fenerbahçede 1 sene kadar box yaparak başladım, ardından arkadaş çevresinde tanışınca vücut geliştirme sporu bende merak uyandırdı ve 15 yaşında adımlarımı attım.

‘BAYRAM HARÇLIKLARIMLA SALONA YAZILDIM’
Zaman geçtikçe vücut sporunu daha çok sevmeye başladım. İnsan kendinde değişiklik gördüğü zaman bunun devamını istiyor. Kendine baktıkça daha çok doyumsuz olmaya başlıyorsun. 3 ay sonra benim antrenmanda bileğim çatladı, 6 ay spordan uzak kaldım. 6 ay tedavimin ardından tekrar vücut sporuna devam etmeye başladım. 8 senedir vücut geliştirme sporunun içindeyim.

‘TEZGAHTARLIK, GARSONLUK YAPIYORDUM’
Sporu yaparken de kendi sorumluluklarım vardı aileme yardımcı olabilmem için, tezgahtarlık, garsonluk yapıyordum. Salon 23.00’da kapanıyordu ben işten çıktığım zaman saat 22.00 oluyordu, yarım saatte olsa salona gidip çalışıyordum. Hem seviyordum hem de bunun benim için gereklilik olduğunu düşünüyordum. Zaman geçtikçe daha çok sevdiğimi gördüm ve eğitimler aldım seminerlere katılarak çeşitli sertifikalar aldım. Şuanda da Anadolu Üniversitesi’nde Spor Yönetimi okuyorum. Çevremdeki insanlarda bende ki değişimi gördü. Bazıları desteklerken bazıları da hiç desteklemiyordu. Çevremden de olumlu destekler alırken yarışmalara katılmaya başladım. Fedakarlık yaparak çizgimi çizdim yememe ve içmeme daha çok dikkat etmeye başladım. 

| Vücut geliştirme sporunun zor yanları nelerdir?
Profosyonel anlamda yapıldığı zaman, büyük bir azime ihtiyacı ve inanmayla daha çok zorlukları yeniyorsunuz. Vücut sporu maddi ve manevi olarak sosyal hayatını çok etkiliyor vücut sporu çok zor bunu yenmemiz için tamamen hedefe odaklanmamız gerekiyor. Hedefe inandıkça kenetlendikçe daha çok hırs yaparak başarıyı elde ediyorsunuz. Günlük yaşantımızda yediğimize içtiğimize çok dikkat ediyoruz nedeni ise insanın vücudunu eğitiyorsunuz bu oldukça çok zor o yüzden inanmak inanmak

| Vücut geliştirme sporunu bırakma yaşı kaç?
Başladığın gibi bırakabiliyorsun ancak spordan hiçbir zaman kopamıyorsun. İlk kazandığın izlenimi sonradan kaybedince insanın çok gücüne gider. Bu durumu yaşamak hem psikolojik olarak hem de fizyolojik olarak bizleri olumsuz olarak etkiler.

‘40 YAŞINDA BAŞLAYANLAR VAR’
Tamamen bırakılmasını tavsiye etmiyorum. İleri yaşlarda hafta da bir de olsa yapılması taraftarıyım. Vücut geliştirme sporuna 40 yaşında başlayan insanlarda var. Yarışmalarda da 40 yaş üstü 50 yaş üstü sporcular var. 


| Vücut geliştirme sporunda antrenörün önemi nedir?
Antrenörün büyük etkisi var. Yoğun diyet döneminde yarışmacı, psikolojik olarak çok zayıftır. Antrenörün sporcusunu en iyi şekilde motive etmesi gerek. Antrenör sporcu inandırması motive etmesi gerek, motive etmeyi ve inandırmayı başardığı zaman başarının kapısını açıyorsunuz. Antrenörün etkisi yüzde 80.

‘ETE GÜNDE 40 TL PARA VERİYORUM’
Günde 1.5 kilo et alıyorum, ortalama günde 40 TL ete para veriyorum. Ayda 1200 TL ete para vermiş oluyorum bu açıdan çok zorlanıyorum. Her gün yarım kilo sebze yiyorum, bu konu da da çok zorlandığım dönemler oluyor. Yemeklerimi özel çantada yanımda taşıyorum. Ezber mantık asla yok. Günde 8 öğün yemek yiyorum. Sabah kalktığım zaman, proteinin en çok olduğu 20 yumurta ve yulaf esmesi gibi arpa şehre yiyorum. İnsülin dengesini korumak için şeker alınmıyor.

| Fenerbahçeli Nani’nin vücudu bir ara gündem oldu ne demek istersin?
Vücut sporu meslek olarak görülmüyor. Futbol on binlerce insanlar tarafından izlenen spor Nani’nin de vüducunu göstermesi insanlarda vücut sporuna merak uyandırdı. Nani’nin durumu bizim sektöre olumlu olarak yansımış diyebilirim. Nani’nin vücudu sporcu olmasından kaynaklanan ve genetiklerinden gelen kasları var. 

| Vücut sporuna hakemlerin etkisi nasıl?
Yarışmalarda 10 hakem bulunuyor. Biz podyumdayken sürekli hakemlerin gözlerinin içine bakarak gülümsüyoruz. Vücudunun yanında gülmek ve sempatik olmak önemli. 
Hakemlerin gözünün içine bakarsın, hakemlerde senin gözünün içine bakarsa olumlu yüz ifadesi görürsen, o zaman hakem seni olumlu yönde etkiler sende o zaman daha çok şov yapmaya devam edersin. Podyumda kişisel olarak etkileşim içinde değilsiniz. 

| 2 kez Türkiye Şampiyonu oldunuz. Ülkemizi gururla temsil ettiniz. Devletin ve çevredeki insanların desteği nasıl?
Ailem ilk başlarda fazla destek olmamıştı. Başarılar geldikçe ailem destek olmaya başladı. Maddi açıdan da bu konuda zorluklar yaşıyorsun. Bir yandan çalışarak eğitmenlik yapıyorsun, kişisel yaşamınla ilgilenmeye çalışıyorsun. Aileme destek olmaya çalışıyorum bir yandan. 

‘DEVLETİMİZDEN DESTEK BEKLİYORUZ’
Şuan da bir desteğimiz yok. Kazandığım parayı tamamen daha iyisi olmak için harcıyorum. Aralık ayında El Salvador’da Dünya Şampiyonası var. Türkiye Milli Takımını temsil edeceğim tekrardan. Dünya Şampiyonasuna daha iyi hazırlanmak için daha çok maddi gelire ihtiyacımız var. Biz devletimizden Vücut sporu için destek bekliyoruz. 

TÜRKİYE’DE VÜCUT GELİŞTİRME
1950’li yıllarda Halter Federasyonu çatısı altında vücut bulan Vücut Geliştirme sporu ancak 15 yıl sonra gerçek kimliğini buldu. Şampiyonlar şampiyonu Ahmet Enünlü’nün uluslararası alanda elde ettiği başarılar bu spor dalına yeni isimlerin gelmesini sağladı. 1970 yılında Belgrad’da yapılan Dünya şampiyonasında ilk altın madalyasını kazanan Enünlü, 1974’de Verona’da, 1977’de Paris’te, 1978’de Madrid’te, 1979’da Londra’da, 1982’de Brugge’de, 1992’de Ankara’da, 1994’de İzmir’de tam 8 kez Dünyanın zirvesine çıkarken, 1978 yılında Madrid’te Dünya Şampiyonlar şampiyonu unvanına layık görüldü, Vücut geliştirme sporu Türkiye’de son yıllarda kadınlar kategorisinde de ilgi görmeye başladı.

AYDINLIK

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@