Osmanlı Derken Bunlar Bizans'ı Yaşamaya Başladı

ANKARA (ANKA) – CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı için istifasının ardından AK Parti’de yaşananlarla ilgili, “Osmanlı f

Osmanlı Derken Bunlar Bizans'ı Yaşamaya Başladı

ANKARA (ANKA) – CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı için istifasının ardından AK Parti’de yaşananlarla ilgili, “Osmanlı filan derken bunlar tam Bizans’ı yaşamaya başladılar. Yani kafalarında, dillerinde Osmanlı ama çevirdikleri film tam Bizans. Kim kimin yanında, kim kimin elinin cebinde, kim kimle saf tutuyor ortalık toz duman karma karışık” dedi.

Koç, dün gerçekleştirilen MYK toplantısının ardından bugün basına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin kurduğu yapay siyasi imparatorluğun ciddi sarsıntılar geçirmeye başladığını ifade eden Koç, “Yalın bir siyasi gözlem bu. Bir muhalefet partisi temsilcisinin, sözcüsünün siyasi yorumu değil. Bağımsız yorumcularında siyaseti izleyen gözlerinde yapabileceği bir değerlendirme” dedi.

-“İLK GİTTİĞİ YER ALTIN MÜZESİ”-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Latin Amerika ziyaretine değinen Koç, “Önce Kolombiya’ya gitti. Kolombiya’da ilk gittiği yer altın müzesi. İlginçtir herhalde alışkanlıktan olsa gerek. ‘Acaba orada altınlar nasıl müzeye konuyor’ diye baktı” değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan’ın daha sonra Küba’ya geçtiğini anımsatan Koç, “Bugün basında var 68 kuşağının da sembolü olan emperyalist baskıya karşı dünya gençliğinin sembolü olan, mücadele azmini körükleyen Che Guevara’nın fotoğrafının önünde resim verdi. Herhalde Che Guevara onu önünde gördüğünde mezarında ters dönmüştür o da ayrı bir olay” dedi.

-“SIRLARLA BERABER GEMİDEN İNDİ”-

Eski MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı için istifasını da değerlendiren Koç, “Yani bu kişi taşıdığı bütün sırlarla beraber sarayının gemisinden ineceğini söyledi. Devletin en önemli kurumlarının başında gelen MİT’te başkanlık yapmış bir kişinin bütün görevi boyunca taşıdığı sırlarla beraber görevinden çekilerek siyasete girmesi yadırganacak bir olay. Yani sıcak siyaset ortamına daha önce taşıdığı görevin bütün yüküyle beraber girmeleri pek olağan bir tablo değildir” dedi.

Fidan’a zaten yasal koruma sağlandığını ve o tarihten sonra adı etrafında çeşitli tartışmaların döndüğünü ifade eden Koç, Oslo görüşmelerine, 17 – 25 Aralık süreci ve Suriye’yle ilgili tapelere işaret etti. İran bağlantılarıyla ilgili ileri sürülen iddiaların da önemli olduğunu belirten Koç, “Yani bir hukuk devletinde hukuk devleti kurulları dışında birçok sürecin içine girdiysen, yani mevcut siyasi iktidarın suç ortaklığına sürüklenmişsen şimdi siyasete girmenin ne getireceğini, ne götüreceğini tartışmak gerekiyor. Zaten koruma zırhın var kanunen. Şimdi milletvekilliğinin getirdiği, siyasi dokunulmazlığa müracaat” diye konuştu.

-“SARAYDAN FİDAN KAÇIRMA”-

Niyetin daha farklı da olabileceğini söyleyen Koç, “Her mevkiinin tek muktediri olan, aklı sıra 7 Haziran sonrası için kendisine dönük planlar hazırlayan, yapan baş muktedir acaba alttan alta kendi adamları tarafından mı kuşatılıyor? Bu da önemli soru işaretlerinden bir tanesi. Yani şuanda oynayan filme saraydan Fidan kaçırma diyebiliriz. ‘Saraydan Fidan Kaçırma’ şu anda oynanan oyunun adı” dedi.

Bugüne kadar tüm yaşananların hesabının ödenmesi noktasında da safların yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığını ifade eden Koç, şunları kaydetti:

“Bu kürsüde zaman zaman mevcut Başbakanı siyaseten ağır olarak da eleştirdik, ‘yürütmenin başındaysan görevinin gereğini yap’ dedik. Hükümet Sözcüsü ağır abi Sayın Arınç çok ciddi bir yüz ifadesiyle yürütmenin başındaki Sayın Davutoğlu’na gerçekten Başbakanmış gibi sahip çıktı. Parti Sözcüsü Sayın Beşir Atalay Sayın Davutoğlu’nu arkalayan açıklamalarını yine dün izledik. Ali Babacan’la Mehmet Şimşek’in merkez bankası başkanı Sayın Erdem Başcı’ya sahip çıkışını biliyoruz. Kenardan, köşeden fırsat buldukça onu sahiplenen açıklamalarını kamuoyunda takip ediyoruz. Yani bütün bunlar Kaçak Saraya bir siyasi karantinanın başladığını, bir siyasi izolasyonun, tecritin başladığının işaretleri. Bana düşen şuanda ‘Aferin Ahmet Bey sen bu yolda devam et.’ Hep eleştirmeyeceğiz bak takdirde ediyoruz Ahmet Beyi. Davutoğlu’nun yavaş yavaş Başbakanlığa ısındığını görüyoruz. İşin özeti; Osmanlı filan derken bunlar tam Bizans’ı yaşamaya başladılar. Yani kafalarında, dillerinde Osmanlı ama çevirdikleri film tam Bizans. Kim kimin yanında, kim kimin elinin cebinde, kim kimle saf tutuyor ortalık toz duman karma karışık.”

-“BİRBİRİNİZE KUMPAS KURACAKSINIZ SONRA BİZ SAFMIŞIZ DİYE BAĞIRACAKSINIZ”-

AK Parti’de kartların yeniden karılmaya başlandığını, siyasi oyunun yeniden kurulduğunu savunan Koç, şöyle devam etti:

“Tabi bütün bunun sonunda da yaşanan bunca rezaletin faturasının da  sarayda iskana mecbur bırakılacak ve siyaseten yalnızlaştırılacak kişiye kesileceği de şimdiden gözüküyor. İnşallah sarayın duvarları kalındır. Hanginiz ne planın peşinde olursanız olun, hanginiz hangi suç ortaklığınızın belgelenip açığa çıkmasından korkarsanız korkun, hanginiz hanginize karşı ne tezgahı planlarsanız planlayın eninde, sonunda birbirinizi yiyeceksiniz, birbirinizi ele vereceksiniz, birbirinize kumpas kuracaksınız. Alışıksınız kumpaslara çünkü. Ondan sonra bir kısmınız bağıracak yine ‘biz çok safmışız, kandırıldık’ diye. Kendi kendinize bu oyunları oynayacaksınız. Siyaset bunu gerektiriyor. Bir kısmınız kurtulmak istiyor çünkü bu yükün altından. Halka karşı bugüne kadar kurduğunuz tuzakları şimdi birbirinize karşı kurmaya başladınız. Artık onların deyimiyle söylüyorum kim sır küpü, kim dolar küpü, kim tezgah küpü, kim keskin sirke küpü hep beraber önümüzdeki dönemde göreceğiz. ‘İhanetin nedeni olmaz er veya geç bedeli olur’ diyor Atatürk. İhanetin nedeni olmaz, er veya geç bir bedeli olacak. O bedeli de bu kadrolar ödeyecek.”

-“GÜNLÜK DEVALÜASYON YAŞANAN ÜLKE HALİNE GELDİK”-

Ekonomide son dönemdeki gelişmelere de değinen Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklendi. Koç, “Ekonomide yetkili yetkisiz herkesin iktidar kanadındaki müdahalesiyle karmakarışık bir gündem yaşanıyor. Gezi olayları sırasında dolar 10 kuruş arttı diye faiz lobisi, kemirgenler, çapulcular, demediğini bırakmamıştı birisi. Şimdi her gün konuşuyor. Her gün konuşuyor dolar 2,51. 10 kuruş arttığında yeri göğü inletmişti. Kim bu işin sorumlusu?” diye sordu.

Türkiye’nin iyi yönetilmediğini belirten Koç, “Dolar kurundaki bırakın 10 kuruşu her 1 kuruşluk artış, reel sektörün 1,8 milyar Türk lirası kur zararı yazmasına neden oluyor. Yani özeti, Türk lirası son 2 ayda yüzde 12,6 değer kaybetti. Bugün akşam rakam ne olur. Günlük devalüasyon yaşanan bir ülke haline geldik” dedi. (ANKA/SON)

(GO/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.