Türk Ordusunun Kont Vlad'ı Örnek Alması...

ANKARA (ANKA) - 28 Şubat Davasında tanık olarak dinlenen dönemin İçişleri Bakanı Akşener, “'Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İçişleri Bakanı ileri geri konuşmasın, geldiğimizde, bakanlık ö

Türk Ordusunun Kont Vlad'ı Örnek Alması...

ANKARA (ANKA) - 28 Şubat Davasında tanık olarak dinlenen dönemin İçişleri Bakanı Akşener, “'Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İçişleri Bakanı ileri geri konuşmasın, geldiğimizde, bakanlık önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz' denmiştir. Çok üzüldüğüm, rencide olduğum bir konuydu. Ben Türk ordusunu Metehan'ın kurduğuna ve 2 bin 200 yıllık tarihi olduğuna inanırım. Bağrından Atatürk'ü çıkarmış bir ordunun, Balkanlar'da acılar çektirmiş Kont Vlad'ı örnek alması, benim için manidar olmuştur" dedi. 

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" suçundan yargılandığı davanın 73. duruşması başladı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, bazı sanıklar, dönemin İçişleri Bakanı olan TBMM Başkanvekili Meral Akşener ve Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın da aralarında bulunduğu bazı müştekiler ve tarafların avukatları katılıyor.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 28 Şubat Davası'nda, "mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan Akşener, duruşmada verdiği beyanda, 28 Şubat sürecinde pek çok insanın ama en önemlisi Türk milletinin mağdur olduğunun altını çizdi. ‘Peygamber ordusu’ kabul edilen Türk ordusunun, bazı davranışları nedeniyle milletteki algısının tahrip olduğunu söyleyen Akşener, “Ben kendimi mağdur saymıyorum. Benden çok daha fazla mağdur olanlar olduğu için hicap duyduğumdan mağdur saymıyorum” dedi.

REFAHYOL Hükümeti kurulduktan sonra, özellikle irtica adı altında bir gerilim atmosferi oluşmaya başlandığını belirten  Akşener, “Meşhur 28 Şubat toplantısında, 18 madde karara bağlandı. Maddelerin esası irticai odaklarla mücadele anlamı taşıyordu. Bu 18 maddelik görev, iktidarın yapması gereken görevlerdi. Fakat birden bire askeri bürokrasinin bu görev kendilerine aitmiş gibi konuşmalar yapmaya başladığını gördük” dedi.

-AYAKTA ALKIŞLANDI-

Dönemin İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ve dönemin Emniyet Genel Müdürü Kemal Çelik’in 5 Nisan tarihli Batı Çalışma Grubu belgesini kendisine getirdiğini ifade eden Akşener, dosyayı ve belgeleri incelediği zaman, hiyerarşik düzenin dışında bir oluşum gördüğünü anlattı. Akşener, “Sayın Çiller ile konuştuk, Adalet Bakanı Şevket Kazan üzerinden rahmetli Necmettin Erbakan'a iletmek üzere anlaştık. Sonrasında, MGK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle Mayıs sonunda yapılan MGK toplantısında bu belge üzerinden kendimi casuslukla, köstebekle ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığını dinletmekle, izletmekle suçlanır buldum" dedi. REFAHYOL Hükümeti'nin düşmesinin ardından 3 Temmuz 1997'de Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında yeni hükümet kurulduğunu belirten Akşener, hemen sonrasında basında "casusluk yaptığı, Hıyaneti Vataniye Kanunu ile divanı harpte yargılanacağına" ilişkin haberler yayımlandığını anlattı. "Tehdit edilip edilmediğinin" sorulması üzerine, "yüzüne karşı herhangi bir zorlamayla karşılaşmadığını" bildiren Akşener, 28 Şubat dönemine ilişkin, "Askeri bürokrasi tarafından, siz yargı mensuplarına, medya mensuplarına, üniversitelere, yazar çizer takımına brifingler verildi. Hatta yargı mensupları 8 dakika ayakta alkışladılar o zaman. Hatta 54. Hükümet'in bir an önce gitmesi gerektiğini söylediler. Silah kullanılacağına dair, tekzip edilmemiş açıklamalar oldu" dedi.

-TÜRK ORDUSUNUN KONT VLAD'I ÖRNEK ALMASI, MANİDAR OLMUŞTUR-

Bakanlığı bürokratları ile asker arasında  dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan ile "ismini zikretmekten utandığı bir generalin" resmi görüşme yaptığını anlatan Akşener, "Görüşme esnasında, herkesin çok sıklıkla benim için kullandığı, ilginçtir, 'Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İçişleri Bakanı ileri geri konuşmasın, geldiğimizde, bakanlık önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz' denmiştir" dedi. Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayın Ünüsan, yemin ettiğini, isim söylemeyeceğini, ama böyle bir tehdit olduğunu söyledi. Bunu, Meral Akşener'e yönelik tehdit olarak algılamadım. Sıradan bir Meral Akşener olsaydı, böyle bir söz söylenmezdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olduğum için söylendi. Sayın Cumhurbaşkanına, gereğinin yapılması için ilettim. Gereği yapılmak üzere davranacağını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusunun mensubunun böyle bir densiz, edep dışı davranışı sebebiyle kurumların tahrip edilmemesi gerektiğini söyledi. Sayın Çiller, Sayın Erbakan da böyle söyledi. Kişisel olarak algılamadım. Kişisel olarak algılamış olsaydım, o zaman, o konuda aynı şekliyle gereğini yapardım. Çok üzüldüğüm, rencide olduğum bir konuydu. Ben Türk ordusunu Metehan'ın kurduğuna ve 2 bin 200 yıllık tarihi olduğuna inanırım. Bağrından Atatürk'ü çıkarmış bir ordunun, Balkanlar'da acılar çektirmiş Kont Vlad'ı örnek alması, benim için manidar olmuştur.”

-ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM-

Akşener, 28 Şubat döneminde birçok kişinin mağdur olduğunu belirterek, onları gördüğü zaman, kendini mağdur olarak görmediğini kaydetti. Akşener, “Kendimi mağdur saymadığım için şikayetçi değilim. Çok uzun yıllar silahlar beldeyken, çok sert atmosfer varken, görüşlerini dile getirmiş biriyim. O dönemde kabinede 4 kadın bakan vardı, Sayın Tansu Çiller, Işılay Saygın, Ayfer Yılmaz ve Meral Akşener. Eğer bu, sadece Meral Akşener'e geldiyse, kadın olduğundan değil, İçişleri Bakanlığı görevindendir. O nedenle ben o edep dışı terbiyesizliği, haksızlığı, Başkomutana kadar götürdüm. O gün gereğini yaptığım için bugün herhangi bir şikayetim yok" dedi. 28 Şubat kararlarının yerine getirilme mercinin hükümet olduğunu anımsatan Akşener, “Dolayısıyla silahlı kuvvetler mensuplarının, böyle bir görevi hukuka göre elde etmeleri söz konusu değildi. Ben bunun bir hazırlık olabileceğini düşündüğüm için genel hiyerarşik düzen içinde Sayın Başbakana ilettim. Sayın Erbakan da Sayın Cumhurbaşkanına, o da Sayın İsmail Hakkı Karadayı'ya iletti. Sonuçta da ben kendimi casus olarak buldum. Ben o zaman niye casuslukla suçlandım? Madem her şey legal, niçin İçişleri Bakanına tehditler yapıldı? Niçin Başbakana sövüldü” ifadelerini kullandı. Akşener, kendisine yönelik "yağlı kazık" sözünün sahibine ilişkin, "Çevik Bir ismi söylenmişti. Çetin Saner'in olduğunu çok sonra öğrendim" dedi. (ANKA/DEVAM) 

(YE/ÖZK)  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.