Başbakan Davutoğlu: Ya Bir Sızma Ya Da Grup İçinden Bir Şahıs Tarafından Katliam Gerçekleştiriliyor

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleştirilen katliama ilişkin, “Ya bir sızma ya da grup içinde söz konusu olan kimliği teşhis edilemeyen bir şahıs tarafından canlı bomba olmak suretiyle bu katliam gerçekleştiriliyor.

Haberler 21.07.2015, 15:51
Başbakan Davutoğlu: Ya Bir Sızma Ya Da Grup İçinden Bir Şahıs Tarafından Katliam Gerçekleştiriliyor

ŞANLIURFA (ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleştirilen katliama ilişkin, “Ya bir sızma ya da grup içinde söz konusu olan kimliği teşhis edilemeyen bir şahıs tarafından canlı bomba olmak suretiyle bu katliam gerçekleştiriliyor. Şahsın tespiti konusunda ciddi mesafe alındı. Ancak soruşturmanın selameti açısından şu aşamada isim hususunda güvenlik birimlerimizin açıklamasına kadar bir açıklama söz konusu olmayacaktır” dedi.

Davutoğlu, yaşanan katliamın ardından Suruç’a gitti. Yaralanan vatandaşları hastanede ziyaret eden Davutoğlu, Valiliğe de giderek bilgi aldı. Davutoğlu, ziyaretlerin ardından düzenlediği basın toplantısında, Valilikte bakanlardan, validen, jandarma komutanından, cumhuriyet savcısından ve ilgili bütün birimlerden detaylı bilgi aldığını belirterek, şöyle konuştu:

“Bu büyük bir acıdır ve bütün Türkiye’yi kenetlemesi gereken ortak duygu ve hissiyatla davranmamız gereken acı bir olayla karşı karşıyayız ve ilk defa karşı karşıya değiliz. Dünkü saldırıda vefat eden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum, ailelerine taziyelerimizi sunuyorum. Bugün hastanede ziyaret ettiğim vatandaşlarımızla ilgili olarak bütün hastane yetkililerine, Sağlık Bakanlığı yetkililerine talimat verilmiştir. Bir hastamız yoğun bakımda, daha acil durumda olduğu için süratle helikopter ambulansla nakli için talimat verdik. Böyle bir olayla karşılaştığımızda ilk düşüncemiz insani boyutudur. Orada kaydettiğimiz vatandaşlarımızın hepsi yüreğimizden kopan birer parçadır, siyasi düşünceleri ne olursa olsun, hepsi bizim vatandaşımızdır, canımızdır. Bu insani boyut, vatandaşlık bağlamındaki ortak kader boyutu söz konusu olduğunda bütün diğer konular ikinci noktaya gelir. İkinci boyutu ise tabi ki bunun idari, hukuki soruşturmasıdır. Derinlemesine bu soruşturma sürdürülüyor. Bu grup Suruç’a yaklaşırken güvenlik birimlerimiz tarafından gerekli aramalar yapılıyor. Bu bilgileri aldık. İki kişi orada da gözaltına alınıyor, arananlar listesinde olmaları nedeniyle. Daha sonra kültür merkezine ki, burası 1 metre 20 cm’lik bir duvar üzerinde demirlerle korunaklı bir yer. Oraya intikal ettirildiğinde de gelen talep üzerine, belediye alanı olduğu için ikinci bir arama yapılmıyor. Anlaşılan o ki, bütün bu süreç içinde ya bir sızma ya da grup içinde söz konusu olan kimliği teşhis edilemeyen bir şahıs tarafından canlı bomba olmak suretiyle bu katliam gerçekleştiriliyor. Şahsın tespiti konusunda ciddi mesafe alındı. Emniyet birimlerimiz, bu şahsın Türkiye içinde, dışında ne kadar bağlantı varsa ortaya çıkarmak için yoğun çaba içinde. Yani, şüpheli konusunda önemli aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Ancak soruşturmanın selameti açısından şu aşamada isim hususunda güvenlik birimlerimizin açıklamasına kadar bir açıklama söz konusu olmayacaktır. Kimler bundan sorumluysa gereken her şey yapılacaktır.”

-“ZİHNİYETLERİ TERÖRDEN SİYASİ RANT SAĞLAMAK, HEDEFLERİ TÜRKİYE”-

Saldırının tüm Türkiye’ye yapılmış olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Kimse Türkiye içinde bir grubun diğer gruba saldırısı gibi değerlendirmemelidir, aksine bütün Türkiye’ye yapılmış bir saldırı olarak hepimiz ortak bir tavı sergilemeliyiz. Bu bağlamda da yapmış olduğum çağrıyı tekrarlıyorum, dört parti genel başkanları olarak terörün, şiddetin her türüne karşı ortak vatandaşlık bilinciyle tavır almamız gereken günlerdeyiz. Kimse, bu olayların siyasi istismara yönelmemelidir. Siyasi istismar, sadece halkımızı rencide etmekle kalmaz, ülkemizin geleceğini de tehdit altına alır. Terör, şiddet söz konusu olduğunda hepimiz ortak bir anlayışla buluşmalıyız. Geçmişteki olayların failleri farklı olabilir ama zihniyetleri ve hedefleri aynıdır. Zihniyetleri terörden siyasi rant sağlamaktır, hedefleri ise Türkiye’dir. Biz her ne suretle olursa olsun, Türkiye’ye zarar gelebilecek bir gelişme karşısında alınması gereken tedbirleri almaya kararlıyız. Türkiye ve AK Parti iktidarları, hiçbir zaman, hiçbir terör örgütüyle doğrudan ya da dolaylı bir ilişki söz konusu olmadığı gibi, hiçbir terör örgütüne de müsamaha göstermemiştir. Yarın Bakanlar Kurulunda da sınırımızda alınacak ek güvenlik önlemleriyle ilgili gerekli tedbirleri alacağız. Kimse bu olaylar üzerinden Türkiye’yi töhmet altında bırakıcı ve halkımızı tahrik edici tutum içine girmemelidir. Özellikle HDP’li yöneticilerin yaptıkları açıklamalara dikkat etmeleri büyük önem taşır.

Buradan Adıyaman’a geçeceğiz ve orada da dün şehit edilen askerimizin cenaze merasimine katılacağız. Askerimize bir kez daha rahmet diliyorum. Terör eylemleri karşısında hiçbir zaman taviz vermeyeceğimizi ifade etmek istiyorum.”

-“GELİN, ORTAK BİR METNE İMZA ATALIM VE TERÖRE KARŞI ÇIKALIM”-

Bugünlerde herkesin ilkesel tutum sergilemesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, şunları ifade etti:

“Bütün parti genel başkanları, teröre karşı ortak bir tutumda birleşene kadar gerekiyorsa her gün bu çağrımı yapacağım. Dün CHP’den olumlu bir mesaj geldi. Ümit ederim, HDP ve MHP de aynı tutumu sergilerler. 4 parti genel başkanı, hepimizin anlaştığı metinle teröre karşı güçlü ses çıkarırlarsa terör örgütleri izole olacaklardır. HDP’ye de çağrıda bulunuyorum. Hangi terör örgütü var, şu terör örgütü varsa karşı çıkalım, şu varsa sessiz kalalım demiyorum. DEAŞ’ın yaptığı saldırılara da, EL Kaide’nin, PKK’nın ya da Suriye rejiminin bağlantılı olduğu saldırılara da aynı tutumu sergiliyoruz. Herkesin ilkeli bir tutum sergilemesi lazım. vefat edenler açısından da bir ayrım yapmıyoruz. Kim vefat etmiş olursa olsun, bizim yüreğimizden sökülen parçalardır. Onların etnik kimliğini, siyasi kimliğini tartışma konusu yapmayı doğru bulmam. Kim böyle bir ayrım yaparsa bu davranışı etik dışı, siyasi ahlak dışı olarak telakki ederim. Şimdi ortak bir tutumda birleşme vaktidir. Gelin, hep beraber ortak bir metne imza atalım ve terörü kim yaparsa yapsın, karşı çıkalım. Terörden mağdur olmuş kim olursa olsun, onu da bağrımıza basalım.” (ANKA)
(AYÇ/ORH)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@