Davutoğlu: Terör Tehdidi Karşısında Yeni Bir Kardeşlik İdrakiyle Bu Toprağın Mayasını Koruyacağız

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’yi, “Etrafındaki ateş çemberi içinde bir istikrar adası olarak” tanımlayarak, “Terör tehdidi karşısında yeni bir kardeşlik idrakiyle bu toprağın mayasını koruyacağız” dedi.

Haberler 19.08.2015, 21:25
Davutoğlu: Terör Tehdidi Karşısında Yeni Bir Kardeşlik İdrakiyle Bu Toprağın Mayasını Koruyacağız

ANKARA (ANKA) - Başbakan Davutoğlu, Türkiye’yi, “Etrafındaki ateş çemberi içinde bir istikrar adası olarak” tanımlayarak, “Terör tehdidi karşısında yeni bir kardeşlik idrakiyle bu toprağın mayasını koruyacağız” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu Bilkent Otel’de düzenlenen 31. İl Müftüleri İstişare Toplantısında konuştu. Türkiye’yi, “Etrafındaki ateş çemberi içinde bir istikrar adası olarak” tanımlayan Davutoğlu, “Zulümden, terörden, şiddetten kaçanların sığındığı bir ülke olarak şu anda dünyada en fazla mülteci barındıran ülke konumundadır. Bu büyük bir meydan okumadır ama aynı zamanda bu insanlık vicdanının ülkemiz tarafından temsil edildiğinin en önemli göstergesidir. Ülkemizde öyle bir maya var ki geçmişte olduğu gibi bugünde hicret diyarı olduğu gibi kendisine gelen bütün muhacirleri bünyesinde yeniden kardeşlik hamuruyla yoğurma ve o hicretten büyük bir kardeşlik destanının yazabilmektedir. Bugün bu bağnaz ideolojiler karşısında, Vandalizm ve terör karşısında her birimizin bütün Müslümanları bütün insanlığı omuz omuza olmaya çağırmaya vaktidir. İslam barış dinidir. Bu topraklar barış topraklarıdır. Şehit haberlerinin her gün geldiği şu günlerde hepimizin barış çağrısını yenilemesi gerekir. Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Terör tehdidi karşısında yeni bir kardeşlik idrakiyle bu toprağın mayasını koruyacağız” dedi.

-“AŞIRI AKIMLARA KARŞI MUTEDİL ŞİİLERİN VE SÜNNİLERİN BİRAYA GELEREK OMUZ OMUZA VERMESİ LAZIM”-

DEAŞ’in herkesten daha çok İslam’a ve herhangi bir toplum kesiminden daha çok Müslümanlara tehdit teşkil ettiğini ifade eden Davutoğlu, “Gördüğümüz bu acı tablolar bizi bir araya gelmeye ve kadim değerler etrafında bütün bu tehditlere karşı omuz omuza vermeye zorunlu kılıyor. Aşırı akımlara karşı mutedil Şiilerin, mutedil Sünnilerin biraya gelerek omuz omuza vermesi lazım. Bugün DAEŞ İslam medeniyetine dönük en büyük tehdit taşımaktadır. Siyasi, askeri ve ekonomik tehditleri aşabiliriz ama zihniyetimizde ve ruhumuzda yaralar oluşmaya başlamış ve yanlış bir idrak gönülleri ve vicdanları esir almışsa durum zorlaşır” dedi.

-“BÜTÜN BU YANLIŞ AKIMLARA KARŞI YENİ BİR DİNİ İDRAKİ YAYACAĞIZ”-

“Özellikle de sosyal medya üzerinden birtakım sloganlarla genç beyinlerin şartlandırılması suretiyle yanlış dini telakkilerle her türlü katliamı caiz gören akımların içinde yer almaları hepimiz için büyük bir sınavdır” diyen Davutoğlu şunları kaydetti:

“Nasıl Hz Mevlana tam da o acıların yaşandığı Moğol istilası döneminde, mezhep çatışmalarının yaşandığı dönemde ne olursan ol gel diye seslenmiştir aslında bunun gibi bir çağrıya ihtiyaç duyuyoruz. Müftülerimizin ilim adamlarımızın ve ülkemizin her köşesinde tevhide gel diye seslenme vakti gelmiştir. Yeni bir din, idrakin bu gün küreselleşmeye hitap edecek şekilde tanıtılmaya ihtiyacı var. İslam dini ortak ahlak ve vicdandan hareket eden din ve ilim adamlarınca çağın idrakine, çağın meydan okumalarına meydan okuyacak şekilde gündeme getirilmez ve o şekilde konular ele alınmazsa din adına hareket eden birçok yanlış akımların Müslümanları tasallut altında tutması kaçınılmaz hale gelir. Elele vereceğiz ve bu aşırı akımlara karşı gençlerimize sahip çıkacağız. Bütün bu yanlış akımlara karşı yeni bir dini idraki bütün ülke satında yayma göreviniz var. Bu noktada hepimizin ortak bir çizgide bulunması lazımdır.”

DAEŞ’in insanlara dönük hem beşeri hem de tarihi ve kültürel mirasa dönük yaptığı tahribatın dünyada barışla ilgili algının olumsuz şekillenmesine de yol açtığına vurgu yapan Davutoğlu, “Dolayısıyla birinci olarak ele aldınız tekfiri akımlara karşı alınacak tedbirler konusunda ulaştığınız sonuçları ve bu sonuçlar etrafında atacağınız adımları hükümetimiz olarak her zaman desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

-“AYRIMCILIK YAPANLARA KARŞI MİLLETİMİZİN VİCDANINI AYAĞA KALDIRALIM”-

Davutoğlu, bu güvenlik tedbirleri alınırken özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki müftülere şöyle seslendi:

“Bu mayayı koruma görevi öncelikle sizin omuzlarınızdadır. Bu kardeşlik mayasını yeniden karma görevi sizlerin hem omuzlarınızda hem de gönüllerinizde ağır bir mesuliyettir. Burada Türk-Kürt, Sünni-Alevi ayrımı olmaksızın hiçbir etnik temele dayanmaksızın hepinizin tevhit akidesini yüreğinizde veda hutbesini zihninizde ve kardeşlik mayasını da ufkunuzda tutarak bu ülkeyi kardeşkanına bulamak isteyenlere karşı el ele, gönül gönüle vermemizin vakti gelmiştir. Bir kardeşlik çağrısı başlatalım. Selam çağrısı başlatalım. Hep beraber bütün illerde kardeşlik toplantılarıyla ayrımcılık yapanlara karşı milletimizin vicdanını ayağa kaldıralım.”

-“TÜRKİYE’NİN ÇEVREDEKİ ATEŞ ÇEMBERİNİN DIŞINDA KALMASI İÇİN…”-

Suruç’ta yaşanan ve 32 vatandaşın hayatını kaybettiği patlamayı hatırlatarak konuşmasını sürdüren Davutoğu, “Türkiye bir istikrar adası olarak tüm bu zorluklarla mücadele ettiği bu günlerde tekrar terör fitnesini hayata geçirdiler ve terör tehdidiyle bugün bir kez daha karşı karşıya kalıyoruz. 20 Temmuz’u bir kez daha gözlerinizin önüne getirmenizi rica ediyorum. Suruç’ta DEAŞ terör örgütü harekete geçti ve 32 vatandaşımızı katletti. Aynı gün Adıyaman’da PKK terör örgütü bir askerimizi şehit etti. Ertesi gün DHKP-C terör sembolleriyle silahlarla gösteriler yağmaya kalktı. Bir sonraki gün Ceylanpınar’da iki polisimiz uyurken şehit edildi. Bütün bu tehditlere karşı ülkemizin güvenliği, halkımızın mutluluğu ve güvenliği için, çevredeki ateş çemberinin dışında kalması için bir terör operasyonu başlattık ve sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.

-“SİVİL DİNİ YAPILAR BUNDAN SONRA DA VARLIĞINI SÜRDÜRECEK, ANCAK…”-

Cemaatlerin ve sivil dini yapıların asırlarca bu topraklar üzerinde varlığını sürdürdüğüne vurgu yapan Davutoğlu, “Sivil dini yapıların dini çerçevede sadece irfanı, hikmeti, adaleti ve ahlakı yaymak üzere sadece bunları yapmaları halinde her zaman yanında olduğumuz bu sivil dini yapıların bunun dışındaki hiçbir alanda faaliyet göstermemeleri de hepimiz için önemli ilkelerden biridir. Asırlarca bu topraklarda cemaat yapıları, sivil dini yapılar hayatlarını sürdürdü bundan sonra da sürdürecek. Ancak en önemli hususiyet bu yapıların toplumda karışıklığa sebebiyet verecek ya da bürokratik işleyişi etkileyecek şekilde illegal yapılar haline dönüşmemesi önemlidir” ifadelerini kullandı. (ANKA)

(ÖZ/ORH)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@