Silahlar Bırakılana Kadar Operasyonlar Devam Edecek

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Çözüm süreci konusunda bizim irademiz halen sabit ama çözüm süreci istismar edilerek polisimiz şehit edilecekse biz böyle bir çatışmasızlığı kabul etmeyiz.

Haberler 31.07.2015, 15:23
Silahlar Bırakılana Kadar Operasyonlar Devam Edecek

ANKARA (ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Çözüm süreci konusunda bizim irademiz halen sabit ama çözüm süreci istismar edilerek polisimiz şehit edilecekse biz böyle bir çatışmasızlığı kabul etmeyiz. Silahlar bırakılana, silahlı gruplar Türkiye’yi terk edene kadar ve DEAŞ terörü Türkiye’ye tehdit olmaktan çıkana kadar bu operasyonlar devam edecek” dedi.

Davutoğlu, TOBB’da düzenlenen “Teröre Karşı Sivil İnisiyatif” programında yaptığı konuşmada, teröre karşı mücadelede bütün toplumun omuz omuza vermesinin, “başarının öncelikli şartı” olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye, 20 Temmuz’dan bu yana birçok odaktan beslenen terör saldırılarıyla karşı karşıya. En temel özgürlük yaşama özgürlüğüdür ve kamu düzeninin olmadığı yerde yaşama özgürlüğünü gerçekleştirmek mümkün değildir. Güvenlik ve özgürlük bir arada, demokrasi ve kamu düzeni bir arada olacak ki, bunlar üzerinde ekonomik kalkınma gerçekleşebilsin. Kamu düzeninin olmadığı yerde din ve vicdan hürriyeti, hayat hakkı, fikir hürriyeti ve girişim hürriyeti de olamaz. Bizim bu üç temel atılım alanını aynı anda gerçekleştirebilmemiz lazım. 9 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız beni görevlendirdikten sonra, 11 Temmuz’da KCK ateşkesi bitirdiğini ilan etti. Bu açıkça şu mesajdı; siz ne yaparsanız yapın, biz kaos çıkartmak istiyoruz. 15 Temmuz’da HDP ile görüştüğümüz saatlerde KCK, devrimci halk savaşını başlattığını ilan etti. 19 Temmuz’da HDP Eş Genel Başkanı, sırtlarını PKK’ya dayadıklarını zikretti. Zamanlamaya dikkatinizi çekerim. Türkiye’de hükümet kurmak için bir çaba başlamış, bütün siyasi partiler bir çözüm yolu bulmaya çalışırken birileri yurt dışında, Kandil’de veya başka odaklarda Türkiye’de demokrasiye darbe vurmak için düğmeye basmış bulunuyorlardı. Ramazan Bayramı’ndan hemen bir gün sonra DAEŞ saldırılara başladı. Suruç’ta 32 vatandaşımızı katlettiler. O gün öğleden sonra Adıyaman’da 1 askerimiz PKK tarafından şehit edildi. Ertesi gün Suruç’tan gelen bir cenazeyi karşılama bahanesiyle DHKP-C, İstanbul sokaklarında eli silahlı, yüzleri maskeli gösteri yaptı. Bir anda Türkiye, DEAŞ, PKK, DHKP-C’nin saldırısına muhatap olduk. Bu örgütler birbirlerine karşı tavır sergiliyor gibi görünebilirler ama gerçekte hepsinin hedefi, Türkiye.”

-“EVLATLARIMIZI DA KENDİMİZİ DE FEDA ETMEYE HAZIRIZ”-

“Bizler, böyle bir saldırı karşısında tereddüt etseydik, böyle bir saldırı karşısında ‘bekle-gör’ diyerek zamana oynasaydık, geçici hükümetiz deyip konuyu erteleseydik, emin olun bugünlerde Türkiye tam bir kaosa sürüklenmiş, ekonomik faaliyetlerin tümüyle ilgili bir karamsarlık, ümitsizlik halinde olurdu” diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Üç ayaklı bir saldırıyla karşı karşıyayız. DEAŞ, PKK ve DHKP-C. Bunların 3 hedefi vardı: Demokrasimiz, kamun düzenimiz ve uluslararası itibarımız, yani aynı zamanda ekonomik geleceğimiz. Bunlara karşı biz de eş zamanlı operasyon başlattık. Ben buna ‘Huzur ve Demokrasi Operasyonu’ diyorum. Birileri bizim milletimizin huzurunu bozmak istiyorsa bizim de görevimiz huzuru sağlamaktır. Güvenlik birimlerimize verdiğimiz talimatı açık ve netti; madem Türkiye’ye savaş ilan edilmiş, bu savaşı ilan edenlerin merkezlerine en etkin şekilde saldıracak, en etkin şekilde tahrip edeceksiniz.

Şimdi çözüm sürecinden bahsedenlere, çözüm sürecini istismar edenlere söylüyoruz; çözüm süreci konusunda bizim irademiz halen sabit ama çözüm süreci istismar edilerek polisimiz şehit edilecekse biz böyle bir çatışmasızlığı kabul etmeyiz. Silahlar bırakılana, silahlı gruplar Türkiye’yi terk edene kadar ve DEAŞ terörü Türkiye’ye tehdit olmaktan çıkana kadar bu operasyonlar devam edecek. HDP Eş Genel Başkanı’na soruyorum; sizler bu milletin oylarıyla TBMM’ye geldiniz. Silahlı mücadeleyi savunarak bir görev üstlenmediniz. Meşru bir devletin meşru parlamentosunun üyeleri olarak gayri meşru bir silahlı mevcudiyeti nasıl savunursunuz, hangi gerekçeyle?

Türkiye’nin bütün şehirlerinde ama özellikle pilot 39 vilayetimizde 23-24-25 Temmuz gecelerinden başlamak üzere, bugüne kadar devam eden operasyonlarda terör yapma potansiyeli taşıyan PKK, DEAŞ ve DHKP-C unsurlarına karşı huzur operasyonları yapıldı ve bunun neticesinde Çarşamba gece yarısı itibariyle bin 302 terör zanlısı gözaltına alındı.

İstanbul, Ankara, İzmir sokakları ve diğer şehirlerimiz sokakları bir daha silahlı gösteri yapan, yüzlerini maskelerle kapatan vandalların hareket alanı haline gelmeyecektir. İstanbul’un her semti gibi Gazi Mahallesi de Okmeydanı da emin olacaktır ve her yerde güvenlik ve kamu düzeni de teminat altına alınacaktır.

Allah bir daha bu millete evlatlarını şehit verme fedakarlığı yapacak şartları getirmesin ama biliyoruz ki, sizler ve bizler, gerektiğinde bu vatan için, vatanın birliği için, milletin huzuru için evlatlarımızı da kendimizi de feda etmeye hazırız. Bu fedakarlığı da dünya alem bilmelidir.” (ANKA)
(AYÇ/ÖZK)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@