Hdp İmralı Heyetinden Hükümete: Ortada Bir Masa Var Ama Koltukları Boş

ANKARA (ANKA) – Çözüm Süreci görüşmelerini yürüten HDP’nin İmralı Heyeti, basın toplantısıyla hükümete çağrıda bulundu. HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya "Cumhurbaşkanı ortada bir masa yok diyor. Ortada bir masa var. Bi

Haberler 30.04.2015, 21:37
Hdp İmralı Heyetinden Hükümete: Ortada Bir Masa Var Ama Koltukları Boş

ANKARA (ANKA) Çözüm Süreci görüşmelerini yürüten HDP’nin İmralı Heyeti, basın toplantısıyla hükümete çağrıda bulundu. HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya "Cumhurbaşkanı ortada bir masa yok diyor. Ortada bir masa var. Bir masa yapıldı İmralı’da. Ortada bir masa var ama koltukları boş. Ortada bir masanın olmaması kesinlikle doğru değildir" dedi.

HDP’nin İmralı heyetinde yer alan Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek, Çözüm Süreci’nde gelinen son noktayı değerlendirdi.

Toplantıda heyet adına konuşan Önder, basın toplantısının amacını, “İmralı müzakere  heyeti olarak sürecin geldiği aşamayı yaşanan tıkanıklığı ve iktidar bloğunun bu meseleyi seçime kurban edecek sığ yaklaşımını paylaşmak amaçlıdır” sözleriyle anlattı.

Önder, artık süreçte yolun sonuna geldiklerini ancak toparlama görevinin ise Hükümete ait olduğunu dile getirdi.

Müzakere heyeti olarak hükümete taleplerini ileten Sırrı Süreyya Önder, bu basın toplantısında Öcalan’ın talepleri doğrultusunda yapıldığını da sözlerine ekledi.

-İKTİDAR BLOĞU İKİYE BÖLÜNDÜ-

Çözüm Süreci’nde iktidar bloğunun iki bölündüğünü belirten Önder, bunun bir tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer tarafında ise Hükümet olduğunu, ancak bunların da kendi içlerinde birçok parçaya bölündüğünü öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Ortada bir masa yok” sözlerine yanıt veren HDP İstanbul Mlletvekili Önder şöyle dedi:

“Biz isterdik ki, Cumhurbaşkanı ‘ortada masa yok, taraf da yok, Kürt sorunu da yok’ dediği zaman Başbakan Davutoğlu ya da Başbakan Yardımcısı Akdoğan veya çözüm kurulunun  diğer yetkililerden  birisi çıksın, ‘Sayın Cumhurbaşkanı bu mesele öyle değil, biz de böyle mutabık kalmadık’ desinler diye bir gün bekledik. Siyaset eşittir;  riyakarlık değil, siyaset eşittir; erdemsizlik hiç değil. En genel basit ahlak anlayışı söylediğinizde  tutarlılık ve ciddiyet olmasını öngörür. Cumhurbaşkanı ortada bir masa yok diyor. Ortada bir masa var. Bir masa yapıldı İmralı’da. Ortada bir masa var ama koltukları boş. Ortada bir masanın olmaması kesinlikle doğru değildir. Ortada bir masa vardır.”

-CUMHURBAŞKANI İZLEME KOMİTESİNİ İTİBARSIZLAŞTIRDI-

Hükümetle izleme komitesi ve isimler üzerinde mutabık kalındığını ancak birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, çıkıp, “ben buna karşıyım” açıklamasının ardından durumun değiştiğini belirten Önder, “İlan ediyorum; biz bu üçüncü göz ya da izleme komitesi ve  bu isimler üstünde Hükümet’le mutabık kalmıştık, Cumhurbaşkanı ‘karşıyım’ demecinden birkaç gün önce, isimler üzerinde mutabık kalmıştık. Cumhurbaşkanı bunu o kadar itibarsızlaştırdı ki şimdi soruyorum; hangi bağımsız aydın, akademisyen bu izleme komisyonunda yer almayı kabul edebilir bundan sonra?” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın izleme komitesini itibarsızlaştırdığını vurgulayan Sırrı Süreyya Önder konuşmasına şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanı bunu  ihanetle, devletin çökmesi ile eş anlama oturttu. Biz bundan sonra bu masaya oturacak izleme heyeti hüviyeti ile oturacak insanlara nasıl güvenebiliriz.  Bunların iktidar bloğunun manipülasyonu altında olmasından nasıl emin olabiliriz? Ciddiyetten çok uzak olan Hükümete ciddiyete eş değer bir ciddiyet sergilemelerini istiyoruz. Öcalan bu barış sürecinin en temel inisiyatifini alan meseleyi demokrasi şemsiyesi altında geliştiren bir liderdir. Yaptıkları çok geçmeden gün ışığına çıkacaktır. 17 senedir bir daracık hücrede bu ülkenin geleceğini düşünüyor. Biz Hükümet’le birçok mutabakat gerçekleştirdik ve ülke çökmedi çökmez de, şimdi bu masayı yadsırsanız itibarsızlaştırırsanız ya da Cumhurbaşkanı’nın yaptığı gibi tekmelerseniz başka bir masa devreye girer. Bunun faturasını kimse ödeyemez, yol yakınken oy ve seçim hesapları uğruna girilen bu dar anlayıştan çıkılmalıdır.”

Önder, Öcalan’ın taleplerini sıralarken, bu taleplerin gerçekleşmemesi halinde masadan çekileceğinin de mesajını verdi.

-"BİZİM AÇIMIZDAN YOLUN SONUNA GELİNDİ TALEPLER YERİNE GETİRİLMEZSE ÖCALAN ÇEKİLİR"-

Önder, Öcalan’ın taleplerini şöyle sıraladı: 

“Öcalan bu gelişmeleri öngörmüştü, böyle bir şey olması durumunda süreçten çekileceğine dair  çok önemli uyarılarda bulundu. Müzakere heyeti olarak artık şunu talep ediyoruz; Eğer görüşmeler devam edecekse  Öcalan’ın statüsünün fonksiyonunu bir yasal çerçeveye deklere edilmesine ihtiyaç vardır. Öcalan görüşmeci ve resmi muhatap olduğu belirlenmeli, bu çıkaracağınız bir kararnameye bakar, yasal zeminde bunu tarif etmek zorundasınız. Gözlemciler, BM, AP, Uluslararası Af Örgütü başta olmak üzere artık bu meselede devreye giilrmesi çağrısı yapıyoruz. İktidarın bölünmüş hali ülkenin ve geleceğini ipotek altına almıştır. Artık bunu toparlama görevi Hükümetindir. Bizim açımızdan yolun sonuna gelindi. Bunu toparlama görevi Hükümete aittir. Bize verilen sözlere ve varılan mutabakata sahip çıkılması ile olur. Ortada masa yoktur diyen birisi varsa, Hükümette çıkıp ‘masa var’ demiyorsa bizim açımızdan yolun sonu gelmiştir. Biz yapmamız gerekenleri yaptık. Artık hamle Hükümetin başbakanın omuzlarındadır. Bunu onlar yapmak zorunda. ‘barışta ısrar ediyoruz’ diyorlarsa izleme heyeti ya da bu anlama gelen bağımsız bir kurul oluşturacaklar. Bizzat Başbakan’ın ağından duyduklarımızı söylüyoruz.”

-"SÜLEYMAN ŞAH OPERASYONUNDA ETKİLİ OLDUK"-

İmralı Heyeti olarak Süleyman Şah Operasyonu’nda etkili olduklarını belirtirken ayrıtı vermekten ise kaçınan Önder, “Operasyonun sağ salim sonuçlanması için tam bir işbirliği,  güç birliği, gönül bir birliği ile yürümesi için ne yaptığımızı en iyi bu ülkenin Hükümeti ve Genelkurmay'ı bilir” diye konuştu.

Hükümet yetkililerinin kendilerini “illegal faaliyetlerle suçladığını anımsatan Önder, “Evet illegal faaliyetlerde bulunduk. Kaçırılan askerleri, uzman çavuşları burunları kanamadan getirdik. Ordunun orada kalan mühimmatı aracı ekipmanını bu ülkeye nasıl sağ salim getirildi? Genelkurmay çılgın gibi bülten yayınlayacağına buna açıklık getirmeli” dedi.

Önder talepleri ise şöyle sıraladı:

“Müzakere heyeti olarak artık şunu talep ediyoruz; eğer görüşmeler devam edecekse Öcalan’ın statüsünün fonksiyonunun bir yasal çerçeveye getirilmesine ihtiyaç var. Yoksa artık görüşmeler sohbetten öteye geçmeyecek. Uluslararası gözlemcilerin BM, AP, Uluslararası Af Örgütü, artık bu meselede devreye girme çağrısı yapıyoruz. Hükümeti yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz. Bize verilen sözlere ve varılan mutabakata sahip çıkılmalı. Hükümet’in bu sözlere sahip çıkmasını istiyoruz.” (ANKA)

(BK/ÖZK)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@