Ab Bakanı Bozkır Project Syndıcate'de

-AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Project Syndicate’e yazdığı makalede Türkiye’nin AB ile herhangi bir anda herhangi bir fasılla ilgili müzakereleri açmaya hazır olduğunu belirtti. ANKARA (ANKA) – AB Bakanı Volkan B

Ab Bakanı Bozkır Project Syndıcate'de

-AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Project Syndicate’e yazdığı makalede Türkiye’nin AB ile herhangi bir anda herhangi bir fasılla ilgili müzakereleri açmaya hazır olduğunu belirtti.

ANKARA (ANKA) – AB Bakanı Volkan Bozkır Türkiye’de günlük tirajı 5 milyon olan, 7 bin gazete ve derginin yayınlandığına dikkat edilmesi gerektiğini belirtirken, “Ülkenin en fazla okunan beş gazetesinden dördü hükümete karşı muhalefetin yanında. Kabaca gazete köşe yazarlarının üçte ikisi hükümet politikalarına düzenli şekilde muhalefet ediyor ve her akşam, Türkiye’nin 18 ulusal televizyon kanalı geniş bir yelpazede yaklaşık 100 konuğun görüşlerini yayınlıyor. Böylesine özgür ve canlı bir günlük tartışma ortamı karşısında otoriterliğin arttığı iddiaları değer taşımıyor” dedi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Project Syndicate’e yazdığı makalede Türkiye’nin AB ile herhangi bir anda herhangi bir fasılla ilgili müzakereleri açmaya hazır olduğunu belirtti. Bakan Bozkır, “Ancak AB çıkarlarının doğrudan tehlikede olduğu alanlarda bile – Yargı ve Temel Haklarla ilgili Fasıl 23 ve Adalet, Özgürlük ve Güvenlik hakkındaki Fasıl 24 gibi- ilerleme gerçekleşmedi. Bu Türkiye’nin bu fasılların talep ettiği kriterleri kabul etmemesinden değil birkaç Avrupa hükümetinin iç siyasi sebeplerle müzakereleri tek taraflı bloke etmesinden kaynaklanıyor” dedi.

Bozkır, “Türkiye’nin Avrupalı dostlarının katılım sürecini kolaylaştırması bilgece bir adım olurdu. Günün sonunda Türkiye’nin muhtemel üyeliği AB ve bölge dinamiklerini daha iyiye doğru değiştirecek” dedi.

Coğrafyasındaki kargaşa içinde Türkiye’nin bir barış, demokrasi, güvenlik ve istikrar adasını temsil ettiğini, bunun katılım görüşmelerin halihazırdaki felç hali dikkate alındığında AB’nin akılda tutması gereken bir şey olduğunu kaydeden Bozkır, hükümetin geçen on yılda bir sosyal ve ekonomik dönüşümü gözettiğini belirtti. Bozkır, Dünya Bankası’nın son raporlarından birinde vurgulandığı gibi Türkiye’nin yüksek gelirin eşiğine geldiğini belirtirken şu bilgileri verdi:

“-Geçen 12 yılda Türkiye çeşitli alanlarda AB standartlarına erişmek için 2 binden fazla yasa kabul etti. Türkiye’nin çevresinde patlayan ateşler karşısında, bu özgürlük ve güvenlik arasındaki doğru dengeye odaklanmayla başarıldı.

-Türkiye onyıllar boyunca bir endişe kaynağı olan Kürt sorununda barışçıl bir çözüme ulaşma hedefiyle cesur adımlar attı. İnkâr edilemeyecek şekilde AB katılım süreci bu dönüşümün teşvik edilmesinde rol oynadı.

-Gazetecileri Koruma Komitesi’nin içeride bulunduğunu söylediği yedi gazeteciye bakılırsa bunların hiçbiri gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu değil. Farklı suçlarla karşı karşıya bulunuyorlar, bunlar arasında silahlı cinayet, banka soygunu, polis karakolu bombalama var. Hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu tüm demokrasilerde olduğu gibi gazetecilik dâhil özel bir mesleğin içinde bulunmak bu tarz ciddi suç isnatlarından bağışık olmayı gerektirmez.

-İfade ve basın özgürlüğü Anayasa ve kanunlarla teminat altına alınmıştı. Son 13 yılda Türk hükümeti ifade hürriyetinin, ana teminatı olduğunu, özellikle de yaptığı yargı reformları aracılığıyla kanıtladı.

-Türkiye’de günlük tirajı 5 milyon olan, 7 bin gazete ve derginin yayınlandığına dikkat edilmeli. Ülkenin en fazla okunan beş gazetesinden dördü hükümete karşı muhalefetin yanında. Kabaca gazete köşeyazarlarının üçte ikisi hükümetin politikalarına düzenli şekilde muhalefet ediyor ve her akşam, Türkiye’nin 18 ulusal televizyon kanalı geniş bir yelpazede yaklaşık 100 konuğun görüşlerini yayınlıyor.

-Türkiye’de böylesine öylesine özgür ve canlı bir günlük tartışma ortamı karşısında otoriterliğin arttığı iddiaları değer taşımıyor. AB üyeliği için gerekli olan, demokrasi taahhüdü, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlıkların korunması ve saygı gösterilmesi şeklindeki Kopenhag kriterleri siyasi koşullarının uygulanmasında ülkenin kimliğine ilişkin hiçbir makul şüphe olamaz.

-11 Eylül saldırıları ve Arap Baharı’na değin birçok dönüm noktası, Türkiye ve AB arasındaki ilişkinin stratejik önemine vurgu yapmaya hizmet etti. Ağırlık olarak Müslüman ülkelerin bulunduğu bir bölgede Türkiye gerçek bir demokrasiyi koruyup güçlendirebilen tek ülke olduğunu kanıtladı. Bu bağlamda Türkiye örneği hafife alınmamalıdır.

-Açıkçası Türkiye, yakın çevresindeki refah ve istikrarın teminat alınması bağlamında AB için anahtar bir ülkedir.” (ANKA)

(ORH/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.