Bahçeli'den Erdoğan'a Gömlek Yanıtı

ANKARA(ANKA) -MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Beyannamesinde Türk ifadesini tek bir yerde dahi kullanmayanların milliyetçi olamayacağını vurgulayarak, “Erdoğan’ın gömlek değiştirme konusundaki maharet ve becerisi dillere de

Bahçeli'den Erdoğan'a Gömlek Yanıtı

ANKARA(ANKA) -MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Beyannamesinde Türk ifadesini tek bir yerde dahi kullanmayanların milliyetçi olamayacağını vurgulayarak, “Erdoğan’ın gömlek değiştirme konusundaki maharet ve becerisi dillere destandır. Tavsiyemiz gömleği dar geliyorsa ya diyet yapmalı ya da kaderine razı olmalıdır. Biz Erdoğan’ın elinin altında bulunan gömleğin arka yüzünde ABD, ön yüzünde AB, iki yanında PKK ve İmralı canisinin yazılı olduğunun da farkındayız. Türkiye’nin değiştirecek gömleği yoktur” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Arena Spor Salonu’nda partisinin seçim beyannamesini açıkladı. Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin toplumsal onarım iddiasıyla, huzurlu gelecek, milli, ahlaklı ve adaletli yönetim vaadiyle milletin huzurunda olduğunu söyledi.

-“AKP, DEVAMLI BİZİ KOPYA ETMENİN HEVESİNDE”-

Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasi taktik ve teferruatlı planlama gereğince beyannamesini en sona bırakmayı tercih ettiğini ve bunu yaparken de iki hususu hesaba kattıklarını vurgulayan MHP Genel Başkanı Bahçeli, “İlk olarak, geçmiş yıllarda açıkladığımız hedef ve izleyeceğimiz politikalarımız özellikle siyasi kapkaççı AKP tarafından yüzsüzce çalınmıştır. Çünkü bunların işi gücü yürütmektir. Çünkü bunların uzmanlığı emek yağmacılığıdır. Türkiye için söyleyecek sözü kalmamış AKP, devamlı surette bizi kopya etmenin hevesindedir. İkinci olarak, beyannameler açıklama sırasına girmişken teklif, tespit ve gelecekle ilgili düşüncelerimizin karambole gitmemesine, arada kaynamamasına azami dikkat ettik. Bu nedenle kimin neyi, nasıl ve hangi arka plana dayandırarak söyleyeceğini sabırla bekledik” dedi.

-“BİZ SABAH SÖYLEDİĞİNİ AKŞAM OLMADAN YALANLAYAN İKİYÜZLÜLERDEN HİÇ OLMADIK”-

Bahçeli konuşmasında, Milliyetçi-Ülkücü Hareketin hiçbir zaman ipe un sermediğini, hayal ve umut tacirliği yapmadığını belirterek, “Biz sabah söylediğini akşam olmadan yalanlayan, karakterini ve kabiliyetini alavere-dalavere üzerine bina eden ikiyüzlülerden hiç olmadık. Geçmişimiz her şeyin canlı şahididir. Vatan ve millete adanmış ülkücü ömürler tertemiz bir maziden, bedelini de peşinen ödeyerek bugünlere gelmiştir” dedi.

-“GÖBEK BAĞIMIZIN KESİLDİĞİ YER DAİMA SON NEFESİMİZİ VERECEĞİMİZ YER OLACAK”-

Seçim Beyannamelerini 3 Mayıs’ta açıklamalarının kendi içinde anlamı olduğunu kaydeden Bahçeli, bugünün boşuna seçilmediğini söyledi. Tam 71 yıl önce, yani 3 Mayıs 1944’te Türk milliyetçilerinin geçen yüzyıla damga vurduklarını savunan MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“1944 yılında, İstanbul 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görülen utanç davası aslında Türk milliyetçiliğinde dönüm noktasıdır. 3 Mayıs’ın simgeleri, ne hazindir ki, vatan hainliğiyle suçlanmıştı. Tahtakurusu, bit ve sivrisinekten geçilmeyen, tavanı basık, penceresi olmayan hücrelere atılmışlardı. Bir insanın içinde ancak ayakta durabilecek kadar alanı bulunan, oturmanın, sağa-sola dönmenin mümkün olmadığı tabutluklarda inanmış Türk milliyetçileri eziyet görmüşlerdi. Şunu kesinlikle söylüyor ve idrak hastalığına yakalanan milli seciye yoksunlarına bildiriyorum: Bu tarihten sonra büyük Türk milleti için dönülecek başka toprak parçası, gidilecek başka göç güzergâhı ve verilecek başka vatan köşesi asla, ama asla kalmamıştır. Burasının adı Türkiye Cumhuriyeti, milletinin adı ise büyük Türk milletidir. Ya bu vatanda yaşayacağız, ya da bu vatan uğruna seve seve can vereceğiz. Göbek bağımızın kesildiği yer daima son nefesimizi vereceğimiz yer olacaktır ve bu hakikati ne Recep Tayyip Erdoğan, ne Davutoğlu, ne İmralı canisi, ne bölücü mihraklar, ne de küresel işbirlikçileri değiştiremeyecektir.”

Bahçeli, dava arkadaşlarına faşist, kafatasçı, Fatiha bilmeyenler diyerek aşağılayan bir adamın milli olmasından ziyade insani değerlerinin bile tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, “’Milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum’ sözlerini kurşun gibi ağzından çıkaran, PKK’yla masa kurup oturan, sonra u dönüşü yaparak bunu inkar eden kim olursa olsun nankördür, riyakardır. Bu itibarla Erdoğan her şey olabilir, her makama ulaşabilir; ancak şu fani dünyada olmayacağı, layık görülemeyeceği bir tek şey varsa o da milliyetçiliktir” diye konuştu.

-“DAVUTOĞLU, TÜRKİYE SEMALARINDA MİLLİ SAVAŞ UÇAĞININ UÇMASINI MİLLİYETÇİLİK OLARAK GÖRÜYOR”-

“Diyarbakır’a gidince Kobani’yi selamlayan, Osmaniye’de Oğuz töresine atıf yapan, Konya’da Mevlana’yı hatırlayan, İstanbul’da Eyyüp El Ensari diyen, Kastamonu’da Şeyh Şaban-ı Veli’yi diline dolayan, bazen serok, bazen çamur, kimi zaman Ahmet Sani, çoğu zaman fotokopi Başbakan olan Davutoğlu’na da” milliyetçiliğin on gömlek bol geleceğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, şunları kaydetti:

“Sayın Davutoğlu senin cibilliyetin, cüssen, cüretin ve müktesebatın milliyetçilikle ilgili konuşmaya elvermeyecek, bu iş senin boyunu fersah fersah aşacaktır. Davutoğlu Erdoğan mukallidi olmuş çıkmıştır. Bartın’da şahsıma hitaben diyor ki, ‘Orhun Anıtları’ndan bahseder, ama Orhun Anıtlarının yolunu kim yapar? Onlar konuşur, onlar milliyetçilikten bahseder ama Murat Hüdavendigar’ın türbesini Kosova’da kim yapar?’  Davutoğlu diyor ki, biz konuşuyor, onlar yapıyormuş. Doğrudur, hakkı vardır: Biz hırsızlığın kötülüğünü konuşuyoruz, onlar yapıyorlar. Biz rezillikleri konuşuyoruz, onlar tatbik ediyorlar. Biz ihaneti konuşuyoruz, onlar rekor kırıyorlar. Biz teröre teslimiyeti konuşuyoruz, onlar uyguluyorlar. Biz rüşveti, hukuksuzluğu, kanunsuzluğu, asayişsizliği konuşuyoruz, onlar en ince ayrıntısına kadar icra ediyorlar. Biz şu anda konuşurken bile, emin olun onlar yapacağını yapmakta, götüreceğini götürmektedir.

Davutoğlu, Türkiye semalarında milli savaş uçağının uçmasını milliyetçilik olarak görmektedir. Fakat tüyü bitmemiş yetimlerin nafakasından keserek 410 trilyon liraya uçan saray almak, helikopterleri sıra sıra dizmek, adeta lüks otomobil galerisi açmak, söyle bize Davutoğlu, sizi ne yapacaktır? Erdoğan ve Davutoğlu’nun sandık görülünce ayarı kaçmıştır.  Birden bire milliyetçilik maskesini takmışlardır. Bunlar yeri gelmiş başörtüsünü kafalarına geçirmişler, yeri gelmiş İmam Hatip Liseleri’nin bahçesine saklanmışlardır. Bunların ne idüğü belirsizdir.”

-“ADAM OLMAYANDAN MİLLİYETÇİ OLMAZ”-

Bahçeli, Başbakan Davutoğlu’nun ne dediğinin neyi savunduğunu muamma olduğunu da vurgulayarak, Davutoğlu’na şu ifadelerle seslendi:

“Adam olmayandan milliyetçi olmaz. HDP-PKK’yla sahnede itişip atışan, kuytularda el ele, gönül gönüle 7 Haziran sonrası koalisyon planları yapandan milliyetçi olmaz. Beyannamesinde Türk ifadesini tek bir yerde dahi kullanmayan, 2023 sözleşmesini PKK’yla, küresel cinayet şebekesiyle ve haçlı organizasyonuyla yapandan milliyetçi olmaz. Türküm diyemeyenden milliyetçi olmaz. Vatan satandan, bayrak hasımlarıyla, şehit katilleriyle yediği içtiği ayrı gitmeyenden milliyetçi olmaz, olamaz. Dahası, Müslüman katillerini sırtlayıp Ortadoğu’ya taşıyan, Çanakkale’de şehitlerimizin kanını dökenlerin mezarlarında saygıyla eğilenden değil milliyetçi, bostan korkuluğu bile olamaz. Davutoğlu seçim meydanlarında mazlum milletlere 3,5 milyar dolar aktarmakla övünmektedir. Kimdir bu mazlum milletler?  Davutoğlu kimin parasını kime vermektedir? Batman’da işçilerin kadro talebine nankörlük diyenler, atanamayan öğretmenin çilesini hafife alanlar, aç ve yoksul milyonları makarna ve bulgurla avutanlar bir kalemde milletin 9 milyar dolarını çarçur etmekten gurur duymaktadır.

Bu ne ahlaksızlıktır? Bu ne vefasızlıktır? Erdoğan ve Davutoğlu milletin kesesinden kimlere ağalık taslamaktadır? Başkalarına gelince veren el, milletimize gelince kısan ve çok gören el olan Davutoğlu ve AKP’nin sonu artık gelmiştir. Bizim yolumuz Türkiye’nin dirilişi, Türk milletinin ayağa kalkışına sabitlenmiştir. Bu yüzden AKP’ye oy vermiş kardeşim gel Bizimle Yürü. Teröristlere karşı, bölünmeye karşı, ekonomik kaos ve yıkıma karşı, anaforcu AKP’ye, alkışlayan CHP’ye, anarşist HDP’ye, acı yaşatan PKK’ya karşı Bizimle Yürü Türkiye.”

-“ERDOĞAN’IN GÖMLEK DEĞİŞTİRME KONUSUNDAKİ MAHARET VE BECERİSİ DİLLERE DESTAN”-

Türkiye Cumhuriyeti’nin dört lastik üzerinde ilerleyen bir araba olmadığının altını çizen Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:

“Erdoğan kaportası dökük, şanzımanı kırık araba arıyorsa yıllardır içinde seyahat ettiği kanlı ve vahşi küresel tasarım ve işbirlikçiliğe başını çevirmelidir.  Emperyalizme kule nöbetçiliği, küresel operasyonlara ileri karakolluk yapan müstevli kalıntıları, Türkiye’nin hükmü şahsiyetini, milletimizin tüm tarihsel miras ve emanetlerini açıktan hedef almışlardır. AKP hükümeti ve Erdoğan’ın kişisel kariyer hırsı Türkiye’yi temellerinden sarsmakla meşguldür. Cumhurbaşkanlığının yanında, her görevi kendisine hak gören, her şeye karışan, her gün fitne ve dedikodu yayan Erdoğan Türkiye’yi adım adım yıkıma götürmektedir. Başbakan Davutoğlu ise yok hükmündedir. Ve taşıdığı siyasi sorumluluğun tamamen hilafına hareket eden aciz, silik ve müflis bir görüntüdedir. Erdoğan artık geri dönülemez bir yola girmiştir. Erdoğan boş konuşmakta, milletimizin saf ve temiz duygularını siyasi hesaplarına alet etmektedir.

Erdoğan’ın gömlek değiştirme konusundaki maharet ve becerisi dillere destandır. Tavsiyemiz gömleği dar geliyorsa ya diyet yapmalı ya da kaderine razı olmalıdır. Biz Erdoğan’ın nasıl bir gömlek düşlediğini biliyoruz. Biz Erdoğan’ın elinin altında bulunan gömleğin arka yüzünde ABD, ön yüzünde AB, iki yanında PKK ve İmralı canisinin yazılı olduğunun da farkındayız. Türkiye’nin değiştirecek gömleği yoktur. Çünkü üzerimizdeki gömlekte şehitlerimizin çıkmayacak kan izi vardır. Erdoğan bu sistemle yolumuza devam edemeyiz demektedir. Buna göre sistem arıza vermekte, teklemekte, patinaj yapmaktadır. Hızlı karar alma ve hızlı uygulamaya imkan verecek sistem isteyen Erdoğan, 12 yıl boyunca yavaş mı kalmıştır?

7 Haziran’da Türk milleti başkan seçmeyecek, başkanlık sistemini oylamayacak, Erdoğan’a yeni koltuk imal etmeyecektir. 7 Haziran’da Türk milleti kaderi ve sorunları için tercih yapacak, ihanet lobisiyle, kriz ve lekeli kadrolarla yolunu ayıracaktır. Buna karşılık Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin asıl ve acıklı gündemini esas alan; sağlam, tutarlı, herkese umut vaat eden, herkesi kucaklayan parlak ve doyurucu beyannamesini hazırlamıştır.” (ANKA/DEVAM)

(AR/ÖZK)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.