Senin Gözyaşının, Vicdanının Hiç Milli Bir Bölgesi Yok Mu?

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Bir yanda bu milletin acısı, kaybettiği evlatları, gözyaşları içi

Senin Gözyaşının, Vicdanının Hiç Milli Bir Bölgesi Yok Mu?

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Bir yanda bu milletin acısı, kaybettiği evlatları, gözyaşları içinde uğurlanıyorlar, diğer tarafta birilerinin hezeyanı tedavi edilmeye çalışılıyor. Bütün kanallarda ekran ikiye bölünmüş. Senin gözyaşının, vicdanının hiç milli bir bölgesi yok mu? Bu kadar mı gözünüz dönmüş?” sözleriyle yüklendi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. Toplantı devam ederken, basına açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan Koç, Malatya’da iki askeri uçağın düşmesine sonucu şehit olan pilotlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başsağlığı diledi. Koç, Genelkurmay Başkanlığı’nın konuyla ilgili daha ciddi, doyurucu bir açıklama yapması gerektiğini vurguladı.

-“TEREYAĞINDAN KIL ÇEKER GİBİ TESLİM ETTİNİZ VATAN TOPRAĞINI”-

Şah Fırat Operasyonu’na değinen Koç, sergilenen gayri ciddi ve sorumsuz politikaların Türkiye’yi her alanda eli kolu bağlı duruma soktuğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Perdenin önünde komik, perişan, kahramanlık hikayeleri, perdenin arkasında ise korkan, ricat eden, hukuken kendi toprağı olan bir alanı terk eden, bayrağını kendisi indiren, türlü kepazeliklerin döndüğü bir kaçış öyküsü. ‘Dünya ibretle seyretmiş...’ Perdenin arkasındaki gerçekler hiç de öyle değil. İktidar pazarlamacılarına göre ‘eşi benzeri görülmemiş bir başarı.’ Karargahta çektirilen fotoğraflar, zannedersiniz ki Normandiya Çıkartmasını yöneten karargah fotoğrafı. Ama üstünde alınmasın diye Başkomutan fotoğraf, altında yaşanan rezillik, kepazelik, korku, teslimiyet... Uluslararası hukukta Türkiye Cumhuriyeti toprağı sayılan bir alanı kaçarak boşalttınız. Tereyağından kıl çeker gibi halletmişler bu kahramanlık olayını. Tereyağından kıl çeker gibi teslim ettiniz vatan toprağını.”

-“PSİKOLOJİK HAREKAT YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR”-

Geçen hafta Kılıçdaroğlu ve bazı milletvekillerine yönelik sistematik bir kampanya ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Koç, bir iki gazetenin dışında bu “fabrikasyon” haberlere kimsenin itibar etmediğini belirterek, şunları dedi:

“Hala bu tezgahı akılları sıra devam ettireceklerini düşünüyorlar. Bir psikolojik harekat yapmaya çalışıyorlar. Cemaati CHP ile ilişkilendirme, Türkiye’nin en saygın bankalarından birinin üzerine dönük bir takım oyunları CHP üzerinden tezgahlama… Bunlar komik olaylar. Bu işlerle kim uğraşıyorsa adını da biliyoruz, görev yerini de biliyoruz. Kimlerin hangi dairede ne ürettiğini, kimlerin kurulan senaryoya itiraz ettiğini biliyoruz, kimlerin bunun inandırıcı olmadığını ‘rezil, kepaze oluruz’ diyenlerin olduğunu da biliyoruz. En üst makamdan nasıl onaylattırıldığını biliyoruz. Hiç boşuna yorulmayın, ipliğinizi pazara çıkartırız. Burada bir söz Sayın Başbakan’a, Sayın Başbakan bu kuruluş sana bağlı olarak çalışıyor. ‘Benim haberin yok’ seni kurtarmaz. Ya müdahil olur bu saçmalıkların sergilenmesini engellersin. Ya da gülerek söylüyorum bedelini çok ağır bir şekilde ödemek zorunda kalırsınız.”

-CUMHURBAŞKANINA YÜKLENDİ-

Koç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜRGEV Toplu Yurt Açılış Töreni’ndeki konuşması sırasında, televizyon ekranlarının diğer yarısında şehit pilotların cenaze töreni haberinin verildiğini belirtirken, bir televizyon kanalından çekilmiş fotoğrafı da “yorumsuz” yazısıyla basın mensuplarına gösterdi. Koç, şöyle devam etti:

“Her gün konuşma alışkanlığı olan biri tüm haber kanallarına ipotek koymuş ve bütün haber kanallarında bu fotoğraf vardı. Hiç mi vicdanın yok senin? Rüşvetlerle anılan bir kuruluşun, bir aile vakfının diyelim, bir toplantısı için oraya çağırılmış insanlar, doldurulmuş ve ekranlar ikiye bölünmüş. Bir yanda bu milletin acısı, kaybettiği evlatları, gözyaşları içinde uğurlanıyorlar, diğer tarafta birilerinin hezeyanı tedavi edilmeye çalışılıyor. Bu fotoğraf yorumsuz, aslında yorum çok altında. Biraz ben de konuşmamın şiddetini artırdığımın farkındayım, özür diliyorum. Kim olsa benim yerimde şu tabloyu çok sakin açıklayamazdı. ‘Bugün de ben konuşmayı vereyim. Bu şehitlere saygı göstereyim.’ Sende bu da yok. Bütün kanallarda ekran ikiye bölünmüş. Senin gözyaşın, vicdanının hiç milli bir bölgesi yok mu? Bu kadar mı gözünüz dönmüş? Bu kadar mı bu milletin çektiği acıya mateme saygısızsınız. Yazıklar olsun. Şu fotoğraf bütün konuşmayı özetleyen fotoğraftır.”

-“YPG’NİN EGEMEN OLDUĞU BİR BÖLGEDE MEZAR TAŞINI DİKTİLER”-

Koç, Şah Fırat Operasyonu’yla ilgili eleştirilerini sürdürürken,  şunları dedi:

“Şimdi AKP nakliyat uluslararası sözleşmelerle vatan toprağı olan Süleyman Şah Türbesi’ni IŞİD’li katillere kendi eliyle bayrağını indirerek teslim eder duruma geldi. Yetmedi daha dün terörist dediği YPG ile işbirliğiyle Türkiye sınırına yakın, Kobani sınırlarında bir yere türbeyi taşıdı. Kimin toprağına taşıdı biliyor musunuz, Suriyeli bir vatandaşın toprağına kaçak bir türbe inşaya başladı. Kaçak deyince genel bir huy, bir davranış kalıbı anlaşılıyor. Bu arazinin sahibi Türkiye’ye sığınan bir Suriyeli vatandaş.

Dün ‘Bu Cuma olmazsa önümüzdeki Cuma, Şam’da Emevi Camisinde Cuma namazı kılacağız’ diyenler yeni Osmanlılık hayalinin mezar taşı şimdi Türkiye-Suriye sınırında, Suriye toprakları içerisine, YPG’nin egemen olduğu bir bölgede mezar taşını diktiler.

-“8 HAZİRAN SABAHINDA CHP OLARAK YAPACAĞIMIZ İLK İŞ TÜM SINIR KAPILARINI TUTMAK OLACAK”-

AK Partinin kurduğu kumpaslarda, tezgahlarda kaybetmeye devam edeceğini söyleyen Koç, “Bunlar daha iyi günleri. Haziran’da AKP nakliyat büyük kaçışa hazırlanıyor. 8 Haziran sabahında şunu çok bilsinler CHP olarak yapacağımız ilk iş tüm sınır kapılarını tutmak olacaktır. Hırsızların, katillerin, milli değerleri bu şekilde hor görenlerin hesap vermeden kaçışına bu millet asla izin vermeyecektir” dedi.

İktidarın, “hırsız var”, “katil var” dendiğinde korktuğunu ifade eden Koç, “7 Haziran’da halkımız hırsızlardan da, katillerden de, demokrasi düşmanlarından da, vatan toprağını peşkeş çekenlerden de hesap soracak. Milletin acılı bir günüde kendi reklamını yapanlardan da hesaplaşacak bu millet” diye konuştu. Batan gemiyi ilk olarak eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ter ettiğini belirten Koç, Fidan’ın milletvekilliğinin dokunulmazlık zırhına sığındığını ifade ederek, “Hepsinden hesap sorulacak, bunun kaçışı, göçüşü yok” dedi.

-“YAT YAT UYU, ARADA BİR UYAN PARMAK KALDIR”-

CHP’nin hem kendisi, hem Türk demokrasisi için tarihi bir karar alarak, 45 ilde yargı denetiminde, 10 ilde de örgüt denetimde tüm üyelerinin katılımıyla ön seçim kararı aldığını anımsatan Koç, AK Parti, MHP ve HDP’de böyle bir uygulama olmadığını belirtti. AK Parti’nin temayül yoklamasının ardından, mülakatla milletvekili adaylarını belirleyeceğini belirten Koç, “Niye korkuyorsun sen, kayıtlı üyelerine hangisi milletvekili olsun, olmasın demekten? Sarayın iradesi sarsılmasın diye. Çünkü biat edecek milletvekili gerekiyor. Parmak kaldır deyince kaldıran, indir deyince indiren, tek sorumluluğu kendisini oraya atayan kişiye olan milletvekili istiyor” diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu’ndan İç Güvenlik Paketi’nin görüşmeleri sırasında,  AK Partili milletvekillerinin uyurken çekilmiş fotoğrafını gösteren Koç, “Yat yat uyu, arada bir uyan parmak kaldır. Böyle vekil istiyorlar, sorgulayan değil, yatıp uyuyan, talimatlarını yerine getiren. Milletin vekili değil, saraya vekil istiyorlar, saraya” dedi.

HDP’nin de adaylarını belirlerken üyelere sorma cesaretinde olmadığını ifade eden Koç, “Bize liste İmralı’dan, Kandil’den gelecek.’ Sevsinler seni, nerede senin demokratik iraden? Demokratların oylarına nasıl talip oluyorsun sen? Sen kendi iradeni ortaya koyamamış bir siyasi parti görünümü veriyorsun” diye konuştu.

-DEMİRTAŞ’A YANIT VERDİ-

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Kılıçdaroğlu’na ‘gelin cumhurbaşkanlığı ortak aday göstererek 2015 seçimlerine birlikte girebilmenin ortak zeminini yaratalım, dedim” şeklinde bir açıklamada bulunduğunu belirten Koç, şöyle devam etti:

“Senin bir defa kendi iraden var mı, Sayın Demirtaş? Sen birilerinin iradesinin vesayetinde oradasın. AKP’yle de çok iyi flört ediyorsunuz günü geldiğinde. 4+4+4, iktidar terörüyle komisyondan Genel Kurula indirilirken siz ne yapıyordunuz? Yolsuzluklarla ilgili soruşturma komisyonunda, muhalefet milletvekilleri canla başla delil peşinde koşarken, kaçırılan delillerle uğraşırken, senin üyen ne yaptı Sayın Demirtaş, arazi oldu. ‘Aman iktidarı ürkütmeyelim, biz nasıl olsa el altından başka işlerde ortağız.’ Yersen.  Bugün tek adam ihtirasıyla Türkiye’yi gelecekten korkan bir ülke haline getiren tek kişi, cumhurbaşkanlığı yeminini ederken, sen ayağa kalkıp önünü ilikleyip dakikalarca alkışladın mı? Şimdi sana Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığın görüşmenin gerçeğini söylüyorum; evet Sayın Kılıçdaroğlu HDP Grubunu ziyaret etmiştir, verdikleri yanıt şudur; ‘Bizim adayımız var, biz kendi adayımızı çıkaracağız’ nokta.”

CHP’nin örgütlerine, üyelerine ve Türk halkına güvendiğinin altını çizen Koç, tüm kumpaslara karşı durmak, gerçek bir demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla işletmek için tüm demokrasi güçlerini CHP çatısı altında birleşmeye davet etti.

-“GENELKURMAY BAŞKANLIĞININ SİYASETÇİLERLE MUHATAP OLMASI DOĞRU DEĞİL”-

İç Güvenlik Paketi görüşmeleri ilgili de Koç, bir kandırmacanın, bir Meclis terörünün devam ettiğini belirterek, “Türkiye ilk defa bir şeye daha tanık oldu, talimatla iç tüzüğü ihlal eden, iç tüzüğü çiğneyen Meclis Başkanvekillerine tanık oldu. Parlamentoda böyle bir gelenek yok. Ama emir büyük yerden, ‘ya çıkacak ya çıkacak’. Bundan sonra TBMM’de doğabilecek bir olayın sorumlusu doğrudan iktidar partisidir. Meclis’e terörü davet eden parti iktidar grubudur, buna ön ayak olanlarda iki tane iktidar mensubu Meclis Başkanvekilidir” dedi.

Koç, MHP ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel arasındaki tartışmasının sorulması üzerine ise, “Genelkurmay Başkanlığının siyasetçilerle muhatap olmasının doğru olmadığına inanıyoruz. Herkesin kendi görevi anayasal sınırları içerisinde çizilmiş olan noktalarda bellidir. Siyasetçilerin muhatabı askerler, askerlerin muhatabı siyasetçiler olmamalı” yanıtını verdi. (ANKA)

(GO/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.