Paralel Yapı Tika'nın Çalışmalarını Engellemek İçin Var Gücüyle Çalıştı

ANKARA(ANKA)-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ecdadın emanetlerini Türkiye’de ve dünyanın her yerinde ihya etmeyi sürdüreceklerini söyledi. Geçmişine sahip çıkmayanın geleceğinin olmayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdo

Haberler 07.05.2015, 16:01
Paralel Yapı Tika'nın Çalışmalarını Engellemek İçin Var Gücüyle Çalıştı

ANKARA(ANKA)-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ecdadın emanetlerini Türkiye’de ve dünyanın her yerinde ihya etmeyi sürdüreceklerini söyledi. Geçmişine sahip çıkmayanın geleceğinin olmayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapıyı, TİKA’nın çalışmalarını engellemek, sabote etmekle suçladı.

CumhurbaşkanıErdoğan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) toplu açılış töreninde konuştu. ATO Kongre Merkezindeki açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’nın ambleminin, 5 kıtada insanların umudu, sevinci, heyecanı haline dönüştüğünü kaydetti.

TİKA’nin geçtiğimiz 12 yılda 140 ülkeye yardım ulaştırdığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin, geçtiğimiz yıl 4,5 milyar dolar bulan insani yardım tutarıyla bu alanda 3’üncü sıraya yükselmesinde ve böyle bir bütçenin içerisinde TİKA’nın çok büyük katkısı var. Bizde kurusıkı olmadı. Bizde istismar olmadı, biz yaşadık ve yaşatmaya gayret ettik. Biz sadece samimiyetler, hürmetle, izzetle kardeşlerimize el uzatıyor, umutlarını canlandırıyoruz” dedi.

Konuşmasında MHP’yi eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk milliyetçiliği adına, Orta Asya’yı ağızlarından düşürmeyenler acaba bizim bugün yolunun açılışını yaptığımız Bilge Tonyukuk anıtına bir kez olsun gitmişler mi? Sultan Alpaslan’ın mezarını bulma çalışmalarında sona geldik. Hameset milliyetçiliği yapan ama bu türbenin yerini bildiğini iddia ettiği halde sırf bize zorluk olsun diye söylemediğini iddia edenler, bunu bulduğumuz zaman acaba utanacaklar mı? Hiç sanmıyorum! Çünkü bunlar sadece istismar etmeyi bilir. Bunların defterinde hizmetin yer yok” ifadelerini kullandı.

Suriye’den, Irak’tan her etnik guruptan, her inançtan insana el uzattıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Misafirlerimizi için harcadığımız meblağ 5,6 milyar doları buldu. Buna bile göz dikenler, bizi suçlamak için seçim malzemesi haline dönüştürenler var. Bizim töremizde misafire kapı kapatmak var mıdır? Bizim kültürümüzde eldeki imkânı mazlumdan, mağdurdan, kapına sığınmıştan esirgemek var mıdır? Dünyalarında bu değerleri yaşatmayanlar bu yola tevessül edebilir, ancak biz kendimize yakışanı yapmak zorundayız. Atalarımız bundan 500 yıl önce İspanyol zulmünden kaçan her inançtan on binlerce inşa kucaklarını açmıştı. Körfez savaşında zulümden kaçanlara nasıl sınırlarımızı açmakta tereddüt etmediysek bugünde aynısını yapıyoruz, yarın da yapacağız. Bu insanlar bizim tarihi ve kültürel olarak kardeşimiz olmanın yanında sınır boylarında, özellikle komşumuz ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızın da öz be öz akrabalarıdır” dedi.

-“DAHA ÇOK BÜTÜNLEŞEN BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ”-

Paylaşmanın eksitmediğine, bereketlendirdiğine inanan bir geleneğin, medeniyetin mensupları olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“Ülkemizin ve milletimizin imkânları bu kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için fazlasıyla yeter. Batı ne yaparsa yapsın, biz ne yaptığımızdan sorumluyuz. Onun için bu adımları kararlılıkla atıyoruz ve atacağız. Nasıl dünyanın 140 ülkesinde yardım faaliyeti yürütebiliyorsak, hemen yanı basımızdaki kardeşlerimize de kucak açacak imkâna sahibiz. Biz yanı başımızdakiler başta olmak üzere kardeşlerine kapılarını kapatan değil, tam tersine kardeşleriyle her alanda kucaklaşan, daha çok bütünleşen bir Türkiye için çalışıyoruz. Bundan sonrada aynı şekilde devam edeceğiz.

-“BUNLARIN CİBİLLİYETİ BOZUK”-

Dünyanın en az gelişmiş 49 ülkesine son 6 yılda yaptığımız 1,5 milyar dolar yardımı anlayabilmenin yolu dönüp vicdanınıza dönüp bakmaktır. Dünyanın her yanında yardım yaptığımız insanlara biz önce insan nazarı ile bakıyoruz. Kudüs’teki kutsal mekânlar ve mezarlıklarda yaptığımız çalışmalarla şehrin bin 400 yıla aşkı süredir devam eden Müslüman kimliğine sahip çıkıyoruz. Bunları yapmayan bir Türkiye tarihine, kültürüne medeniyetine sahip çıkmış olabilir mi? Maalesef ülkemizde hala ecdadından adeta utanan, ecdadının mirasına çıkmak şöyle dursun onu ihya edenlere bile karcı çıkan bir anlayış var. Bazı köşe yazarlarını görüyoruz. Ecdat dediğiniz zaman beyler rahatsız oluyor. Niye?  ünkü bunlar köksüz. Çünkü bunların cibilliyeti bozuk.

-“SİZ KİMİN MALINDAN KİMİ KOVUYORSUNUZ!”-

Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Boğazkesen Mescidi şehirde 18. yüzyılda yaşanan depremler sırasında yıkılıyor geriye sadece minaresi kalıyor. Çünkü o minare olmazsa burası mescit değil diyecekler! Caminin bulunduğu yer daha sonra konser alanı yeri haline getiriliyor. Uzun zamandır bu şekilde kullanılan alan tıpkı tren garının yanındaki bir caminin saz evi olarak kullanılması gibi. Gecelerigazino olarak kullanılması gibi. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan caminin inşaatı şuanda sürüyor. Ramazana değilse de Bayram’a yetişecek ve ibadete açılacak. Ama bir ödül töreninde sanatçı olduğu iddiasında birileri çıkıyor biz buraya mescit yaptırmayız, buna izin vermeyiz diyor. Siz kimin malından kimi kovuyorsunuz! Orası zaten ibadet mekânı. Bir süredir amacı dışında kullanılıyordu. Paralel yapının gazetesi de bu törene tam sayfa yer vererek bunlara destek oluyor, arka çıkıyor. Fatihin emaneti konusunda milletin değerlerinden bir haber olanlarla, bunların istismarını yapan şer örgütü bir araya gelebiliyor. Bu iki kesim Gezi olayları sırasındaki gizli işbirliklerini artık aleniyete dökmüş durumdalar. Bunlar kendi ülkemizde hem de Fatih’in emanetinin ihyasını engellemeye çalışıyor.  Geçmişine sahip çıkmayanın geleceği olmaz.

-“HER SALDIRI KARŞISINDA BİZİ BULUR”-

Milletimizin değerlerine yönelik her saldırı, karşısında bizi bulur. Ecdadın emanetlerini ülkemizde ve dünyanın her yerinde ihya etmeyi sürdüreceğiz. Buna ne geziciler, ne paralelciler ne bölücüler mani olamayacak. Buna Diyanete saldırırken, Vatikan’ın ülkemiz aleyhindeki çıkışına destek verenler de engel olamayacak. Paralel yapı kendi faaliyetleri önünde engel gördüğü tüm kurumlar gibi TİKA’nın çalışmalarını engellemek, sabote etmek için var gücüyle çalıştı. Bosna  Hersek’te oradaki kardeşlerimize uygun şartlarda kredi veren Ziraat Bankasının faaliyetlerini sabote etmenin gayreti içinde oldular. Kosova’da Milli kurumlarımızın terörle bağlantılı göstermenin peşine düştüler. Oradaki cami imamlarını vahabi diye, selefi diye taktim etmenin içerisine girdiler. Milli Eğitim Bakanlığımızın yurt dışındaki faaliyetlerini yıllar boyunca akamete uğrattıklarını görüyoruz. Türkiye bunların hepsini aşacak güce sahiptir. Milletimizle birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizle beraber, birlik ve dayanışma içinde projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz.”(ANKA/DEVAM)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@