AKP, son uygulamalarıyla eğitim alanını kendi siyasetini yapacağı bir arenaya dönüştürmüştür.

 

        Dörtdörtlük ideolojik eğitimle asıl maksadı imam hatip okullarını açmak olan siyasi iktidar, okullarda türbanı serbest bırakarak, aslında tüm okulları imam hatibe çevirmiştir.

 

        Zaten 4+4+4 uygulamasıyla okullarda seçmeli din içerikli derslerin (Kuran, Hz. Peygamberin hayatı, temel dini bilgiler)sayısını artırmıştı.Bu eğitim-öğretim yılı başında orta öğretim kurumlarında mescit zorunluluğunu getirdi. Okul yöneticilerimiz de tüm fiziki yetersizliklere rağmen ve kütüphanesi, resim, müzik atölyeleri ve laboratuarlara imkan yaratmazken mescitleri açma gayretleri takdire şayandır.Anadolu ve fen liseleri müfredatları da imam hatip liseleriyle eş değer tutulmuştur.Sürece bu sıralamayla bakıldığında öğrencilere türbanın serbest bırakılması şaşırtıcı değildir.

        Siyasi iktidarın kamusal alanda türbanı serbest bırakması ile başlayan süreçteokullara türban girmişti. Ne yazık ki; bazı sendikalarda kot pantolon, sakal ve kravat serbestliğinin de olması karşılığında türbana geçit vermişler, ancak türban dışındaki yönetmeliğin aynı kalmasıyla yanıldıklarını umarım anlamışlardır. Bu nedenle öğretmenlerin türbanla derse girdiği sınıflara öğrencinin de girmesi beklenmekteydi.Ancak, bu beklentinin yaratacağı olumsuz sonuçların faturasını öğrencilerimizin ödeyeceği hesabı yapılmamıştır.

         AKP’nin kadın üzerinden yaptığı siyasete şimdi de kız çocuklarımızı alet etmesi son derece üzücüdür.Bu nedenle eğitim anlayışını kendi siyasetinden öteye taşıyamamıştır.

 

         Sözde özgürlük ve demokrasi adına türbana ayrıcalık tanımak hiç de adil değildir.O zaman herkesin kendi dini, etnik ve mezhepsel sembolleriyle okullarına gelmeleri serbest bırakılmalıydı.Tek din ve tek mezhep anlayışı dayatılamayacağı gibi eğitimde kullanılacak her dini simge ayrıştırıcı olacaktır.Söz konusu yönetmeliğin d bendinde siyasi sembol içeren simge, şekil ve yazılar, fular, bere, şapka, çanta yer alamaz, saç boyamak, dövme, makyaj, pirsing yasak derken türbanı ideolojik simge yerine koymayan madde ne kadar demokratiktir? Türban serbest ama Atatürk rozeti takmak yasak ! Bundan önceki kılık-kıyafet yönetmeliğinde Atatürk İlke ve İnkılaplarına uygun ifadesi, yeni yönetmelikte  kaldırılmış olup, aşırıya kaçmayan ibaresi yerine vücut hatlarını belli etmeyen ibaresinin getirilmesi kız çocuklarını cinsel bir obje haline getirmiyor mu?

 

         Sonuç olarak sorguladığımız, kimsenin dini inancı ve tercihi değildir. Eğitimin olumlu sonuçlar vermesi açısından öğrenci, öğretmen, veli işbirliğinin örselenmesidir.AKP, bu uygulamayla eğitime ciddi bir darbe vurmuştur.Çünküözgürlük, kıyafetle değil, haklarla verilir. Bireye verdiğiniz değerle ve herkes için eşit eğitim hakkıyla sunulmalıdır.Sözde pedagojiden çok iyi anlayan bakanlığımız çocuklarımızın saçlarını değil, aslında beyinlerini örtmüştür.

         Doksan yıl önce (3 Mart 1924) üç devrim yasasıyla çağdaş ve laik  eğitim anlayışını devralan Milli Eğitim Bakanlığın bu gün öğretim birliği yasasını çiğneyen bir siyasete alet olduğu açık değil midir? Asıl amaç, Atatürk devrimleri ve O’nun Laik eğitimiyle hesaplaşmaktır. Ne yazık ki alet edilen de kız çocuklarımız olmuştur. Çağdaş ve bilimsel eğitim anlayışı ile ilerlemek yerine, kapılarını doksan yıl geriye doğru açan Bakanlığımızın, bundan sonraki uygulaması karma eğitime son vermek olacaktır. AKP bu anlamda kendi siyasetindeki istikrarlı ilerleyişini uygulamaktadır.

 

       

 

        Beni asıl düşündüren;

 

        Sessiz kalan toplum,

 

        Eleştirim, tepkisiz kalan muhalefete,

        Endişem ise çocuklarımızın geleceğinedir…

        
        Bazı eğitim sendikalarını özgürlük adına, bazılarının da geç kalınmış bir uygulama kanaatiyle türbana geçit vermelerini mesleki vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.

 

        Herkese mutlu bayramlar dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.