Kılıçdaroğlu(2/son): Al Aracı Kendin Kullan, Ona Biraz Hafif Gelir Ama Kullansın

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Diyanet İşleri Başkanlığı makamına bu arabanın daha lüksü gerekir” sözlerine yanıt vererek, “Bu sözlerle kendi oturduğu kaçak sarayı meşrulaştırm

Haberler 12.05.2015, 09:02
Kılıçdaroğlu(2/son): Al Aracı Kendin Kullan, Ona Biraz Hafif Gelir Ama Kullansın

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Diyanet İşleri Başkanlığı makamına bu arabanın daha lüksü gerekir” sözlerine yanıt vererek, “Bu sözlerle kendi oturduğu kaçak sarayı meşrulaştırmak istiyor. ‘Ben kaçak sarayda oturuyorum, çok lüks yaşıyorum, bana bir ortak lazım’ diyor. Ben duysaydım, aracı iade ettirmezdim, diyor. Al aracı kendin kullan. Ona biraz hafif gelir ama alsın, kullansın” dedi.

Kılıçdaroğlu, “İslamcı” olduğunu söyleyenlerin “israf batağında” bulunduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

“İsraf haramdır ama boğazımıza kadar israf içindeyiz. Arınç’ın yaptığı tespit çok önemli, ‘Bu kadar israf olmasa vergi almaya bile gerek yok’ diyor. Düşünebiliyor musunuz? Oysa ilk iktidara geldiklerinde ‘Lojmanları, lüks araçları satacağız’ dediler. Sonra hepsi kral gibi bir yerlerde yaşıyor. Sarayı ODTÜ’ye vereceğiz. ODTÜ orayı bir bilim, sanat, kültür merkezi haline getirir. Cumhurbaşkanı’na başka bir yer vereceğiz. (Çıkmam derse) Herkes yasalara uymak zorundadır. Ülke derebeylikle yönetilmez. Parlamentodan yasa çıkar, o da oraya gider.”

-“CUMHURBAŞKANI BENİM MUHATABIM DEĞİL AMA BENİ MUHATAP ALIYOR”-

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Diyanet İşleri Başkanlığı makamına bu arabanın daha lüksü gerekir” sözlerini şöyle değerlendirdi:

“Bu sözlerle kendi oturduğu kaçak sarayı meşrulaştırmak istiyor. ‘Ben kaçak sarayda oturuyorum, çok lüks yaşıyorum, bana bir ortak lazım’ diyor. Ama Diyanet İşleri Başkanı’nın ibret-i alem olsun diye iade etmesi, herhalde benim için söylemiyor bunu, vatandaş için de söylemiyor. Kim ondan ibretlik dersi alacak? Lüks içinde yaşayanlar. Kim onlar? Halkın seçip gönderdiği ama halkın sorunlarına sırtını dönüp lüks içinde yaşayanlar. Ben duysaydım, aracı iade ettirmezdim, diyor. Al aracı kendin kullan. Ona biraz hafif gelir ama alsın, kullansın. Ne olacak yani?

Cumhurbaşkanı benim muhatabım değil ama o beni muhatap alıyor. Sen Cumhurbaşkanısın, tarafsız olacaksın. Tarafsız olacağına dair namusun ve şerefin üzerine yemin ettin. Namus ve şeref kavramlarının içi bu kadar boşaltılabilir mi? Ben sorumsuzum, diyor. Tarafsızlık kuralına uymak bir sorumluluk gerektirir. Eğer bir Cumhurbaşkanı bu sorumluluğu kendi vicdanında hissetmiyorsa ne diyeceğiz biz ona? İstediği kadar konuşsun, hiç umrumda bile değil.

HDP, Meclis’e girse de girmese de başkanlık sistemi olmaz.” (ANKA/SON)
(HM/AYÇ)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@