Şah Değil Mat Operasyonu

-CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Süleyman Şah Türbesi’ne düzenlenen operasyonun  “Şah operasyonu” değil, “Mat operasyonu” olduğunu ifade ederken, “90 yıllık cu

Şah Değil Mat Operasyonu

-CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Süleyman Şah Türbesi’ne düzenlenen operasyonun  “Şah operasyonu” değil, “Mat operasyonu” olduğunu ifade ederken, “90 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk kez savaşmadan topraklarımızı kaybediyoruz. Şimdi onu allamaya pullamaya çalışıyorlar” dedi.

-Tekin, “Dün sizin terör örgütü dediğiniz PYD’nin kontrolünde bu operasyonu yaptınız. Böyle bir Türkiye olabilir mi, onu söylemeyeceksiniz ya da bunu yapmayacaksınız” diye konuştu.

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Süleyman Şah Türbesi’ne düzenlenen operasyonun  “Şah operasyonu” değil, “Mat operasyonu” olduğunu ifade etti.

Tekin, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Süleyman Şah Türbesi Operasyonu’yla ilgili konuştu. Operasyon sırasında hayatını kaybeden şehit Astsubay Halit Avcı’ya Allahtan rahmet, ailesine de sabır dileyen Tekin,  15-20 gün önce Şanlıurfa’da Süleyman Şah Türbesi’nin işgal edildiğini, bu meselesinin sadece iktidarın değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir meselesi olduğunu söylediklerini ve güç birliği çağrısında bulunduklarını anımsattı. Tekin, “Buna da ‘yalan’ dediler. Sonra dün, maalesef, üzülerek ifade etmek istiyorum bugün gazetelere, televizyonlara baktığımda ‘Şah operasyonu’ değil, ‘Mat operasyonu’ olmuştur. Şah Türbesi Operasyonu, Türkiye için kabul edilebilecek bir durum değildir. 90 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk kez kendi topraklarımızı, savaşmadan topraklarımızı kaybediyoruz. Şimdi onu allamaya pullamaya çalışıyorlar” dedi.

-“BU COĞRAFYANIN EN GÜÇLÜ ÜLKESİ, İKTİDAR TARAFINDAN BİÇARE HALE GETİRİLMİŞTİR”-

İktidarın, “Efendim biz küresel dünyanın bir parçasıyız, Ortadoğu’yu dizayn edeceğiz” derken, CHP’nin uyarılarda bulunduğunu, bölgeye yapılan ziyaretlerin ardından hazırlanan raporların dönemin Dışişleri Bakanı, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na gönderildiğini belirten Tekin, şöyle devam etti:

“Aman ha, önleminizi alın’ dedik. Maalesef bu önlemleri hiçbir tanesi alınamadı. Bu sadece bugüne mahsus değil. 53 vatandaşımızın dışında, Türkiye Cumhuriyeti’nin uçağı düşürüldü, iki tane pilotu şehit oldu. Çok net bir şekilde, üç tane sormuşuz;  ilkokul çocuklarının rahatlıkla vereceği sorunun cevabını hala alamadık, ‘bu uçağı kim düşürdü, bu uçak niçin hava sahasını ihlal etti?’ Bütün bunlara baktığımızda ne yazık ki bir öngörüsüzlükle bu coğrafyanın en güçlü ülkesi, bu iktidar tarafından biçare hale getirilmiştir. Bunu kabul etmek mümkün değildir.”

-“TERÖR ÖRGÜTÜ DEDİĞİNİZ PYD’NİN KONTROLÜNDE BU OPERASYONU YAPTINIZ”-

Tekin, siyasetçilerin özellikle dış politika konusunda söyleyeceklerinin çok önemli olduğunu ifade ederken, “Öyle atarsınız, iç politikada bunu yapabilirsiniz bunu ama dış politikada bunu yaparsanız bedelini çok ağır ödersiniz” dedi. Kobani meselesinde de, bir terör örgütü ile vatandaşların karşı karşıya kaldığı bir ortamda, dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘PKK nasıl terör örgütüyse PYD de terör örgütüdür’ dediğini belirten Tekin, şunları kaydetti:

“Dün sizin terör örgütü dediğiniz PYD’nin kontrolünde bu operasyonu yaptınız. Böyle bir Türkiye olabilir mi, onu söylemeyeceksiniz ya da bunu yapmayacaksınız.  Ne yazık ki, gerçekten gelmiş olduğumuz durum çok vahim, kabul edilebilecek bir durum değildir. Bütün uyarılarımıza rağmen, ‘Süleyman Şah Türbesi’nden nöbet değişimi olmuyor, hatta asker değişiminin ötesinde hiçbir lojiktik destek olmuyor, askerlerimizin akıbetini bilmiyoruz’ dediğimizde, ‘kesinlikle böyle bir şey yoktur’ diyen iktidarın bugün Türkiye’yi getirdiği durum çok vahim bir durumdur.”

-“BANA EL KOYSANIZ NE OLUR, KENDİ TOPRAKLARINIZA GİDİN EL KOYUN”-

Bazı gazetelerin, “CHP iktidarında kirli, yasadışı gazetelere el konulacak” dediği için çok öfkelendiğini ifade eden Tekin, “Bir tanesi de ‘Gürsel Tekin’e 8 Haziran’da el koyacaklarmış…’ Yahu ben el koysanız ne olur, kendi topraklarınıza gidin el koyun, eğer yüreğiniz yetiyorsa. Önünüzde de biz olacağız, hodri meydan, gelin gidelim. İki gün önce Dışişleri Bakanı’na çağrı yaptık, ‘Süleyman Şah Türbesi’ne hep beraber gidelim’ dedik, ‘Sorun yok’ diyorlardı. Şimdi ne yazık ki Türkiye çok üzücü bir olayla karşı karşıya” diye konuştu.

-İÇ GÜVENLİKLE İLGİLİ KOMİSYON ÖNERİSİ-

Tekin, gazetecilerin TBMM’de İç Güvenlik Paketinin görüşülmesi sırasında yaşananlarla ilgili sorusu üzerine ise, bunun iç güvenlik değil, bir “sıkıyönetim” yasası olduğunu söyledi.

Paketle ilgili iktidara hukukçulardan oluşan bir komisyon kurulması öneride bulunan Tekin, “Bütün siyasi partilerin dışında, vicdanlı hukukçularla bir komisyon oluşturalım, içinde AKP’li hukukçular dahil olmak üzere. O hukukçuların hazırlayacağı güvenlik paketine gözü kapalı oy vereceğiz” dedi. Davutoğlu’na da seslenen Tekin, “Molotof kokteyliyle ilgili, bonzai ile ilgili, uyuşturucuyla ilgili, yolsuzlukla, mafya örgütlenmeleriyle ilgili getireceğiniz her yasayı gözü kapalı, CHP olarak biz oy vereceğiz. Ama sizin maksatınız o değil. Vatandaşların çok net bilmesi gereken bir şey vardır ki, bu bir sıkıyönetim yasasıdır. Hakimleri, savcıları bypass ediyor, 81 tane valiye bu yetkiyi veriyor. Bunu hukuken de, vicdanen de kabul etmek mümkün değil. Madem çözümden yanalar, bir çözüm süreci devam ediyor, yasakçı bir anlayışla devan ettirebilir misiniz, gelin bir komisyon oluşturalım” diye konuştu.

-“EN ÇOK GÜVENLİĞE CHP’NİN İHTİYACI VAR”-

Türkiye’de en çok güvenliğe ihtiyacı olan partinin CHP olduğunu, darbe dönemleri olmak üzere bütün ara dönemlerde CHP kadrolarında, faili meçhul cinayetlerde 228 partilinin hayatını kaybettiğini belirten Tekin, “Demek ki en çok güvenliğe, güvenlikli yasaya bizim ihtiyacımız var. O konuda hiç tereddüdümüz olmaz, hodri meydan getirin” dedi.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bile paketin içeriğine tahammül edemediğini ifade eden Tekin, “Çok önemli bir meseleye de parmak bastı, ‘polise olağanüstü yetki verdik, o yetkilerini kötü kullandı’… Bir deyim var ya, insan cehennemi görmeden, cennete inanmaz. Böylesi bir cehennemli bir süreçten sonra, böyle ısrarlı bir yasayı isteminiz, bir polis devletini kurmanızı kabul etmek mümkün değildir” dedi.

-“DARBEYİ PARLAMENTOYA DEĞİL, DIŞ POLİTİKADAKİ YEDİĞİMİZ BU SORUNLARLA İLGİLİ YAPIN”-

Tekin, “Çıkaracağımız bu yasayı devletin güvenlik kurumları kullanacak, genelkurmay, jandarma, polis bu meselenin neresinde bir soralım, görüşlerini alalım. Alelacele, ne oldu yani? Süleyman Şah Türbesi’ne acele etmiyorsunuz da, parlamentoda gece yarısı darbe yapmak istiyorsunuz. O darbeyi parlamentoya değil, o darbeyi dış politikadaki yediğimiz bu sorunlarla ilgili yapın gücünüz yetiyorsa” diye konuştu.

PYD ile ilgili açıklamasını biraz daha açması istenmesi üzerine Tekin,  haberin bütün gazetelerde ve ajanslarda olduğunu belirterek, “Hiç itirazım yok, olmalı, benim öyle bir sıkıntım da yok ama büyük laflar etmeyeceksiniz, büyük laflar ettiğiniz zaman mahcup olursunuz” dedi.

-“CHP İKTİDARINDA 6 AYDA BU SORUNLAR BARIŞLA SONUÇLANDIRILACAKTIR”-

“CHP iktidarda olmuş olsaydı siz bir nasıl müdahale düşünürdünüz?” sorusu üzerine de Tekin, CHP iktidarında bu meselelerin hiçbirinin olmayacağını söyledi. 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin asla Ortadoğu’daki o kanamalı coğrafyanın bir parçası olmadığını söyleyen Tekin, “Bu süreçte Türkiye barış elçisi olsaydı, bugün Ortadoğu coğrafyasında ne yazık ki tecrit edilmiş bir ülke konumunda olmayacaktık. Şimdi bizim, Irak, Suriye, Mısır ziyaretimizin ne kadar anlamlı olduğunu bugün paylaşmak istiyorum. Ey Davutoğlu, CHP’nin bu çalışmaları sonucu size gönderdiği bu raporları kamuoyuyla paylaşın. İktidar o önerileri ciddiye alsaydı, bugün bu meselelerle karşı karşıya olunmayacaktı. CHP iktidarında çok net söylüyorum, 6 ay içerisinde Ortadoğu coğrafyasında, özellikle komşu ülkelerimizde bu sorunlar barışla sonuçlandırılacaktır” diye konuştu. (ANKA)

Anahtar Kelimeler:
şah değil mat operasyonu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.