Sevr Antlaşması'na Da Barış Diyorlardı

ANKARA (ANKA)-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "PKK olağanüstü kongre toplayıp silah bırakacakmış, barış gelecekmiş. Sevr Antlaşması'na da barış diyorlardı. 10 madde Türkiye'nin çöküş beyannamesidir. Türkiye parçalanıp vatan

Haberler 03.03.2015, 11:45
Sevr Antlaşması'na Da Barış Diyorlardı

ANKARA (ANKA)-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "PKK olağanüstü kongre toplayıp silah bırakacakmış, barış gelecekmiş. Sevr Antlaşması'na da barış diyorlardı. 10 madde Türkiye'nin çöküş beyannamesidir. Türkiye parçalanıp vatan bölünürken sessiz mi kalalım? Alttan mı alalım? Her dağa çıkan 30 yılda dediklerini dayatacaksa nasıl Türkiye'yi payidar kılacağız?" dedi.

TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, 28 Şubat'ta Dolmabahçe Sarayı'nda Abdullah Öcalan'ın 10 maddelik çözüm maddesinin okunmasına sert tepki göstererek, “İhanetin belgeli haline tam bir itiramız vardır. Slah bırakan varsa AKP ve Türk devletidir. PKK'nın silah bırakacağını ummak ahmaklıdır. Kiralık terör örgütü PKK bu zamana kan akıtarak gelmiştir. PKK'nın silahlara veda etmesi hayalir, temelsiz bir propagandadır” dedi.

Yaklaşan fırtınayı herkesin hissetmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli şunları söyledi:

“PKK olağanüstü kongre toplayıp silah bırakacakmış, barış gelecekmiş. Sevr Antlaşması'na da barış diyorlardı. 10 madde Türkiye'nin çöküş beyannamesidir. Türkiye parçalanıp vatan bölünürken sessiz mi kalalım? Alttan mı alalım? Her dağa çıkan 30 yılda dediklerini dayatacaksa nasıl Türkiye'yi payidar kılacağız? Ülkemiz karanlık bir tüneldedir. Başbakan aklınca selamlaşma kampanyası başlatsa da, insanlarımızın arasına nifak girmekte, selam sabah kesilmektedir. Milletimiz kararmış vicdanların elindedir. Vatanımız korkakların, kanlı ve terörist niyetlerin güdümündedir. Geri çekilmeler başarı olarak takdim edilmektedir. Etrafımızdaki çember giderek daralmaktadır.

Önümüz engebelerle dolu, geleceğimiz risklerle çevrilidir. İç huzurumuz, toplumsal barış ve asayişimiz soluk alamamaktadır. Her değerimize saldırılmaktadır. Her emanetimize sataşılmaktadır.Her günümüz zulümle geçmektedir. Milletimiz suçlanmaktadır. Dilimiz sulandırılmaktadır.Türklük sorgudadır. Kimliğimiz ve egemenlik haklarımız sallantıdadır. Bayrağımız yarım kafalıların, yandaş ve yalakalıktan tam not almış müfrezelerin hücumuna uğramaktadır. Hangi zaviyeden bakarsak bakalım, Türkiye iyi durumda değildir. Gelişmeleri hangi dünya görüşüyle yorumlarsak yorumlayalım, Türk milletinin akıbeti iç açıcı görülemeyecektir. AKP, 13 yıl içinde ülkemizin posasını çıkarmıştır. AKP, 13 yılda milli bekanın üzerine kabus gibi çökmüştür. AKP; umut katili, güven hasmı, doğruluk karşıtı, huzur muhalifidir.

Ahlaka en ağır darbeyi indirenler iktidardadır. Adalete en vahşi muameleyi reva görenler iktidardadır. Yolsuzluk ve yoksulluk illetini azdıranlar gene iktidardadır. İktidardaki kara parti, Türkiye’nin aleyhine ne varsa sahiplenmiştir. Hayatın her alanı yıkım ve yozlaşmanın tesir ve kapanındadır. Vatanımızın her yöresi yalanın, şirkin ve gayri meşru heveslerin gölgesindedir. Devletimizin her kurumu, bizi ayakta tutan her kültürel miras çürümektedir. Varlığımız yakın tehditlerle sarsılmaktadır. Nitekim vaziyet çok ama çok kötüdür.”

Milleti bir arada tutan tarihsel devamlılığın anlam ve değerlerin Ak Parti tarafından tahrip ve talan edildiğini ifade eden Bahçeli,”Terörü İmralı’dan yöneten eşkıya başı hayal dahi edemeyeceği bir konum ve duruma yükseltilmiştir. Bölücü örgüt jestlerle dirilmiş, tavizlerle silahlanmış, pazarlıklarla Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısına sanki muadili bir güç, sanki eşit bir muhatabı gibi dikilmiştir” dedi.

Bahçeli şöyle devam etti:

“AKP, PKK’yı omuzunda taşımış, havalarda gezdirmiştir. AKP, PKK’ya ruhunu kaptırmış, irade ve iffetini devretmiştir. Kandil hayranlığı AKP’nin aklını almış ve afallatmıştır. AKP İmralı’nın izbeliklerinde kayıplara karışmış, şeref ve namusla yollarını çatallaştırarak ihanet katarına çoktan eklemlenmiştir. Görüyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bir teröristin, bir katilin, bir sabıkalı bölücünün 10 maddelik ihanet metnini çözüm diye sunmaktadır. Davutoğlu inanmadığı halde hala ortak aidiyet telaffuzuyla avunmakta, bize de çağrıda bulunmaktadır. Şehitlerimizin istismarı ya da hepimiz için kutsal olan kavramlar üzerinden siyaset geliştirmemiz halinde kaybedenin biz olacağını söylemektedir.

İstismar AKP’ye has bir ilkelliktir. Takiyenin kime yakıştığı da bellidir. Davutoğlu unutmasın ki, eğer milletimiz kazanacaksa, eğer milletimiz huzura kavuşacaksa biz kaybetmeye ve yanılmaya baştan razıyız. Ama hiç de böyle olmayacaktır. İmralı canisinin sözlerine dikkat kesilen vicdanlı, milliyetçi-vatansever yürekler yaklaşan fırtınayı hissetmektedir. Her bir maddesi musibet, her bir maddesi melanet, her bir maddesi mahvoluş demek olan ihanet metni, Dolmabahçe Sarayı’ndaki Başbakanlık Ofisi’nde rahat koltuklarına kurulan müflis şahsiyetlerce açıklanmıştır.

-“SEVR’DE BARIŞ DİYORLARDI”-

Neymiş, PKK olağanüstü kongre toplayıp silah bırakacakmış. Neymiş, barış gelecek, demokratik siyasetin önü açılacakmış. Öncelikle söylemek istediğim şudur; Sevr Antlaşması’na da barış diyorlardı ve Türk milletine nasıl bir cehennemi yaşatacağı da herkesin malumuydu. İmralı canisinin hazırlayıp Kandil çetesinin ihtiyatla paraf ettiği 10 maddelik ihanet metni; Türkiye Cumhuriyeti’nin çöküş belgesi, varoluşunu inkar beyannamesidir. Bu, niyet beyanı değil, nimet bilmezliğin tezahürüdür. 30 Ekim 1918’de, Mondros Liman’ında imzalanan 25 maddeden mütevellit mütareke şartları neyse 28 Şubat 2015 tarihinde ilan edilen ihanet mutabakatı aynısıdır.

AKP, PKK’yla mütareke yapmış, müzakereye hız vermiştir. 10 Ağustos 1920’de tarihe kirli bir paçavra gibi düşen ve Türkiye’nin ölüm ve imha belgesi olan 433 maddelik Sevr Antlaşmasıyla, 28 Şubat 2015’teki ihanet metni arasında esasta hiçbir fark yoktur. Sevr’i imzalayacak kadar küçülen Hadi Paşa, Tevfik Bey ve Reşad Halis Bey’den oluşan üçlü kadroyla, AKP’yi temsilen PKK-HDP bloğunun karşısına oturan üç şahsiyetin yolları 95 yıl sonra tıpkısıyla kesişmiştir.

Türkiye parçalanıp, millet bölünüp, vatan satılırken hareketsiz mi kalalım? Çözüm isimli çözülme etaplarını, barış makyajlı batış ve bayağılık manifestosunu iyi ve güzel şeyler oluyor diyerek alttan mı alalım? Her dağa çıkan 30 yılda hükmünü geçirecekse, sözünü dinletip dayatmalarını kabullendirecekse, Türk milletinin payidarlığını, ırz-ı devleti, şeref-i devleti nasıl teminat altına alıp ilelebet muhafaza edeceğiz? Bundan sonra önüne gelen silahlanıp bir dağ köşesini, bir yol ağzını tutarsa, değerli arkadaşlarım söyleyiniz, onlara da teslim mi olacağız, saraylara buyur mu edeceğiz? Ne yapacağız, neyde karar kılacağız?

Haysiyetini çıkarlarıyla değiştirmiş, yetmemiş, üste de milli emanetleri vaat etmiş AKP; eşkıyanın meydan okumasına, bölücülüğün hain isteklerine tamam demiş, olur vermiştir. Sevr’in kalıntıları, haçlı hesap ve özlemleri AKP’ye hulul etmiştir. Entrikacılar Türkiye’yi kefene sarmak için yola çıkmıştır. İkiyüzlüler Türk milletini kafa kola almak için hizaya geçmiştir. Nefsinin selametini arayan, vicdan vidaları gevşemiş ehl-i salipler bağrımıza ateş düşürmek amacıyla yorgun-argın yürüyen haçlı birlikleri gibi harekete geçmiştir. Eğilene tekme sallayan, dikleşen ve diretene yalvaran, yakaran ve esas duruşa geçen siyasi menfaat şebekesi ufkumuzu kirletmeye odaklanmıştır.

Küstahlığın zirvesinde bağdaş kurup millete sövüp sayanlar harıl harıl, vızır vızır küfrün destanını yazmaya koyulmuşlardır. 1919’lu yıllarda kalpak çiğneyen İngiliz zabitiyle, süngü dayayan Fransız lejyoneriyle, çarşaf yırtan Rum palikaryasıyla, karın deşen Ermeni militanıyla AKP-PKK’nın ne farkı kalmıştır? Mübalağasız diyebiliriz ki, bunların hepsi aynı pis muhitin mahsulleridir. Bunların hepsi aynı çarpıklığın ümidi, aynı alçaklığın üretimi, aynı defolu imalatın yan ürünüdür.

AKP’nin PKK’ya iltifat yağdırması ve ihya yarışına girmesi gönül gözünün kapandığına, siyasi basiret kanallarının tıkandığına açık delildir. İktidar partisi bölücülerin umut kapısı mevkiini kendisine yakıştırmıştır. AKP, PKK’ya yılışmış, onursuzca Kandil ve İmralı eşiklerine yüz sürmüştür. Bir yanda bulanık suda balık avlama merakıyla MHP’yle HDP’yi yan yana gösterme ayıbına soyunan Davutoğlu, diğer yanda HDP’nin nüfusuna kaşla göz arasında adını yazdırmıştır.

AKP-PKK-HDP ve Dolmabahçe’deki sahneleri iyimserlikle karşılayıp PKK’yı taraf gören CHP saf saf, öbek öbek Türkiye’nin karşısına dizilmişlerdir. İmralı canisi sonunda saraylara kadar fiilen gelmiş, mesajlarını Başbakanlık ofisinde okutmuştur. Caninin teklif ve tehdit dolu sözlerine AKP taşıyıcı bedenlik yapmıştır. Hükümet teröristlere kucak açmış, kulak kabartmış, kumandayı uzatmış, kulvarı boşaltmıştır. Kumpas tüm yönleriyle deşifre olmuştur. Milletimizin içine yuvarlandığı tezgah vasat bulmuştur. İhanetin kravatlı kravatsız aktörleri sobelenmiştir. AKP-PKK koalisyonun karanlıkta kalan noktaları vuzuha ermiştir. Öyle ki, AKP-PKK müştereken Türkiye’yi kundaklamış ve kuşatmıştır. Bebek katilinin 10 maddelik ihanet metni şiir dinletisi gibi dinlenmiş, gösterime giren tiyatro oyunu gibi izlenmiştir. Düşe kalka vizyonda tutulan çözülme süreci 10 maddelik ihanet ilavesiyle yeniden derlenip toparlanmıştır.”

Partisinin AK Parti-PKK ittifakına göz açtırmayacağını altını çizen Bahçeli, “PKK’nın silahlara veda etmesi hayaldir, Türk milletini aldatmaya dönük yalan, uydurma ve temelsiz bir propagandadır. PKK’nın olağanüstü kongreyle silah bırakmasını istemek; siyasallaşma ve meşrulaşma çabalarına sinsi bir ilavedir. AKP buna göz yummuş veya açıktan destek olmuştur. Kongreler demokratik zeminlerdir. Ortak akıl ve karar mekanizmaları kongrelerle tesis edilmektedir. Bir terör örgütünden ve katiller oluşumundan kongre toplamasını istemek, buna da çanak tutmak ancak ve ancak münafık ve mel’un zihniyetlerin işidir” diyerek şöyle devam etti:

“Terör örgütünün sözde kongre toplamasını beklemek yerine, teröristleri saklandıkları inlerde arayıp, bulup çıkararak adalete teslim etmek ve bu eksende cesaret göstermek Hükümet’in milli ve tarihi bir sorumluluğudur. Ne var ki, ecdadımızın türbesini bile koruyamayan, sözüm ona asgari zaruretlere sığınarak vatan topraklarını bırakıp kaçan Davutoğlu ve Hükümeti’nin bunun yapması asla mümkün değildir. Caninin mesajı, silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet beyanı olarak takdim ve servis edilmiştir.

Kurnazca kaleme alınan ifadeler PKK’nın sözde zafer kazandığının, silah vasıtasıyla siyasal emellerine ulaşma sınırına geldiğinin dolambaçlı yollarla duyurusudur. İllegal ve yasa dışı terör örgütünün, hiçbir şey olmamış ve yaşanmamış gibi birden bire siyasal mücadele safhasına geçme teşebbüs ve zorlaması Türkiye’nin yenildiği anlamına gelecektir. Demokrasiyi katleden, siyasete kurşun sıkan, bebekleri öldüren bir terör örgütünü siyasete dahil etme hazırlığı en az şehit haberi almak kadar felakettir, fecaattir. 10 maddelik ihanet metninde demokratik siyasetin tanım ve içeriğinden bahsedilmektedir. Bu apaçık bir şekilde PKK’nın silahlı ve silahsız militanlarının siyaset yapabilmesine dönük tuzaktır.

Hayalet ve hamakat Başbakan ise demokratik siyasetin önü açılacak diyerek sevincini gizleyememiş, doğal olarak PKK’nın oltasına sazan gibi takılmıştır. Demokratik siyaset kavramı PKK ağzıdır ve AKP’nin üslubuna tutunmuştur. AKP’nin, PKK’lıları siyaset alanına taşıma tutkusu bölücülüğü aklama ve temize çıkarma arayışıdır ki, bu da ancak PKK’ya sedir, kanlı planlara payanda olmuş ruhsuzlara has bir tutum olacaktır. İmralı canisinin muğlak ifadelerle tanzim ettiği ihanet metninde demokratik çözümün yerel ve ulusal boyutlarıyla ilgili değerlendirmesi tamamen özerkliğin inşasına dönük bir projedir. AKP-PKK ortaklığı, üniter milli devlete vade biçmiştir.

AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na uygun olarak Türkiye’nin rejim ve idari yapısı hedefe konmuştur. Erdoğan’ın, geçen hafta valilere 7 Haziran’dan sonra yetkilerinin arttırılacağını söylemesi bu çerçevede ele alınmalıdır. Görünen köyün kılavuz istemeyeceği bilinen bir gerçektir. AKP-PKK bölücü yapılanması, Türkiye Cumhuriyeti’ni masaya yatırmış, iblisten aldıkları taktiklerle, küresel güçlerden aldıkları talimatlarla cerrahi operasyona başlamışlardır. Ve nitekim Türk milleti AKP ile PKK ikizinin adı konulmamış soğuk savaş yöntemleriyle ve bölücü salvolarıyla sıkışmış, ölümcül darbeyi almasına da ramak kalmıştır. İmralı canavarı özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvencelerinden dem vurmaktadır. Sorarım sizlere, Türkiye’de özgür, eşit olmayan vatandaş mı vardır?

Özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvencelerinden maksat; tamı tamamına Anayasa’nın 66.maddesindeki Türk vatandaşlığı tanımının enkaza çevrilmesi manasına gelecektir. AKP, buna da yetmez ama evet diyecek kadar fikren kokmuş, dibe çökmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konudaki görüşümüz nettir. Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes bizim için Türk’tür ve milletimizin yeri dolmayacak ferdidir. Anayasa’dan vatandaşlık tanımını tümden çıkarmak veya etnik temelde marjinal tanımları yerleştirmek vebaldir, suçtur ve soysuzluğun damgası olacaktır.

Terörist başının ihanet metninde yer verdiği demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına yönelik başlıklar kısmı; yasa ve ahlak dışı bölücü organizasyonların sivil toplum örgütü sayılmasını amaçlamaktadır. İmralı canisinin çözüm sürecinin sosyo-ekonomik boyutlarıyla, sürecin sözde demokrasi, güvenlik ilişkisi, kamu düzenini ve özgürlükleri koruyacak şekilde ele alınmasını dayatması tam bir karartma ve akıl tutulmasıdır.

Koruculuğun kaldırılması amacıyla AKP-PKK ilkesel çerçevede uzlaşmışlardır. Boşaltılan köylerle ilgili beklentilerin karşılanması hususunda fikir birliği kurulduğu anlaşılmaktadır. Ve AKP, PKK’nın kanlı borsasına varını yoğunu yatırmıştır. Günlerdir Meclis gündemini işgal eden, tartışma ve kavgalara neden olan İç Güvenlik Paketi HDP ve PKK’nın istek ve tenkitleri kapsamında tekrar ele alınacaktır. HDP rest çekmiş, AKP pert olmuş, uysallaşmıştır. HDP parlamış, AKP pısmış, kaçacak delik aramıştır.”

MHP’nin, Türkiye’yi AK Parti’den kurtaracağını belirten Bahçeli, “Milletimize gideceğiz, Anadolu’yu karış karış dolaşacağız. Bu itibarla şimdi yollara koyulma vaktidir. Ağırdan alacak hal kalmamıştır. AKP’nin PKK’yla kurduğu başkanlık ve bölünme ittifakını milletimize anlatacağız. Oynanan oyunları teker teker gösterecek ve bozulmasını isteyeceğiz. Bu nedenle bugün sizlerle 24. Dönem TBMM’nin son grup toplantısını yapıyoruz” dedi.(ANKA)


Yorumlar (0)
11°
açık
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 21 Kasım 2019
İmsak 06:06
Güneş 07:34
Öğle 12:40
İkindi 15:13
Akşam 17:35
Yatsı 18:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@