Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiçbir Çıkar Milyonlarca İnsanın Ölümünden Daha Önemli Olamaz

İSTANBUL(ANKA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batılı ülkelerin mülteci politikasını sert sözlerle eleştirerek "Bu şekilde ne kendi ülkenizin, ne de dünyanın güvenliğini sağlayamazsınız. Eğer çevrenizde bir ateş varsa, o

Haberler 05.05.2015, 19:22
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiçbir Çıkar Milyonlarca İnsanın Ölümünden Daha Önemli Olamaz

İSTANBUL(ANKA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batılı ülkelerin mülteci politikasını sert sözlerle eleştirerek "Bu şekilde ne kendi ülkenizin, ne de dünyanın güvenliğini sağlayamazsınız. Eğer çevrenizde bir ateş varsa, oradan sıçrayan bir kıvılcım eninde sonunda gelir sizi de bulur. Çözüm bu yangına sırtınızı dönmek değil, el birliği ile işbirliği ile tüm imkânlarla bu yangını söndürmenin yollarını aramak. Hiçbir siyaset, hiçbir diplomasi, hiçbir çıkar milyonlarca insanın acısından, göz yaşından, ölümünden daha önemli olamaz” dedi.

Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amacımız 2023 yılına geldiğimizde savunma sanayimizi dışa bağımlılıktan tamamen kurtarmaktır” dedi.

Erdoğan, IDEF 2015 12’nci Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda konuştu.

Türkiye Cumhuriyetinin her ne kadar 92 yıllık bir geçmişe sahip olsa da, devlet geleneğinin binlerce yıllık, bu coğrafyada ise bin yıllık bir geçmişi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kara Kuvvetleri Komutanlığımız bu yıl kuruluşunun 2 bin 224’üncü yıl dönümünü kutluyor. Anadolu topraklarını vatan haline dönüştürmemizin müjdecisi olan Malazgirt Zaferinin üzerinde 944 yıl geçti. Tarihimizdeki en önemli askeri güçlerimizden biri olan Yeni Çeri Ocağının 654 kuruluş yıl dönümüne ulaştık. 19 yüzyıldaki ilk modern ordumuzun kuruluşunun üzerinden 189 yıl geçmiş durumda. Cumhuriyetimiz 92 yıllık olabilir ama askeri kurumlarımızın geçmişleri çok eski dönemlere ulaşıyor” dedi.

Dünyanın en güçlü savaş gemilerinin bu coğrafyadaki tersanelerde üretildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi başta olmak üzere, kara savaşlarının en büyük gücü olan toplar bu coğrafyada geliştirildi ve döküldü. 17. Yüzyıla kadar bu bölge dünyanın en önemli savunma sanayi merkezi durumundaydı. Daha sonra Avrupa ülkeleri üstünlüğü ele geçirdi ve bu çekildi günümüze kadar geldi” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, Cumhuriyetin ilk döneminde savunma sanayi konusunda çok ciddi bir atılım başlatıldığını kaydetti.

Uçak fabrikaları, tersaneler ve diğer tesislerin kapısına kilit vurularak ihtiyaçlar NATO, çatısı altında dışarıdan temin edilmeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs çıkarması ve uzun yıllar boyunca sürdürmek zorunda kaldığımız terörle mücadele dönemi kendi savunama sanayimizi kurmamızın bize gerekli olduğunu açık şekilde gösterdi. Bu tecrübelerin ardından yoğunlaşan milli savunma sanayi çalışmalarımızda 2002 yılına geldiğimizde dışa bağımlılık yüzde 80’ler düzeyindeydi. Bugün savunma sanayimizin yüzde 54’ünü kendi imkânlarımızla karşılar hale geldik. Amacımız 2023 yılına geldiğimizde savunma sanayimizi dışa bağımlılıktan tamamen kurtarmaktır. Bugün dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firması arasında 2 Türk firması da yer alıyor. Savunma sanayimizin üretim gücü geçtiğimiz yıl 5 milyar doları aştı. Yıllık 1 milyar dolar araştırma, geliştirme harcamasıyla savunma sanayimiz en çok araştırma-geliştirme ve teknoloji yatırımı yapan sektör haline geldi” dedi.

-“BUNDAN SONRAKİ HEDEFİMİZ ÖZGÜN TASARIMDIR”-

Hava savunma sistemleri konusunda da çok ciddi çalışmalar yürütüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“Alçak ve orta irtifa hava savunması için üretilen Hisar Füzelerinin denemeleri başarıyla tamamlandı. Mızrak Tanksavar Füzeleriyle ilgili çalışmalar sürüyor. Savunma sanayi konusundaki bir diğer önemli projemizde Milli Piyade Tüfeği üretimidir. Bu projeyi de başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Hazır alımdan, ortak üretime, oradan kısmı tasarım aşamasına gelen savunma sanayimizde bundan sonraki hedefimiz özgün tasarımdır. Şu andaki tüm projelerimizde buna yöneliktir. Sanayi ve teknoloji alanındaki atılımlarımız elbette sadece savunma sanayi ile sınırlı değil. Yerli ‘ÇİP’ üretiminden, yerli tasarım otomobile, yüksek hızlı tren lokomotiflerinden, hidroelektrik, güneş ve rüzgâr enerjisi santrallerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalarımız sürüyor. Geçtiğimiz 12 yılda milli gelirini 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkaran Türkiye 2023 yılında bu rakamı 2 trilyon dolara yükseltmeyi hedefliyor. Küresel kriz ortamına rağmen, büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdüren Türkiye önümüzde dönemde daha hızlı büyüyerek inşallah hedeflerine ulaşacak.

-“TÜRKİYE BÖLGESİ İÇİNDE BİR UMUT KAYNAĞI HALİNE GELDİ”-

İstikrar ve güven ortamında güçlenen, gelişen, kalkınan Türkiye bölgesi içinde bir umut kaynağı haline geldi. Bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlum toplumlara, tüm mağdurlara elimizi uzatıyor, dertlerine derman olmaya çalışıyoruz. Bugün dünyada en çok insani yardım yapan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Geçtiğimiz yıl 4,5 milyar doları bulan yardımla dünyada 3. sırada yer aldık. Aynı şekilde bütün bu gayretlerimizi sürdürürken çevremizdeki karışıklıklardan, istikrarsızlıklardan, çatışmalardan kaçıp gelen milyonlarca insana ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizde bulunan Suriyeli ve Iraklı kardeşlerimizin sayısı 2 milyon civarındadır. Suriye’deki çatışmalar başladığından beri ülkemize sığınan kardeşlerimiz için yaptığımız harcama 5,6 milyar doları buldu.

-“ÇÖZÜM BU YANGINA SIRTINIZI DÖNMEK DEĞİL”-

Buna karşılık Avrupa ülkelerinde toplam bulunan sığınmacı sayısı 250 bin. Kendilerine sığınmak için gelen mültecileri gemilerinin Akdeniz’de batmasına ve içindekilerin boğularak hayatını kaybetmesine kayıtsız kalıyorlar. Hatta sonunun çözümü olarak botların limanların terk etmeden batırılmasını, imha edilmesini teklif eden ülkeler bile var. Bugün Akdeniz umut yolcularının kendilerine sığınak arayan on binlerce mültecinin, kundaktaki bebeklerin, kadınların mezarı oldu. Akdeniz’in suları, acımasız dalgaları savaştan, kıtlıktan açlıktan, çatışmadan kaçan binlerce çocuğun hayatını yuttu. Biz açık kapı politikası izlerken ne yazık ki onlar sınır kapılarını da, gönül kapılarını da sıkı sıkıya kapatmış durumdalar. Bu şekilde ne kendi ülkenizin, nede dünyanın güvenliğini sağlayamazsınız. Eğer çevrenizde bir ateş varsa, oradan sıçrayan bir kıvılcım eninde sonunda gelir sizi de bulur. Çözüm bu yangına sırtınızı dönmek değil, el birliği ile işbirliği ile tüm imkânlarla bu yangını söndürmenin yollarını aramak. Hiçbir siyaset, hiçbir diplomasi, hiçbir çıkar milyonlarca insanın acısından, gözyaşından, ölümünden daha önemli olamaz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, dünyada saldırganlar oldukça, savunma için daima hazır olmak bir mecburiyet olduğunu söyledi.(ANKA)

(HSN/ÖZK)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@