Bizzat Davanın Takipçisi Olacağım

ANKARA(ANKA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kadına şiddet konusunun, Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu söyledi. Hunharca öldürülen Özgecan Aslan’a Allah'tan rahmet, acılı ai

Bizzat Davanın Takipçisi Olacağım

ANKARA(ANKA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kadına şiddet konusunun, Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu söyledi. Hunharca öldürülen Özgecan Aslan’a Allah'tan rahmet, acılı ailesine ve tüm Türkiye’ye başsağlığı dileyen Erdoğan, “Bu alçaklığın, bu canice, vahşice yapılan bu katlin failleri yakalandılar. İnşallah hak ettikleri cezayı da en ağır şekilde almaları için bizzat davanın takipçisi olacağım. Şu anda da zaten takip ediyorum” dedi.

Türkiye Müteahhitler Birliği Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerin zenginlik ve refah düzeyi bakımından çok ileri düzeyde olduğuna dikkat çekerek, başkalarının emeğini sömürmek üzerine kurulu bir medeniyetin inşa edilemeyeceğini ifade etti. Erdoğan, “Kan bulaşmış para bize mutluluk getirmez. Biz işte bunun için Suriye diyoruz, Mısır diyoruz, Filistin diyoruz, Myanmar diyoruz. Biz işte bunun için dünya beşten büyüktür diye haykırıyoruz. BM Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri var; 5 tane. BM Genel Kurulu'nun diğer 195 üyesi bunların iki dudağının arasına mahkûm. Böyle bir adalet düzeni olabilir mi? Böyle bir haklar düzeni olabilir mi? Böyle bir özgürlük dünyası olabilir mi? Olamaz ve olmuyor da işte bunun için uluslararası sistemin çarpıklıkları, yanlışları, eksikleri her platformda insanlığı eziyor ama bizde bunu yüksek sesle ifade ediyoruz. Davos’ta one minute dediysek işte bunun için dedik. Sadece İsrail’e değil, dünyada tüm zalimlere, tüm mazlumlara sahip çıkma adına bunu yaptık” dedi.

Amerika’da öldürülen 3 Suriyeli Türkmen için Obama’ya "Neredesin başkan?" derken, tüm dünyanın vicdanına seslendiğini ifade eden Erdoğan, “Biz insan değerinin, inançla, ülkeyle, ırkla, renkle olmadığına inanıyoruz. Paris’te öldürülen 12 kişi için dünyayı ayağa kaldıranların Suriye’de katledilen 350 bin mazlum karşısında 3 maymunu oynaması bizim kabulleneceğimiz bir durum değildir. Sesleri çıkıyor mu? Çıkmıyor. Niye susuyorlar? Fransa’da yürüyorsun ama 350 bin kişi öldüğü zaman Avrupa’nın sesi çıkmıyor. Aynı çarpıklık ülkemizdeki bir takım çevreler için de geçerli. Evine gitmek için bindiği otobüste teröristler tarafından diri diri yakılan kızımız için ses çıkarmayanlar, eylem sırasında ölenler için Türkiye’yi ayağa kaldırmaya çalıştı. Bunlar kendi ülkesine, kendi milletine, kendi insanın değerlerine, kültürüne o kadar uzak ki geçtiğimiz günlerde hunharca katledilen Özgecan’ımızın ölümünü dans ederek, güya protesto ediyorlar. Bu ne biçim iştir. Önce sen biliyorsan bir Fatiha oku, bilmiyorsan rahmet dile. Ailesine bir başsağlığı dile. Bunun bizim kültürümüzdeki yeri nedir, adeta o ölümden zevk alıyor, bu anlama gelir. Ateş düştüğü yeri yakar” dedi.

-“KADINA ŞİDDET KONUSU MAALESEF ÜLKEMİZİN KANAYAN BİR YARASIDIR”-

Özgecan Aslan’a Allahtan rahmet acılı ailesine başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu alçaklığın,canice, vahşice yapılan bu katlin failleri yakalandılar. İnşallah hak ettikleri cezayı da en ağır şekilde almaları için bizzat davanın takipçisi olacağım. Şu anda da zaten takip ediyorum. Kadına şiddet konusu maalesef ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Bizim kültürümüzde kadının ayrı ve özel bir yeri vardır. Cüzdanlarımızdaki 50 Liralık banknotu hazırlarken arkadaşlara yaptığım çalışma önüme geldiğinde dedim ki; bir de biz tarihimizde başarılı hanımlarımız var onlardan bir tanesinin resmini de buraya koyalım. Osmanlının son döneminin ve Cumhuriyetin ilk döneminin önemli Romancılarından Fatma Aliye hanımın resmini buraya koyduk. Buna rağmen töre denilerek kadının şahsiyetinin yok edildiğini, kimi zaman çağdaşlık denilerek kadının metalaştığına şahit olduk. Buradan açıkça ifade ediyorum; kadına zayıf görerek, kadını korumasız görerek, kadını aciz görerek ona şiddet uygulayan her kim olursa olsun alçaktır, zavallıdır. Kadına şiddet uygulamak Allah’ın emanetine ihanet etmek demektir.

-“KADINLARIN HENÜZ YETERLİ SİYASİ TEMSİL DÜZEYİNE ULAŞAMADIKLARINI BİLİYORUM”-

Kadını şiddete karşı da, metalaştırmaya karşı da korumak için onlarla birlikte mücadele ettim, etmeye de devam ediyorum. Kurucusu olduğum siyasi partide kadınların siyasette, erkeklerle eşdeğer düzeyde temsili için her türlü çabayı gösterdim. Türkiye’nin en yaygın, en aktif, en iyi çalışan kadın teşkilatlanmasını gerçekleştirdim. Buna rağmen kadınların henüz yeterli siyasi temsil düzeyine ulaşamadıklarını biliyorum. 2009 yılında kurduğumuz Kadın- Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile bu konunun Meclis'te sürekli denetim ve izleme altında olmasını temin ettik. 2012 yılında çıkardığımız Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin önlenmesine dair Kanun gerçek bir devrim niteliğiydi. Bu hususta ülkemizde yeni bir dönemin başladığına inanıyorum. Eğitim ve istihdam da kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayan pek çok projeyi, pek çok uygulamayı hayata geçirdik. Son olarak kadın istihdamını teşvik edecek bir dizi kanun değişikliği gerçekleştirdik."

Erkeklere de çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olay hepimizin kızının başına gelebilirdi. Bu konuyu işte bu hassasiyetle sizler, bizler sahiplenmedikçe gerçek bir iyileşme olmayacaktır. Ben Özgecan kızımızın vefatıyla ortaya çıkan hassasiyetin bu yönde yeni bir başlangıcın olmasını temenni ediyorum. Bu elim hadiseyi, bu önemli toplumsal sorunumuzu günlük siyasete alet etmeye tevessül eden herkesi de huzurlarınız da kınıyorum” dedi.

Konuşmasında iş güvenliği konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben artık insanca çalışma şatlarına sahip olmayan, işçi sağlığı ve iş güvenliği standartlarına sahip olmayan hiçbir şantiye, hiçbir işyeri görmek istemiyorum” diye konuştu. (ANKA/SON)

(HSN/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.