Başbakan Davutoğlu: Siyasi Baskılara Kesinlikle Tavizde Vermeyiz, Boyun Da Eğmeyiz

ANKARA(ANKA) -Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Tarihi bilmeden, araştırılmadan yapılacak siyasi baskılara kesinlikle taviz de vermeyiz, boyun da eğmeyiz” dedi. Başbakan Davutoğlu, Avustralya Başbakanı Tony Abbott’la ortak basın to

Başbakan Davutoğlu: Siyasi Baskılara Kesinlikle Tavizde Vermeyiz, Boyun Da Eğmeyiz

ANKARA(ANKA) -Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Tarihi bilmeden, araştırılmadan yapılacak siyasi baskılara kesinlikle taviz de vermeyiz, boyun da eğmeyiz” dedi.

Başbakan Davutoğlu, Avustralya Başbakanı Tony Abbott’la ortak basın toplantısı düzenledi.

Abbott’la yaptığı görüşmeden dünya gündemini değerlendirme fırsatı bulduklarını kaydeden Başbakan Davutoğlu, “Ben Suriye ve Irak konusundaki son gelişmelerle ilgili kanaatlerimizi paylaşma imkanı buldum. Ortak bir bakış açısı ile bu konuları ele aldık. Ele aldığımız konulardan birisi de terörizmle mücadele konusu. Her tür terörizme karşı Avusturalya ile Türkiye ortak bir tavır içindedir. Bu çerçevede ortak bir açıklama yapacağız. DEAŞ ve benzeri örgütlerin Suriye’deki faaliyetleri, diğer bütün terör örgütlerine karşı alınacak tedbirler konusunda Türkiye ile Avusturalya aynı kanaatleri paylaşıyoruz” dedi.

Türkiye’nin yabancı savaşçılar konusunda elinden geleni yapmadığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Başbakan Davutoğlu, “Türkiye’yi eleştirme durumunda bulunanlar bir defa şunu bilmek durumundalar. Türkiye, Suriye’ye komşudur ve Türkiye Suriye’den 2 milyona yakın mülteci almıştır. Eğer sınırlarınızı kontrol edecekseniz ve çift yönlü kontrol edecekseniz sınırlarınızı kapatmanız gerekir. O zamanda bütün dünyaya, Suriyeli masumların, kaçan, kadınların, çocukların hali ne olacak) diye sorma hakkımız var. Hem 2 milyon Suriyeliye hiç bir şey beklemeden kapılarını açan Türkiye’yi eleştireceksiniz hem de Suriye’deki krizin sona ermesi veya Suriye’deki masum insanlar korumak için hiçbir şey yapmayacaksınız. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Türk halkı tarihte son derece az görülen bir örnekle Suriyeli masumları bağrına basmıştır. Dolayısıyla Suriye’den Türkiye’ye girişlere kapıyı kapatamayız, çünkü bunlar Suriye rejiminden kaçan, kimyasal silahtan kaçan, DEAŞ’tan kaçan masum insanlar.911 kilometrelik sınırı kapatma durumumuz yok” diye konuştu.

-“GİRİŞ KAPILARIMIZI DA KAPATAMAYIZ”-

Türkiye’nin de Avrupa ülkeleri gibi demokratik ve hukuk devleti olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Suç işlememiş yabancıyı, muhtemel potansiyel suçlu diye bir işleme tabi tutamayız. 35 milyona yakın turist ağırlayan bir ülkeyiz. Giriş kapılarımızı da kapatamayız. Yapılacak şey şudur! Üzerlerinde istihbarı bilgi olarak bu tür faaliyetlerde bulunacağı düşünülen kişilerle ilgili olarak bu kişilerin çıkışlarının olduğu ülkeler gerekli tedbirleri almalı, engellemeli. Engelleyemiyorsa Türkiye’ye isimlerini vermeli, Türkiye onların Türkiye’ye girişini engellemeli. Biz bunu yapıyoruz. 10 bine yakın bu şekilde bize ismi verilmiş olanların Türkiye’ye girişini engelledik. İçerde olanları de port ettik. Bunun gereğini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. DEAŞ ve terör örgütleri herkessen daha çok Türkiye için risk unsurudur. Türkiye hiçbir yabancı savaşçıyı ne Türk topraklarında, nede Suriye topraklarında görmek iste. Bu konuda her türlü işbirliğine hazırız ama bataklığında kurutulması şarttır. Yoksa Suriye gibi iç savaş yaşayan bir ülkeye komşu olmadan, oturdukları başkentlerde Türkiye’yi eleştirmek kolay. Herkes eleştirmeden önce elinden gelen çabayı göstermeli” ifadelerini kullandı.

-“GELİN ORTAK BİR GELECEĞİ BİRLİKTE KURALIM”-

Ermeni tehcirini, “Soykırım” kabul eden ülkeleri de eleştiren Başbakan Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Ermenilerin Ermenistan’ın bütün dünyanın eğer bir gün Türkiye ve Ermenistan bayraklarını dost ve komşu ülke olarak görmek istiyorlarsa geçmiş tarihten öfke ve nefret çıkarmaktansa ders almayı öğrenmeliler. Hepimiz bu konuda gereken çabayı göstermeliyiz. Biz bu konuda Türkiye olarak TBMM’de tüm partiler olarak aldığımız kararla Ermenilere aslında tarihi bir fırsat sunduk. Gelin ortak tarih komisyonu ile bütün bu tarihi tekrar ele alalım dedik. 2009 yılında Türkiye ile Ermenistan arasında protokoller imzalandı. Şimdi rafa kaldırdı Ermeniler. Ben bu sene bir mesaj yayınladım. Bu mesajda üç unsur önemlidir. Ortak tarihimizi adil hafıza ile tartışalım, acılarımızı paylaşalım, biz sizin acınızı anlıyoruz ve size taziye diliyoruz. Gelin ortak bir geleceği birlikte kuralım. Üçüncü taraflara da şunu diyorum; bizim aramıza nifak sokmak yerine dostluk kurmamıza yardımcı olun.

-“HER ŞEYİ KABUL EDERİZ, AMA!”-

Sayın Papa’nın açıklaması son derece yanlış bir açıklamadır. Bu konuda tutumumuzu açık bir şekilde dile getirdik. Dün Sayın Merkel’e telefon görüşmemde Alman Parlamentosunun Türkiye’yi rencide edecek bir karar almamasını, kendisinin de devrede olmasını rica ettim. Hep beraber bunu inceleyebiliriz. Bu konuda hiçbir kaygımız yok. Biz göz mesafesinde herkes ile konuşuruz. Ama herhangi bir taraf, ister dini bir makam olsun, ister siyasi, göz mesafesinin üzerine çıkıpta bize yukardan, kibirle konuşmaya kalkarsa kesinlikle onun cevabını veririz. Her şeyi kabul ederiz, her türlü acıyı paylaşırız ama bize kibirli bakan kim olursa olsun o konuda tutumumuz açık ve nettir. Sayın Obama ve Amerikan tarafı ile bu konuları konuştuk. Ben derin tecrübesiyle ve son 8 yıl ABD Başkanı olarak kazandığı deneyimler ışığında Sayın Obama’nın Türkiye’yi rencide edecek açıklamada bulunmayacağını ümit ediyorum. Tarihi bilmeden, araştırılmadan yapılacak siyasi baskılara kesinlikle taviz de vermeyiz, boyun da eğmeyiz. Bu konuda atılacak adımların üçüncü ülkeler tarafından dikkatli atılmasını ümit ediyoruz.”

Toplantıda konuşan Avustralya Başbakanı Tony Abbott ise terörizme karşı Türkiye ile birlikte mücadele ettiklerini söyledi.

DEAŞ’ın tüm dünyayı tehdit ettiğini savunan Abbott, “Bu tehdit bize kadar ulaşabiliyor. Sadece Irak ve sınırlarında kalmıyor, bize kadar ulaşıyor. Bu tehdidin nihai olarak Suriye’de yok edilmesi, Irak’ta yok edilmesini hedefliyoruz ve bu konuda elimizden geleni yapacağız. Vatandaşlarımızın Türk sınırlarından Suriye’ye geçme faaliyetlerini durdurmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Avustralya Başbakanı Tony Abbott, DEAŞ'la mücadele hakkında, “Şu an için hava saldırılarına uyarı ve kontrol desteğinden söz edebiliriz. Şu an için bunu genişletme gibi bir planımız yok. Ufak tefek farklılıklar olabilir. Suriye’deki IŞİD ile Irak’taki İŞİD arasında farklılıklar olabilir. Nerede oluyorsa bu saldırılar bizim için bu operasyon alanını genişletme gibi bir niyetimiz yok. Avusturalya olarak ve koalisyon olarak elimizdeki her türlü çabayı göstereceğiz. Bu tehdit sadece içerisinde bulunduğu, yerleştiği ülkelerle sınırlı bir tehdit değil. Bu çatışma, bu tehdit Avustralya’ya uzanan bir tehdit, birçok ülkeye de ulaşan bir tehdit. Koalisyonun şiddetli bir biçimde bu tehdide karşı koyması gerekiyor” diye konuştu.(ANKA)

(HSN/ÖZK)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.