Figen Yüksekdağ: Böyle Olmak Zorunda Değildi!

HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ Suruç’ta soylu bir hareketin önünün, bu soyluluktan nasibini almamış bir zihniyet ve siyasi yapı tarafından kesildiğini bildirdi.

Figen Yüksekdağ: Böyle Olmak Zorunda Değildi!

-HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın düzenledikleri basın toplantısında konuşan Yüksekdağ, “Türkiye’deki siyasi iktidar Ortadoğu'ya askeri yığınakla değil de dostluk, kardeşlik, siyasi dayanışma yaklaşımıyla gitseydi, bugün Suruç’ta 32 kardeşimizi yitirmemiş olacaktık” dedi.

ANKARA(ANKA) – HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ Suruç’ta soylu bir hareketin önünün, bu soyluluktan nasibini almamış bir zihniyet ve siyasi yapı tarafından kesildiğini bildirdi.

Yüksekdağ, MYK toplantısı sonrası açıklamalarında “Dün çok vahşice ve alçakça bir katliam gerçekleştirildi. 32 genç kardeşimiz ve yaralı olan yaklaşık 150 genç kardeşimiz, dün Kobani’ye barış ve gelecek, çocuklara oyuncak,  parkalara ağaç, kütüphanelere kitap götürmek için yola çıkmışlardı. Bu kadar soylu ve bu kadar değerli bir eylemin kolu olarak, Kobani halkına Türkiye halkının kardeşlik elini uzatmak, savaşın yıktığı bir kenti yeniden kurmak için yola çıkmışlardı” dedi. Yüksekdağ, bu soylu hareketin önünün, bu soyluluktan nasibini almamış zihniyet ve siyasi yapı tarafından Suruç’ta kesildiğini bildirdi.

-“KOBANİ HAKLI DİRENİŞİ TERÖRLE AYNI KEFEYE KONAMAZ”-

Suruç’ta yaşanan katliamın, Işid’i destekleyenlerin, kollayanların ve daha bir sene öncesine kadar ona terör örgütü demeyen zihniyetin sorumluluğu olduğunu söyleyen Yüksekdağ,  bundan sonra yapılması gerekenin, bir yandan yas tutarken, diğer yandan o gençlerin ne için yola çıktıklarının hiç unutulmaması gerektiği olduğunu belirtti.

Suruç’ta hayatını kaybeden 32 vatandaşın, Türkiye’deki sorumsuz, aymaz siyasi iktidarın yapmadığı ve yapmamakta direttiği görevi yerine getirmek için yola çıktığını belirten Yüksekdağ, “Yıllardan bu yana Rojava ve Kobani’de bir halk iradesi, demoratik bir Suriye için, Ortadoğu’da barış için direniyoruz. Karşımıza çıkarılan IŞİD çetesine ve kanlı çatışmalara rağmen bu direnişe devam ediyoruz. Türkiye’deki siyasi iktidar bu zamana kadar bu meşru insani güçlerin direnişini terörle aynı kefeye koydu. Oradaki insanlık hareketine kardeşlik, dostluk, komşuluk elini uzatmadı. Savaştan, gerilimden, katliamdan beslenen bu iklim, bugün Suruç’ta böyle bir katliamın oluşmasının önünü açtı. Böyle olmak zorunda değildi. Eğer Türkiye’deki siyasi iktidar Kobani’ye, Rojava’ya, Suriye’ye askeri yığınakla değil de dostluk, kardeşlik, siyasi dayanışma yaklaşımıyla gitseydi, bugün ne bölgenin başına bela olan IŞİD diye bir çete ile uğraşıyor olacaktık ne de Suruç’ta 32 kardeşimizi yitirmiş olacaktık” dedi.

-“KOBANİ’DE PARKLAR VE KÜTÜPHANELER KURULACAK”

Siyasette soysuzlaşmanın yaşanabilecek olumsuzlukların en kötüsü olduğunu belirten Yüksekdağ, Türkiye’nin de artık bu eşiğe doğru götürüldüğünü ve siyasetin değerlerden, insanlıktan koparıldığını söyledi. Türkiye’de egemen siyasetin daima yıktığına dikkat çeken Yüksekdağ, “Kurmaktan inşa etmekten zaten anladığı yok, bir de gençlerin bu kurucu eylemini de anlamasını bekleyemeyiz. O gençler bir hareket başlattılar, bundan sonra Türkiye’nin görevi bu hareketi tamamlamaktır. Artık bizim için her oyuncak, her kitap, her ağaç o gençlerin anısını ve mücadelesini büyütmek ve yaşatmak için birer semboldür. Bugün tüm kalbimle inanarak söylüyorum ki: O kitaplar, fidanlar, oyuncaklar Kobani’ye gidecek. Kobani’de parklar, kütüphaneler kurulacak.” diyerek sözlerine son verdi.(ANKA)

(ANL/ORH)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.