Başbakan Davutoğlu: Bütçe Disiplinin Her Ne Olursa Olsun Korunacak

ANKARA (ANKA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, mali disiplin konusunda son çıkan rakamların çok ümit verici olduğunu belirterek, “Bütçe disiplini her ne olursa olsun korunacak” dedi. B

Haberler 05.11.2014, 13:35
Başbakan Davutoğlu: Bütçe Disiplinin Her Ne Olursa Olsun Korunacak

ANKARA (ANKA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, mali disiplin konusunda son çıkan rakamların çok ümit verici olduğunu belirterek, “Bütçe disiplini her ne olursa olsun korunacak” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Merkez Bankası’nda Başkan Erdem Başçı’dan brifing aldı. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ında katıldığı brifing sonrası konuşan Başbakan Davutoğlu, toplantının çok verimli geçtiğini belirterek küresel sistemin dönüşüm içinde olduğunu söyledi.

Küresel dönüşümün hem siyasal hem de ekonomik sonuçlar doğuracağını kaydeden Başbakan Davutoğlu, “2. Dünya savaşından sonra oluşan finansal mimari, dünya ekonomisinin yapısı birçok testlerden sonra dönüşüyor. Bu yapısal değişimleri bir deprem etkisi ile sarsan 2008 küresel krizinin etkileri içinde de son derece dinamik bir uluslararası ekonomik ortam da bulunuyoruz. Bu ekonomik ortamı yakından takip etmek, ortamdaki refleksleri, kurumsal ve psikolojik yaklaşımları mekanizme içindeki sorunları görmek siyasal sorunların ekonomi üzerindeki etkilerini izlemek rasyonel bir ekonomi politikasının almazsa şartlarıdır” dedi.

Gelecek hafta G-20 zirvesi için Avusturalya’ya gideceğini anımsatan Başbakan Davutoğlu, “G-20 dönem başkanlığında güçleneceğiz. Türkiye artık sadece kendi iç ekonomik krizlerine tepki veren ve bununla yetinen bu tepkileri verirken uluslararası piyasalardan, başta IMF olarak destek uman ülke değil, 1990’lı yıllarda olduğu gibi. Ekonomik büyümesini rasyonel bir zamanda sürdürülebilir kılmayı başarabilen küresel bunalıma, krize direnç gösterebilen sağlam bir finansal yapıyı sürdürebilen mali bütçe disiplini ile örnek istatistiki verilere ulaşabilmiş bir ülke” diye konuştu.

-“TÜRKİYE’YE SADECE İÇ EKONOMİK BAŞARISI İLE ÖNEMLİ BİR ÜLKE DEĞİL”-

Merkez Bankası ile sürekli istişarede olunabilmesinin başarının sürekliliği için gerekliliğine değinen Başbakan Davutoğlu açıklamasına şöyle devam etti:
“Türkiye sadece iç ekonomik başarısı ile önemli bir ülke değil. Şu anda çevremizde kırılganlığı artmış 7-8 ülke varken ve nerdeyse bırakın ekonomik politikaları, siyasal anlamda var oluş tehlikesi yaşayan ülkeler varken Türkiye bir istikrar adası olarak ve ekonomik büyümeyi son derece rasyonel çerçevede sürdürmeyi başarabilmiş bir ülke olarak örnek gösterilen bölgesel güç. Nihayet Türkiye G-20 dönem başkanlığında da çok açık bir şekilde de bütün dünyaya göstereceğimiz gibi, küresel ekonomik politik yapıda önce rol oynayabilecek en az gelişmiş ülkelerle, en fazla gelişmiş ülkeler arasında küresel ekonominin sürdürülebilir bir adalet anlayışı ile rasyonel bir perspektifini barındıran bir ülke olarak da gelecek sene uzun yıllar anılacak bir dönem başkanlığını yapacak.”

-“TÜRKİYE BÜTÜN BU SINAVLARDAN BÜYÜK BİR BAŞARIYLA GEÇTİ”-

“Bu sunuşun G-20 zirvesi öncesi olmasını özellikle istemiştim. Ayrıca yarın da son derece önemli yapısal dönüşüm programını, perspektifini kamuoyu ile paylaşacağım. Bir ülkede siyasal istikrar ile ekonomik kalkınma arasında, ekonomik performans arasında doğrudan ilişki vardır. Birçok ekonomik krizle karşı karşıya kalan ülkelere baktığınızda, bu krizlerin önemli sebeplerinden bir tanesi, sürdürülebilir bir siyasi istikrarın olmaması. Hepimiz, Avrupa’dan hatta büyük ülkelerden sıralayabiliriz. Ekonomik performansı düşen ülkelerde de siyasi istikrarı sürdürme imkânsızlığı var. Türkiye bütün bu sınavlardan büyük bir başarıyla geçti.”

“Şimdi hem toplumumuza güven veren hem piyasalara güven veren yeni bir dönemin eşiğindeyiz.  30 Mart seçimlerini ve 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimini ve nihayet yeni hükümet ve devir teslimleri gerçekleştirdikten sonra önümüze bakmamızı gerektiren, önümüzdeki 9 yılı, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına kadar çok akılcı bir şekilde planlamamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Burada kurumlar arası ve ekonomik politikalar arası entegrasyon, ekonomik politikalar arası birbirini tamamlayıcılık ilişkisi hayatı derecede önemlidir ve bizim birinci önceliğimiz bu politikalar, finansal politikalar, tarım politikaları, sağlık politikaları, reel sektör ve sanayi politikaları, AR-GE ve inovasyon çalışmaları bütün bunlar nihayet bir ülkenin toplam performansını yansıtırlar ve birbirini destekler mahiyette ise bir anlam taşır. Ülke ekonomileri bir kuvözde değildir. Küresel ekonomik politik içindedir. Aynı şekilde kurumsal olarakta hiçbir kurum, ülke ekonomisi içinde birbirleri ile iletişimsizlik içinde yürümez. Aslında Türkiye bu konuda başarılı birörnektir.”

-“KRİZLERİ AŞMAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”-

“Merkez Bankası’nın rasyonel ekonomik politikaları uygulamasındaki, merkez konumu ve yasal olarak kendisine verilen fiyat istikrarını koruma misyonu çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları diğer çalışmalarla, diğer çalışmalarla, diğer ekonomik faaliyetlerle birbirini destekler mahiyette olması çok önemli. Güven bütün ekonomiye hep beraber duyulan bir güvendir.  Bu anlamda finansal istikrar komitesinin oluşmuş olması ve orada ülkemizin en önemli finansal aktörlerinin, mali aktörlerinin ve kurumların Başbakan Yardımcısı başkanlığında, olabilecek küresel krizlere refleks verecek nitelik kazanmış olması, bu bile gösterdi ki ihtiyaç hissettiğimiz şey bütüncül birbirini destekleyen birbirini tamamlayan entegre bir stratejik ekonomik vizyondur. Bu vizyon Türkiye’de var, bu sebeple biz krizleri aşabildik. Krizleri aşmak tek başına yeterli değil. Krizler, risklerle birlikte aynı zamanda fırsat oluşturulan dönemlerdir.”

-“RAKAMLAR ÇOK ÜMİT VERİCİ"-

“Bu anlamda yapmamız gereken iki ana husus var. Birisi var olan ekonomik politik sistem içinde bütün dünyaya güven veren, kendi halkına güven veren bir ortamın oluşması, burada Merkez Bankası’nın güvenirliği aldığı kararların etkinliği, diğer yandan her bir bakanlığımızın gösterdiği performans, özel sektörün piyasaların verdiği refleks, istihdam alanının açılması ile ülke insanının duyduğu memnuniyet hepsi bunun içinde değerlendirilir. Şunu göstermeye çalışıyoruz, Türkiye kısa vadeli günlük anlık tepkiler vermiyor. Orta vadeli program içinde bakıyor. Mali disiplin konusunda son çıkan rakamlar çok ümit verici rakamlardır. Bütçe disiplinin her ne olursa olsun korunacak. Bu dün grup konuşmasında söyledim. Bizim hükümetimizin popülist bir ekonomik politika anlayışı olmamıştır. Neden! Bütün siyasal veriler ortaya koyuyor ki Haziran 2015‘te yapılan seçim sonrasında da biz bu sorumluluğu üstlenmeye devam edeceğiz.”

Başbakan Davutoğlu konuşmasında 1990’lı yıllarda dünya ekonomisi büyürken Türk ekonomisinin küçüldüğünü, 2000’li yıllarda dünya ekonomisi daralırken Türk ekonomisinin büyüme başarısı sağladığını belirti.

Başbakan Davutoğlu, siyasal istikrar en ufak zaaf göstermiş olsaydı son iki ay içinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri ve sonrasında ki devir teslimlerde şuanda biz faiz politikalarında ve diğer alanlarda çok daha karamsar bir tablo ile karşı karşı kalabilirdik” dedi. (ANKA)

(HSN/ORH)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@