Chp'li Böke: Cumhurbaşkanı İşine Bakmalı Ve Herkesi Rahat Bırakmalı

ANKARA (ANKA) – CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “Bir suçlu aranacaksa siyasi hırçınlığın ortaya konmasına sebep olan kurumsal yapıya bakmak gerekmektedir. Merkez Bankası Türkiye’de ekonomi yön

Haberler 02.03.2015, 13:03
Chp'li Böke: Cumhurbaşkanı İşine Bakmalı Ve Herkesi Rahat Bırakmalı

ANKARA (ANKA) – CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “Bir suçlu aranacaksa siyasi hırçınlığın ortaya konmasına sebep olan kurumsal yapıya bakmak gerekmektedir. Merkez Bankası Türkiye’de ekonomi yönetiminde iş yapabilen tek kurum olarak kalmaktadır. Şu andaki operasyon ve mücadele bu kurumu ortadan kaldırmak için açık gayrettir” dedi.

Böke parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin ekonomi gündeminin siyasi gündeminden ayrılmaz hale getirildiğini ifade etti. Siyasi gündem hayatın her alanını meşgul eden, vatandaşı boğan bir şekilde ilerlediğini belirten Böke,  “Siyasi gündem ekonomiden bağımsız değil. Yaratılan siyasi gündem ekonomideki gidişatı daha da derinleştiren bir şekilde kötüleştiriyor. Türkiye’nin şu andaki en büyük sorunu kurumların ve şahısların kendi işlerini yapmıyor olmaları. Bu sebeple cumhurbaşkanını kendi görevini yapmaya ve kendi görev alanına çekilmeye davet ediyorum. Zira cumhurbaşkanını sessizce izleyen hükümeti de kendi görevini yapmaya davet ediyorum. Bunlar olmadığı takdirde sürece ortaya çıkan maliyetler, vatandaşı cebine dokunan hayatı zorlaştıran, pahalılığı artıran, gelirleri azaltan, kısaca vatandaşın hayatını zorlaştıran bir sürece girmiş gözüküyor” dedi.

-“ARTIK DÖVİZİ TAHMİN ETMEK BİR RUH BİLİMCİ OLMAK GEREKİYOR”-

Böke, 7 yıldır uygulanmayan ve bir türlü ortaya konamayan ekonomik programın bir “reform iradesizliğinin” göstergesi olduğunu savunurken, “Bu eksikliği, işlerini iyi yapan Merkez Bankası’nı azarlayarak kapatmaya çalışan bu siyasi yaklaşım iktidarın ekonomik vizyonsuzluğunun göstergesidir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da kendisinin de dediği gibi yaptığı her açıklamanın sonunda döviz kurunun, sadece Cumhurbaşkanının ne söylediğiyle belirlenen bir fiyat haline dönüştüğünü kaydeden Böke, şöyle devam etti:

“Yine kendisinin de ifade ettiği gibi her konuşmasından sonra Türk lirası değer kaybetmektedir. Artık dövizi tahmin etmek için iktisatçı olmak değil, cumhurbaşkanının halini tahmin eden bir ruh bilimci olmak gerekiyor. Cumhurbaşkanının bilinçli yürüttüğü bu operasyonun yarattığı TL’deki değer kaybı gizli bir devalüasyon yaratmaktadır.  Son bir ay içerisinde TL dolara karşı yüzde 3,5, son bir yılda, yüzde 12, son 5 yılda ise yüzde 67 oranında değer kaybetmiştir. TL her değer kaybettiğinde, kaybeden vatandaşın cebi, kazanan da ayakkabı kutularının sahibi olmaktadır. TL’deki her bir kuruşluk değer kaybı, reel sektörün döviz borcunu 2 milyar 823 milyon lira değerinde artırıyor. Şirketlerin kaybı 51 milyar TL’yi geçti, bu yükün altında şirketlerin istihdam yaratmasını beklemek, mucize beklemekten farksızdır. Oysa beklenen mucize Cumhurbaşkanının işine bakması ve herkesi rahat bırakmasıdır. İşte o zaman Türkiye gerçek ekonomik sorunlarını konuşabilecek hale gelecektir.”

-“FAİZİ DÜŞÜR’ DİYE BAĞIRARAK YÖNETİLEN EKONOMİDE FAİZLER DOĞAL OLARAK ARTMAKTADIR”-

Cumhurbaşkanının her söyleminin vatandaşın cebindeki paranın da değer kaybetmesine sebep olduğunu vurgulayan Böke, “Pazara giden, kasaba giden, toplu ulaşım kullanan vatandaş, cumhurbaşkanının söylemi sonunda ürünleri daha pahalı alıyor” dedi. Cumhurbaşkanının her sabah TL’nin dolar karşısında özellikle değer kaybetmesi için açıklamalarda bulunduğunu ifade eden Böke, “Vatandaşın hayatını zorlaştıran Kaçak Saray’ın ta kendisi haline gelmiştir” diye konuştu.

Kamu kuruluşlarına Cumhurbaşkanın suçlayıcı yaklaşımının güveni zedelediğini ve bunun sonucunda düşürmesi için baskı yapılan faizin arttığını kaydeden Böke, “20 Ocak’tan itibaren 10 yıllık faizler yüzde 7 üzerinden yüzde 8,2’ye çıkmıştır. ‘Faizi düşür’ diye bağırarak yönetilen ekonomide faizler doğal olarak artmaktadır. Tablo çok nettir” dedi.

-“BAŞÇI TEKNİK DEĞİL SİYASİ ZORLUK YAŞIYOR”-

Bu zorlu ortamda Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı’nın zor bir işi yürütmeye çalıştığını söyleyen Böke, “Göreve geldiğinde teknik zorlukları kabul ederek bu görevi almıştı ama şu anda yaşadığı zorluklar bu teknik zorlukların çok ötesinde bir siyasi zorluk barındırıyor. Sayın MB Başkanına hakarete varan suçlamaların yersiz olduğunu ve MB’nin bağımsızlığının ve güvencesi teminatının da biz olduğunu hatırlatmak istiyoruz” dedi. Tüm bunların bir telaş nedeniyle yaşandığını ifade eden Böke, şöyle devam etti:

“Türkiye’de 2007’den beri reform uygulanmamakta, ortalama büyüme yüzde 3-3,5’a takılmış durumda. Bu yönetim yaklaşımı artık kendini kurtarmak için bu tip çıkışlar dışında bir yol ortaya koyamamaktadır. Bir suçlu aranacaksa bu siyasi hırçınlığın ortaya konmasına sebep olan ve devam etmesi içinde her fırsatı değerlendiren kurumsal yapıya bakmak gerekmektedir. MB Türkiye’de ekonomi yönetiminde iş yapabilen tek kurum olarak kalmaktadır. Şu andaki operasyon ve mücadele bu kurumu ortadan kaldırmak için açık gayrettir. Ekonominin büyümesi için kurumlara güvenin tekrar inşa edilmesi ve gerçek sorunların gündeme taşınması şarttır. Bunun da var olan siyasi iradeyle yapılabileceği maalesef beklenebilecek bir durum değildir.”

-“GELİR İDARESİNE BAĞIMSIZLIĞINI VERDİĞİMİZDE KAMU KURUMLARINA GÜVEN ARTACAK”-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Böke, CHP’nin ekonomiyle ilgili seçim vaatlerinin ne olacağı konusunda, ekonomideki gerçek gündemin gelirlerdeki düşüklük, hayat pahalılığı ve işsizlik olduğunu vurguladı. CHP’nin ekonomi programının da bu sorunlara kalıcı çözümleri barındırdığını vurgulayan Böke, kamu kurumlarına güvenin zedelenmiş olmasının da önemine vurgu yaptı. Böke şöyle devam etti:

“Bu zedelenmenin sonunda cebinde parası olan sermayedar yatırım yapmıyor, istihdam yaratamıyor. Yani her şeyin başında bu güvenin tekrar inşa edilmesi gerekiyor. Vergi gibi bir ekonomik aracı, bir siyasi araca dönüştürmüş olan yaklaşım, vergi tehdidiyle yatırımların önünde bir engel teşkil etmektedir. Gelir idaresini bağımsız kılarsak, siyasi bir tehdit aracı değil, bir gelir kaynağı olarak kullanılacak, yatırımlar ve dolayısıyla istidamın önü hızla açılmış olacaktır. Bunu yapmak için çok uzun beklemek gerekmiyor. Asgari ücret üzerindeki vergiyi düşürmek bir çözüm ama daha önemli çözüm; gelir yaratacak olan istihdamın ortaya çıkması için hızla adımlar atmaktadır. Haziran’da Gelir idaresine bağımsızlığını verdiğimizde hızla göreceğiz ki kamu kurumlarına güven artacak. Bununla birlikte yatırımlar artacak, istihdam da tekrar canlanacak.

-“EKONOMİ PROGRAMIMIZIN TEMEL AMACI GELİR YARATMAK”-

Kasım 2015’te Meclis’e bütçe getireceğiz. Türkiye’de yatırımın yapılabilmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanılabilmesi ve işsizlik sorununa çözüm oluşturabilmesi için şeffaf bir yönetimin hızla ortaya konulması gerekiyor. Bunun için de Sayıştay raporlarının Meclise getirilmesi gibi konuların merkeze taşınmasını hızla yapacağız. Bu sayede vatandaş için yazdığımız bütçenin vatandaş için tartışılmasına zemin harcayacağız. Bütün bunlar aynı noktaya geliyor, ekonomi programımızın temel amacı; gelir yaratmak, bu gelir yatırımında hayatın getireceği sürprizlere karşı, sosyal devlet yükümlülüğü ile düşen vatandaşlar için kaldıran güç olmak ve insanımıza yatırım yapmak. Ekonomiyi döviz-faiz sarmalı ve mega projeler üzerinden değerlendiren yaklaşımdaki vizyon sıkışıklığı ortada. Bu yüzden büyüme yüzde 3. Türkiye mega yatırımlarını insana yaparsa yüzde 6-7 büyüyebilir.” (ANKA)

(GO/ÖZK)


Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
20°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 13 Kasım 2019
İmsak 05:58
Güneş 07:25
Öğle 12:38
İkindi 15:17
Akşam 17:41
Yatsı 19:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@