Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın (2/son): Hakaret İfade Özgürlüğü Değildir

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Cumhurbaşkanlığı makamına hakareti ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmek hiçbir zaman mümkün değildir. Her gün Cumhurbaşkanlığı makamına hakaret ederek, saldırarak, tahkir ederek, kimse bunları basın özgürlüğü falan diye aklamaya çalışmasın” dedi.

Haberler 15.09.2015, 22:35
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın (2/son): Hakaret İfade Özgürlüğü Değildir

ANKARA(ANKA) – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Cumhurbaşkanlığı makamına hakareti ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmek hiçbir zaman mümkün değildir. Her gün Cumhurbaşkanlığı makamına hakaret ederek, saldırarak, tahkir ederek, kimse bunları basın özgürlüğü falan diye aklamaya çalışmasın” dedi.

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlediği basın toplantısında, IŞİD’le mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğini belirterek, 28 Ağustos’tan itibaren uluslararası koalisyonla birlikte Suriye’deki IŞİD hedeflerine karşı hava operasyonlarının yürütüldüğünü kaydetti. Bu operasyonların, sınır boyunda alınan diğer tedbirlerle birlikte devam edeceğini vurgulayan Kalın, “Özellikle Suriye sınırında terörden arındırılmış bölgelerin inşa edilmesi noktasında çalışmalarımız, uluslararası paydaşlarımızla beraber yoğun bir şekilde devam etmektedir” dedi.

IŞİD’le mücadele kapsamında şu ana kadar 20 bin kişinin ülkeye girişine yasak getirildiğini, 2 bini aşın kişinin sınır dışı edildiğini belirten Kalın, Türkiye’deki operasyonlarda da 500 kişinin gözaltına alındığını, bunların 165’nin ise tutuklandığını ifade etti.

Kalın, yabancı savaşçılar konusunda da, bu insanlar Avrupa ülkeleri, Kuzey Afrika ülkeleri, Amerika, nereden geliyorlarsa, ilk çıkış noktalarında durdurulması, durdurulamadıysa Türk güvenlik birimleriyle istihbarat bilgilerinin paylaşılması gerektiğini vurguladı.

G-20 Zirvesi hazırlıkları konusunda da bilgi veren Kalın, zirveye kadar yaklaşık 70 toplantıya ve 60 bin kişiye ev sahipliği yapmış olunacağını kaydetti. Bakanların katılacağı resmi toplantıların yanı sıra 6 açılım grubunun toplantılarının da süreceğini anımsatan Kalın, “Bu toplantılar da Antalya-G20 zirvesine kadar devan edecek ve bütün sonuç bildirileri liderlere arz edilecek” dedi.

 

-“BİRDEN FAZLA GÜVENLİ BÖLGE OLUŞTURULMASINI BAŞTAN BERİ SAVUNUYORUZ”-

 

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kalın, Suriye sınırında terörden arındırılmış bölge çalışmaları ve eğit-donat konusunda, “Bir ya da birden fazla güvenli bölge oluşturulması bizim baştan beri savunduğumuz bir görüş. Mülteci krizinin bu noktaya gelmesiyle yaşanan hadiseler bu görüşlerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha teyit etti. Terminoloji konunda farklı terimler kullanabilir ama herkes orada bir terörden arındırılmış, hem DAİŞ teröründen, hem Esed rejiminin varil bombalarından ve kimyasal silahlarından, hem de diğer milis güçlerin operasyonlarından arındırılmış bir güvenlikli bölgenin oluşturulması gerektiği konusunda hem fikiriz. Bunun operasyonel detayları şu anda konuşulmaya devam ediyor” dedi.

 

-“EĞİT-DONAT HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR”-

 

Eğit-donat projesinin de özellikle Suriye muhalefetine destek vermek ve hem Esad rejimine hem IŞİD terörüne karşı etkin mücadele etmelerini sağlamak amacıyla başlatılmış bir program olduğunu belirten Kalın, “Bunla ilgili hazırlıklar devam ediyor. Askeri bir çok detay var ama eğit-donat programının başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi konusunda çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

 

-AK PARTİ KONGRESİ: “SPEKÜLATİF ŞEYLER SÖYLEMEM DOĞRU OLMAZ”-

 

AK Parti’nin kongre sürecindeki iddialarla ilgili soru üzerine de Kalın, “Benim iddialar hakkında spekülatif şeyler söylemem doğru olmaz” dedi. AK Parti’ye yeni yönetimi için hayırlı olsun dileklerini de ileten Kalın, “İnşallah ülkemizin en büyük siyasi partisi olarak bundan sonra da ülkemizin huzuru, güvenliği, barışı için de hizmet etmeye devam ederler. Önümüzde bir seçim süreci var, belki tablo biraz daha netleşecek” dedi.

Kalın, Körfez ülkelerinin neden mülteci kabul etmedikleri konusunda ise “Tablonun yansıtıldığından daha karmaşık olduğunu düşünüyorum. Körfez ülkelerinin mültecilere yaptığı insani ve mali yardımları biliyoruz. Bizim ülkemizdeki mültecilere de Suudi Arabistan ve Katar olmak üzere Körfez ülkeleri ciddi yardım yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar” diye konuştu.

 

-SEÇİM SÜRECİ: “CUMHURBAŞKANI MİLLETİN İÇİNDE OLMAYA DEVAM EDECEK”-

 

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim çerçevesinde, “meydanlara inip inmeyeceği” konusunda ise, şunları dedi:

“Bu ‘meydanlara inme’ ifadesi çok kodlu, çok anlam yüklenen bir ifade haline geldi. Halkın oylarıyla seçilmiş bir cumhurbaşkanımız var şu anda. Anayasa’nın kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde görevini ifa etmektedir. Bunun en önemli ayaklarından birisi tabi ki milletimizin her kesimiyle kucaklaşmasıdır. Bu bazen muhtarla buluşma şeklinde olur, bazen il ziyaretleri, açılışlar şeklinde, bazen vatandaşlara hitap şeklinde olur.

Cumhurbaşkanımızın halka her buluşmasını, ‘bakın seçim kampanyası yürütüyor, siyasi bir faaliyetin içinde’ gibi yansıtılmasını biz çok kasıtlı, yanlı bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Cumhurbaşkanı milletin içinden gelmiştir, milletin içinde olmaya da devam etmektedir. Bu süreçte de vatandaşlarla, toplumun farklı kesimleriyle Cumhurbaşkanımız buluşmaya, görüşmeye devam edecektir. Bunlar yurt içinde, yurt dışında olabilir.”

 

-NOKTA DERGİSİ KAPAĞI: “KİMSE AKLAMAYA ÇALIŞMASIN”-

 

Kalın, Doğan Grubu’na bağlı bazı medya organlarına yönelik soruşturmalar anımsatılarak, “Basın ve ifade özgürlüğü anlamında bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “Hukuki süreçle ilgili benim yorum yapmam doğru olmaz, bir gerekçelerini görelim. Adli makamlar ne tür iddialarla bu soruşturmaya başladılar, tabloyu net gördükten sonra bir değerlendirmek yapmak daha isabetli olur diye düşünüyorum” yanıtını verdi.

Toplatılan Nokta Dergisi’nin kapağıyla ilgili de Kalın şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanlığı makamına hakareti ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmek hiçbir zaman mümkün değildir, bu dünyanın hiçbir yerinde varit olan bir şey değildir. Terör örgütünün dolaylı ya da doğrudan propagandasını yapmak da, İspanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerin yaptıkları bu yapılanların yanında çok çok daha hafif kalmaktadır, asla ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü ilişkilendirilebilecek bir şey değildir.

Şu anda Türkiye, bir terörle mücadele sürecinden geçiyor. Burada herkesin üzerine düşen hassasiyeti net bir şekilde ortaya koyması gerekir. Küçük siyasi hesaplarla, küçük siyasi puanlar elde etmek için, skor yapmak için Cumhurbaşkanlığı makamına saldırmak siyaset falan değildir. Cumhurbaşkanlığına, şahsına ve ailesine saldırarak medyada ilgili odağı olmaya çalışmak da gazetecilik falan değildir. Bu bildiğiniz aktivizmdir, militarizmdir, başka bir şeydir, gazetecilik değildir. Her gün cumhurbaşkanlığı makamına hakaret ederek, saldırarak, tahkir ederek, kimse bunları basın özgürlüğü falan diye aklamaya çalışmasın.

Eleştiri konusunda hiçbir sorunumuz yok, şu şu politikaları beğenmeyebilirsiniz, bunları özgür bir şekilde ifade edersiniz. Medeni bir üslup içinde, kişiselleştirmeden, kişilik cinayetine, kimlik suikastına yönelmeden bunları yapabilirsiniz. Ama bazen öyle bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz ki adeta terörle mücadele ettiği için devleti suçlayan söylemleri, teröristle ve onunla mücadele edeni adeta eşitleyen aynı kefeye koyan yaklaşımları görüyoruz. Bunların hiçbirisi terörle mücadelede terörle edilebilecek şeyler değildir.” (ANKA/SON)

(GO/OLÇ)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@