Başbakan Davutoğlu: Hdp Kandil Tarafından Tekzip Edildi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, \"7 Haziran\'dan beri Demirtaş\'ın yaptığı her açıklama Kandil\'den tekzip edildi\" dedi.

Haberler 02.08.2015, 14:20
Başbakan Davutoğlu: Hdp Kandil Tarafından Tekzip Edildi

ANKARA (ANKA)- Başbakan Ahmet Davutoğlu, "7 Haziran'dan beri Demirtaş'ın yaptığı her açıklama Kandil'den tekzip edildi" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen STK temsilcileriyle Çankaya Köşkü'ndeki kahvaltıda 'buluştu. Davutoğlu, burada bir konuşma yaparak güncel gelişmeleri değerlendirdi. 

Davutoğlu, burada yaptığı konuşma ile son dönemde PKK'nın gerçekleştirdiği saldırıları ve örgütün kamplarına yönelik operasyonları değerlendirdi.

Davutoğlu, "Türkiye'de kardeşliği istemeyenler, milli birliği, beraberliği, ortak kader bilincinin gelişmesini istemeyenler, provokatif eylemlerle Gezi olayında, bir çevre meselesi gibi başlayan bir olayı güya istismar ederek, büyük bir toplumsal anarşiye dönüştürdüklerinde çözüm sürecine en büyük darbe vurulmuş oldu" ifadelerini kullandı. 

PKK kamplarına operasyonları eleştirenlere “Yıllarca vicdanı temsil ettiğini söyleyen bazı aydınlar, ‘2 polis için böyle bir operasyona değer miydi?’ dediler” karşılığını veren Davutoğlu, HDP’nin üzerinde Kandil’deki PKK liderlerinin etkisi olduğunu savundu. Başbakan, “7 Haziran’dan beri Demirtaş’ın ve Yüksekdağ’ın yaptığı her açıklama Kandil’den tekzip edildi, ‘Senin söz söyleme hakkın yok, sen siyaset oyununu oynayabilirsin ama aklı ben üretirim’ dediler”  ifadelerini kullandı. Başbakan Davutoğlu, 15 Temmuz’da koalisyon turu başladığında HDP’ye yaptığı ziyarete atıfta bulunarak şöyle devam etti:

“Ben Demirtaş ile görüşürken, aynı saatlerde KCK sözde halk savaşını başlatma talimatını verdi. 19 Temmuz, Suruç’tan bir gün önce Cemil Bayık açıklama yaptı. ‘silahlanın ve halk savaşına hazır olun’ diye. Kim adına, hangi savaşı başlatıyorsunuz? Size kim talimat verdi? Nereden talimat aldınız? Şimdi herkesin bu ortak akıl üretme anlamında, son 13 yıl içinde aldığımız mesafelere tekrar tekrar bakmasını rica ediyorum.”

HDP'nin 7 Haziran'da 80 vekil çıkardığını hatırlatan Davuoğlu, Davutoğlu şöyle devam etti:

"TBMM'ye büyük zafer psikolojisi içinde 80 vekil gönderdikten sonra, bu 80 vekilin dönüp Kandil’e doğru, artık silahları indirin, tehditlerinize son verin deme kararlılığını gösterebildiler mi? Şimdi bize çatışmasızlığı sona erdirmekle bizi suçluyorlar hala bugün. Hepinizin takip ettiği gibi hükümet olarak yoğun bir istişare zemininde toplumun değişik kesimleriyle bir araya gelmeye özen gösterdik. Ortak aklı ayrıştırmak isteyenler arasında bir mücadele sergiliyoruz. Şu veya bu partiye mensup olanlar var. Ancak biz birleştirici gücümüzü gösterdik. Biz hep entellektüel ilmi siyasi hayatımızda da barındırdık.

Eğer barajın altında kalınsaydı, 'haksızlık yapıldı' diye bir başka şiddet sarmalına gidilecekti, baraj aşılınca bu sefer aşırı kibir, Mesut Barzani'nin basına yansıyan ifadesiyle söylüyorum, aşırı kibirle ve Ortadoğu'daki kargaşadan aldıkları cesaretle bu sefer de bir başka şiddet sarmalı çağrısında bulundular. Öyle ikili oyun ki, Ankara'da demokrasi, Diyarbakır'da, Batman'da, Hakkari'de şiddet ve terör...

Eğer biz, 'ben buradayım' diye ayağa kalkan terör örgütlerine karşı, 'millet de devlet de burada' diyerek, aynı anda hem DEAŞ'a hem PKK'ya hem DHKP-C'ye şehirlerde ve Türkiye sınırları ötesinde mukabelede bulunmamış olsaydık, bu terör örgütleri birbirleriyle işbirliği halinde, perde gerisindeki şahları, vezirleriyle oynadıkları satranç oyununda bugün Türkiye'yi Kobani olaylarından çok daha ağır bir şiddet sarmalının içinde, bütün şehirlerimizde bir kargaşaya sebebiyet vereceklerdi. Biz bu oyunu gördük."

-“12 EYLÜL, REJİMİ TEK TİPLEŞTİRDİ”-

Davutoğlu, "20 Temmuz’da, Suruç’ta yaşanan alçakça katliamla, terör saldırısı sonrasında sadece 32 vatandaşımızın yakınlarına değil hepimizin yüreğine bir ateş düşmüştü. O günden bu yana Türkiye'de şiddet sarmalını derinleştirmek isteyenlerle insan hak ve özgürlüklerini, kamu düzenini savunanlar arasında çok ciddi mücadele seyrediyor" şeklinde konuştu. Davutoğlu:

"Biz Anadolu çocukları, Rumeli çocukları hep dedik ki biz farklı olmakla birlikte ortak kültürel mayanın neferleriyiz. Modern dönemde kadim ortak kültürel de herkes bizim tasnif edeceğimiz gibi yaşayacak dediler. Bunun en son çarpıcı örneği, 12 Eylül rejiminin getirdiği tek tipleştirme. Suruç'ta katliamları yapıp bunları göz ardı edenleri gördük. Suriye'den gelenler Türkmen ise onlara sahip çıkalım ancak Kürtleri göz ardı edelim diyenleri gördük. Bizim hükümetlerimiz çerçevesinde ayrıştırıcı bir politika hatırlayan varsa işte meydan burası. Biz Suruç'ta katliam yapan DEAŞ'a karşı da gereken özveriyi gösterdik. Suruç'taki bütün vatandaşlarımız için taziyelere gidip acılarını paylaştık.

7 Haziran öncesinde veya sonrasında ortak vicdanımızın gereği olarak bütün acılara aynı prensiple yaklaştık. Ama barıştan bahsedenler teröre karşı mücadeleden bahsedenler, Ceylanpınar'daki saldırıda herhangi bir kınamada bulunamadılar. Bir terör saldırısı olmuşsa ortak bir coğrafyada ortak bir aklı harekete geçirmeliyiz. Ortak akıl egemenliğinde bakanlar farklı köklerden gelseler de aynı özeliğe sahipler. Bugün karşı karşıya kaldığımız adaletsizliklerin arkasında iki yaklaşım var. 12 Eylül benim aklım herkesin aklından üstündür yaklaşımıyla, 'tek akıl vardır' diyen PKK anlayışı aynı mantığı temsil eder." (ANKA)

(ÜNS/ÖZK)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@