Meclis'te Yumruklu Kavga Çıktı, Vekiller Yaralandı

ANKARA(ANKA) - Meclis Genel Kurulu’nda İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde yumruklar, tekmeler konuştu. CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, merdivenlerden düştü. CHP Manisa Hasan

Meclis'te Yumruklu Kavga Çıktı, Vekiller Yaralandı

ANKARA(ANKA) - Meclis Genel Kurulu’nda İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde yumruklar, tekmeler konuştu. CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, merdivenlerden düştü. CHP Manisa Hasan Ören’in kaşı açıldı.

Genel Kurul’da tekmeli yumruklu kavga öncesinde tutanaklara şu konuşmalar yansıdı:

 

-“SAZAN” ATIŞMASI ÇIKTI-

 

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, bir dakika ama, oylamayın, bir saniye efendim.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan…

BAŞKAN - Sayın "Zazani…"

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Ayağa kalkmışım, sazan değil, sazan sizsizin, sataşma var.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Hayır, yanlış bir işlem yapıyorsunuz.

BAŞKAN - Sayın Tanrıkulu, anladım da, her zaman ayağa kalkamazsınız efendim.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Olur mu be, olur mu!

BAŞKAN - Önergeyi okudum.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sazan sizsiniz, sözünüzü geri alın.

BAŞKAN - Sözümü ben geri almıyorum efendim, alamıyorum.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sazan sizsiniz, sazan.

BAŞKAN - Efendim?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sazan sizsiniz.

BAŞKAN - Lütfen ya, yazık, kendinize yazık.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, bir saniye, Sayın Başkan, bir saniye…

BAŞKAN - Gerçekten yazık, gerçekten yazık yani. Ben "Sayın Zazani" diye… Burada söz istiyor.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Beni dinleyeceksiniz, beni dinleyeceksiniz.

BAŞKAN - Lütfen ama…

 

-ONA "SADDAM", BANA "BARZANİ" DİYORSUNUZ…-

 

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, bir dakika dinleyin.

BAŞKAN - Yazık, yazık, doğru değil yaptığınız yani.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Ona "Saddam", bana "Barzani" diyorsunuz…

BAŞKAN - Evet, Sayın Zozani, buyurun.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Çorba etti Başkan.

BAŞKAN - Sayın Zozani, buyurun.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, önce itiraz etti, itirazı var.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, rica ediyorum bir defa dinleyin.

BAŞKAN - Bir müsaade edin, Sayın Zozani deminden bu tarafa…

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Hayır, bir saniye. Benim teklifim oylandı.

 

-"SAYIN BAŞKAN, KARIŞTIRDINIZ HER ŞEYİ, ÇOK YORULDUNUZ"-

 

BAŞKAN - Zorla mı alacaksınız Sayın Tanrıkulu?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Hayır, bir saniye, Sayın Başkan, bir saniye.

BAŞKAN - Oturun, vereceğim diyorum size.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Tamam, bir saniye ama.

Oylandı. Oylamadan önce…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan…

BAŞKAN - Evet, buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, bir saniye efendim.

Sayın Sezgin Tanrıkulu, Sayın Zozani'den önce söz istedi. Siz şimdi…

BAŞKAN - Ama Sayın Hamzaçebi, siz de görüyorsunuz. Önergeyi okuduk, oylama yapıyoruz, oylama sırasında söz isteniyor; bu, doğru mu peki?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, ben oylamadan önce istedim, yanlış yaptınız, oylamadan önce söz istedim.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, karıştırdınız her şeyi, çok yoruldunuz.

BAŞKAN - Doğruyu söyleyin o zaman.

Sayın Tanrıkulu, buyurun, dinliyorum sizi.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Ben oylamadan önce söz istedim, usul yanlışı yaptınız.

Bakın, ben bu Mecliste en fazla yasa teklifi veren milletvekillerinden bir tanesiyim.

BAŞKAN - Güzel.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Bütün bu mevzuatın, sizin anlamadığınız mevzuatın insan haklarına uygun hâle getirilmesi için çalıştım. Burada CHP adına bir tarih yazdım, Mecliste.

Şimdi, benim, insan haklarına uygun, demokrasiye uygun bir yasa teklifimi Adalet ve Kalkınma Partisinin, Hükûmetin otoriter bir yasasına zemin hazırlıyorsunuz. Ben de bunu istemiyorum. Ben bunu söyleyeyim, sonra onu yapın. O yüzden geri çekiyorum. Niye bunu söylememe müsaade etmiyorsunuz?

BAŞKAN - Önergeniz okundu efendim.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Var mı gerekçede bu? İlk önce dinleyeceksiniz!

BAŞKAN - Efendim, usul bu, uygulama bu. Ne yapalım yani?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Bakın, ilk önce dinleyeceksiniz, sonra bana vereceksiniz!

BAŞKAN - Sayın Zozani, buyurun.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Gerekçesi var önergenin. Önerge olarak işleme alıyorsanız önergenin gerekçesi olur, gerekçesini izah etmesi lazım. Açın, bakın Sayın Başkan

BAŞKAN - Efendim, teşekkür ediyorum.

Sayın Hamzaçebi, buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başkan, biraz önce Sayın Sezgin Tanrıkulu ayağa kalktı, söz istedi. Sanıyorum sizin bir cümlenizi Sezgin Tanrıkulu o tartışmalar içerisinde duymadı. Söylediğiniz cümle şuydu: "Yazık size, yazık!" Siz bir milletvekilini azarlama, küçümseme olanağına mı sahipsiniz? Hangi hakla bunu söylüyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, "'Zazan' dediniz." dedi bana, onun için söyledim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Bu doğrudan doğruya Sayın Tanrıkulu'nun…

BAŞKAN - Burada Sayın Milletvekili Sayın Başkan Vekiline söyleyecek efendim, karşılığı olmayacak, öyle mi?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, ben sataşmadan söz istiyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Efendim, siz…

BAŞKAN - Benim "Zazan" dediğimi söyledi kendisine, onun için söyledim, doğru.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - O zaman tutanakları getirin, bakacağız.

BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, ne için söylendiğini, Sayın Tanrıkulu'nun ne söylediğini siz duymamışsınız veya söylemiyorsunuz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ben Sayın Tanrıkulu'nun cümlesini bilmiyorum ama…

BAŞKAN - Benim kendisine "zazan" dediğimi söyledi, onun için söyledim ben. Lütfen ama tutanakları isteyin, bakın. Sayın Tanrıkulu bana kendisine "zazan" dediğimi söyleyerek hitap ettiği için söyledim.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Evet!

 

BAŞKAN - Değil dedim, yazık o zaman dedim, söyledim ben, inkâr etmiyorum.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Tutanakları getirin, bakacağız. Tamam mı?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Peki, Sayın Başkan, sizin bir milletvekiline "Yazık size, yazık!" deme hakkınız var mıdır? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Efendim, o şekilde söylerse var, lütfen ama. Kendisine söylemediğim bir şeyi söylüyor, tabii ki söylerim, söylemediğim bir şeyi söylüyor.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Hayır, yok! Sayın Başkan, yok, öyle bir şey söyleyemezsiniz! Siz kimsiniz!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, tutanakları talep ediyorum.

BAŞKAN - Tabii, tutanakları isteyin, "Sayın Zazani" dedim ben.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, bunu söyleyemezsiniz, bana söyleyemezsiniz.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan…

BAŞKAN - Konuştunuz Sayın Zozani.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Konuşmadım.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, velev ki ben yanlış anladım. Siz bunu söyleyemezsiniz!

BAŞKAN - Ne demek yani yanlış anlamadınız?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - O zaman bana "Yazık sana." diyemezsiniz.

BAŞKAN - Evet, dedim ben bunu.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Diyemezsiniz işte!

BAŞKAN - Dedim arkadaş, dedim Sayın Tanrıkulu. Sizin sözünüzden dolayı dedim ben bunu.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - O zaman özür dileyeceksiniz!

BAŞKAN - Özür dileyecek bir şey söz konusu değil efendim. Hayır dilemiyorum efendim, hayır, hayır, lütfen.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Size yazıklar olsun, bin kere yazıklar olsun! Senin tarihin kadar benim demokrasi tarihim var.

BAŞKAN - Benim size söylemediğim bir sözden dolayı bana…

Lütfen.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sana yazıklar olsun, bin kere yazıklar olsun!

BAŞKAN - Buyurun Sayın Zozani, zaten soy isminiz var, tartışma konusu oldu.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, öncelikle çok yorulduğunuzun farkındayız. İsimleri de artık karıştırmaya başladınız.

BAŞKAN - Teşekkür ederim düşündüğünüz için.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - İsimleri, soy isimleri telaffuz etmekte zorlanıyorsunuz.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) - Daha çok yorulacaksınız.

BAŞKAN - Ben değilim efendim.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Size tavsiyemiz biraz dinlenmeniz, bu bir.

BAŞKAN - Önce siz kendiniz dinlenip gelin o zaman Sayın Zozani. Siz bütün bunları söyleyeceksiniz, cevap vermeyeceğiz öyle mi?

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, tabii ben çok sakinim, siz çok yoruldunuz yani…

BAŞKAN - Lütfen ama.

Ben çok sakinim efendim, ben gayet sakinim, konunuza girin. Doktorluk yapmaya da kalkışmayın burada kimseye. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, psikolojinizi anlayabiliyorum bunun için doktor olmaya gerek yok.

BAŞKAN - Kendi psikolojinize bakın önce.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, müsaade edin derdimi anlatıyorum.

Esas meseleye geleyim, Sayın Başkan, Komisyon Başkanı da demin yaptığı açıklamada İç Tüzük 35'e göre işlem yaptığını ifade etmiştir. İçişleri Komisyonumuzun İç Tüzük 35'e göre, Hükûmetin göndermiş olduğu 43 maddelik tasarıyla milletvekillerinin daha önce Meclis Başkanlığına verdiği kanun tekliflerini birleştirerek görüştürme yetkisi yoktur, bu bir.

İkincisi, İçişleri Komisyonumuzun 684 sıra sayısıyla Meclis Genel Kurulu gündemine, Meclis Başkanlık Divanı aracılığıyla gönderdiği rapor yetersiz, eksik rapordur. Şu nedenle: Hükûmetin göndermiş olduğu 43 maddelik tasarının madde gerekçeleri burada yer almaktadır. Ancak, bizim burada görüşmeye başlayacağımız tasarı, komisyon çalışmaları aşamasında, alt komisyon ve üst komisyon çalışmalarında 132 maddeyle çıkmıştır ancak burada 132 maddenin madde gerekçeleri yer almamaktadır. Dolayısıyla, İç Tüzük'ün 85'inci maddesine göre, eksik işlem yapmıştır. Sizin, bu işlemi, bu eksikliği gidermek için İç Tüzük'ün 85'inci maddesine göre işlem yapmanız gerekmektedir.

BAŞKAN - Evet, teşekkür ediyorum Sayın "Zazani."

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, bir saniye ya...

BAŞKAN - İç Tüzük'ün 75'inci maddesine göre...

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Bir saniye... Bir saniye... Ayağa kalkmışım, bu Meclisin nesiyim? Elimde İç Tüzük var, beni göreceksiniz ilk önce! Beni göreceksiniz ilk önce!

BAŞKAN - Buyurun.

 

-GEVREK TARTIŞMASI-

 

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Böyle gevrek gevrek de gülmeyin! Gülmeyin böyle! (AK PARTİ sıralarından "Aa!" sesleri) Bir saniye...

BAŞKAN - Şimdi, sizin gibi...

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, bir saniye... Söz istedim, bir saniye... Ayaktayım. İç Tüzük'ün 69'uncu maddesine göre, biraz önce şahsıma sataştınız, laf söylediniz, söz istiyorum.

BAŞKAN - Siz, benim şahsıma sataştınız, onun için söyledim.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Hayır, o zaman siz de cevap verin, ben de cevap vereyim.

OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkan, siz de söz alın.

BAŞKAN - Hayır, sataşmadan dolayı söz veriyorum, buyurun.

Buyurun, iki dakika söz veriyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Ama, söylediğiniz sözü de söyleyin hatırlayabilecekseniz.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, söylerim.

BAŞKAN - Hatırlayacaksanız söyleyin önce, söyleyin.

Buyurun...

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Buraya kadar gelip haksız hakaretini yapacaksın, sana söz söylenmeyecek, öyle mi?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Bir saniye...

BAŞKAN - Buyurun, dönün önünüze.

-KAVGA ÇIKTI OTURUMA ARA VERİLDİ-

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sen hakaret etme hakkına sahipsin, başkası sana bir şey demeyecek, öyle mi?

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Bir saniye... Bir saniye...

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Buraya kadar gelip her türlü hakareti yapıyorsun, sana söz söylenmeyecek öyle mi? (CHP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Bir saniye... Bir saniye... Bu, ne oluyor şimdi?

BAŞKAN - Buyurun siz.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Bu, ne oluyor şimdi? Bu, ne oluyor?

(AK PARTİ ve CHP sıralarından bir grup milletvekilinin kürsü önünde toplanmaları, gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 22.27

Genel Kurul’da çıkan yumruklu, tekmeli kavganın ardından CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, merdivenlerden düştü. CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören’in kaşı açıldı.

-CHP’Lİ ÖREN KAVGAYI ANLATTI-

ANKA’ya konuşan CHP Manisa Hasan Ören, kavgayı şöyle anlattı:

 “Tahrik ediyorlar, saldırıyorlar. Tanrıkulu kürsüdeyken AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal kürsüye gitti, grubuna işaret verdi. AK Partili vekiller hücum etti. Anlaşmalı geliyorlar. AKP’li vekiller kürsüye yürüdü. Kürsüde Sezgin vardı, Sezgin’in üzerine yürüdüler. Vurucu timleri var.20 milletvekili bununla görevlendirilmiş. Ağızlarından köpükler akıyor. Öldürmeye geliyorlar. Metin Külünk başta geliyor, nedir bu adamın derdi, neden bu kadar tahrik ediyor.”

Yumruklu,tekmeli kavga çıktığını ifade eden Ören, “Orhan Düzgün boşluğa düştü,  3 metre düştü, sırtı mermere geldi, eğer kafası gelseydi çok kötü şeyler olabilirdi. Revirde müdahalesi yapıldı. Sırtında morluklar var” diye konuştu. (ANKA)

(MG/OLÇ)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.