Kılıçdaroğlu: Tam Bir Aldatmaca, Seçim Yatırımı

ANKARA (ANKA)- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hafta sonu Dolmabahçe’de yapılan görüşmeden çıkan “silah bırakma çağrısına” değinerek, “Kamuoyu bilmiyor, açıklamalar yarım ağızla yapılıyor, şifreli yapılıyor. Bu anlayışla ben b

Kılıçdaroğlu: Tam Bir Aldatmaca, Seçim Yatırımı

ANKARA (ANKA)- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hafta sonu Dolmabahçe’de yapılan görüşmeden çıkan “silah bırakma çağrısına” değinerek, “Kamuoyu bilmiyor, açıklamalar yarım ağızla yapılıyor, şifreli yapılıyor. Bu anlayışla ben barışın geleceğine inanmıyorum. AKP ile HDP arasında bir seçim işbirliği var. Tam bir aldatmaca, seçim yatırımı. İki tarafın da gizli kişisel ajandaları var” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri, hafta sonu Dolmabahçe’de yapılan görüşmede çıkan “silah bırakma” çağrısına değinerek şöyle dedi:

“Sordular gazeteciler ne diyorsunuz diye, verdiğim cevap gayet açık, silahın olmadığı bir Türkiye hepimizin özlem duyduğu bir Türkiye’dir. Silah bırakılıyorsa ancak ondan sevinç duyarız. Buyursunlar silahlarını bıraksınlar. Bunu söyledim.

-“PEKİ BU ŞİFRELİ METNİN ARKASINDA NE VAR?”-

Ama bu açıklamayı 10 maddeyle şekillendirdiler. İçinde özgürlük diyor, barış diyor, her şey diyor, soyut kelimeler. Bunlara karşı çıkacak halimiz yok. Özgürlük geldi de biz karşı mı çıktık, barış geldi de biz karşı mı çıktık, hayır.

Peki bu şifreli metnin arkasında ne var?

Onu bilen var mı, onu biz bilmiyoruz.

Hürriyet iyi bir gazetecilik örneği yaptı, 10 maddenin şifrelerini yazdı.

Şimdi benim merak ettiğim nokta şu, hani özgül ağırlığı olan birisi vardı, soruyorlar ortak açıklama mı yapacaksınız, hayır diyor, hayır ortak açıklama yapmayacağız, tak ertesi gün de ortak açıklama yaptılar. Böylece bir grama inmiş özgür ağırlığı sıfırlanmış oldu.

-“BU AÇIKLAMA KONUSUNDA BİR MUTABAKAT VAR MI?”-

Açıklamayı yaptılar, benim merak ettiğim bir soru var, bu açıklama konusunda bir mutabakat var mı? Eğer mutabakat varsa mutabakat konularının ayrıntıları nelerdir, biz bunu bilmek isteriz. Eğer bir mutabakat yoksa neden toplantıdan sonra HDP ile AKP birbirini suçlamaya başladı.

-“AÇIKLAMALAR YARIM AĞIZLA YAPILIYOR, ŞİFRELİ YAPILIYOR”-

Nedir bu olay, kamuoyu bilmiyor, açıklamalar yarım ağızla yapılıyor, şifreli yapılıyor açıklamalar.

Efendim siz de buna destek verin, barışın karşısında olan kimse yok ki… Birisi ekmeğini yiyor da gidip elinden ekmeği mi aldık, hayır. Birisi silah sıkıyor da biz evet silah atmaya, kurşun atmaya, insan öldürmeye devam et mi dedik, hayır böyle bir şey yok.

-“BU ANLAYIŞLA BEN BARIŞIN GELECEĞİNE İNANMIYORUM”-

Bu anlayışla ben barışın geleceğine inanmıyorum. Güvensizlik üzerine inşa edilen bir süreç Türkiye’ye barış getirmez. Hemen arkasından açıklama yapıldı, barışın önündeki en büyük engel AKP’dir diye. AKP tarafından açıklama yapıldı, en büyük engel HDP’dir diye.

-“AKP İLE HDP ARASINDA BİR SEÇİM İŞBİRLİĞİ VAR”-

Açık ve net söyleyeyim AKP ile HDP arasında bir seçim işbirliği var ve bu işbirliğini götürmek istiyorlar.  Yaptıkları budur. Bir işbirliği.

Peki bu sorun nasıl çözülür. Bu sorunu  Türkiye’de çözecek olan tek parti CHP’dir. 

“BU SORUNU ÇÖZMEK İÇİN ADRES KANDİL VEYA BİR BAŞKA YER DEĞİL, ADRES TBMM’DİR”-

Bu sorunu çözmek için adres Kandil veya bir başka yer değil, adres TBMM’dir. Sorunu burada çözeceksiniz dedik. Şimdi bizim dediğimizi ağır ağır seslendirmeye başladılar.

Son yapılan açıklama hükümetin açıklaması mı, hayır. Abdullah Öcalan’ın açıklaması. Hükümet nerede, niye bir açıklama yapmıyor. Neden sen bir açıklama yapmıyorsun?

-“SAMİMİ VE DÜRÜST DEĞİLLER”, “ İKİ TARAFIN DA GİZLİ KİŞİSEL AJANDALARI VAR”-

Bu sorunun çözümü için baştan söyledik, bir adres TBMM olmak zorundadır. İki bu sorunu çözmek isteyenler dört şarta uymak zorundadır; bir samimi ve dürüst olacaksınız, samimi ve dürüst değiller, iki gizli kişisel bir ajandanız olmayacak, iki tarafın da gizli kişisel ajandaları var, üç millete izah edemeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz, öyle angajmanlar var ki anlaşılıyor ki açıklama yapmaktan korkuyorlar, dört CHP ve diğer muhalefete bilgi vereceksiniz. Söylediğimiz bunlar.

-“TAM BİR ALDATMACA, SEÇİM YATIRIMI”-

Dört şart uygulanıyor mu, hayır uygulanmıyor.

Tam bir aldatmaca, seçim yatırımı.

Peki Abdullah Öcalan açıklama yaptı, oturuldu, Dolmabahçe’de okundu, PKK silah bıraktı mı, bırakmayacağız diyor. Peki o zaman sormak gerekiyor silahların gölgesinde siz bunu nasıl yapacaksınız? O nedenle bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Barışı istiyoruz, memleketimizde huzur istiyoruz, kavga olmasın istiyoruz, dürüstçe herkesin düşüncelerini özgürce açıklamasını da istiyoruz. Biz demokrasiden yanayız ama gizli kapaklı olaylarla bu olayın çözüleceğine birileri inanıyorsa kimse inanmasın. Bu olay bu yolla bu yöntemle asla çözülmez.

-“YÜZDE 10 SEÇİM BARAJINI KALDIRACAKSINIZ”-

Peki çözüm, siz gerçekten samimiyseniz, ben bu sorunu çözmek istiyorum diye yola çıkacaksanız bunun ikinci bir yolu daha var, ikinci bir şartı daha var, nedir yüzde 10 seçim barajını kaldıracaksınız.

Türkiye’nin en temel sorununu CHP çözer. Bunu herkes çok iyi bilsin. Biz samimi ve dürüst olacağız. Seçim barajı, demokrasinin önündeki en ciddi engeldir seçim barajı. Kaldırmıyoruz diyorlar. Üç mü istiyorlar üç, beş mi istiyorlar beş, yedi mi yedi, getirin parlamentoya çıkaralım. ‘Efendim, anayasanın da değişmesi lazım’. Söz, yüzde 10 seçim barajını indirin anayasada o değişiklik için de sizlere destek vereceğiz. Yüreğiniz varsa gelin.

-“KENDİ ARALARINDA PAZARLIKLAR VAR”-

Bunları yapmıyorlar, kendi aralarında pazarlıklar var. O pazarlıkları götürüyorlar. Suçlanacak kişi olarak da CHP’yi görüyorlar. Buradan Kürt kökenli bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Samimi ve dürüstüz, ahlaklıyız, demokrasiyi istiyoruz, etnik kimlik üzerinden siyaset yapmıyoruz, inanç üzerinden siyaset yapmıyoruz, seni ikinci sınıf yurttaş görmüyoruz. CHP’ye bu sorunun çözümü konusunda güveneceksiniz. Nasıl emeklilere Ramazan ve Kurban Bayramında birer maaş ikramiye veriyorum sözünü verdiysem bu sorunu çözmenin yolunu yöntemini de ben biliyorum, çözeceğim ben bunu.

Kendisi demokrat olmayan Meclis’e baskı yasaları getiren bir iktidar bu kadar temel bir sorunu çözebilir mi?  Devleti hizmet eden bir kurum olmaktan çıkarıyor, elinde sopa olan bir kurum haline dönüştürüyor. Ortaçağ’a doğru gidiyor.” (ANKA/DEVAM)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.