Eğitimdeki Yönetim ve TEftiş Sorunu

Lider Eğitimci Yazarlar Derneğinden Serdar Tekin, sitemiz kamugundemi.com'a özel değerlendirmesinde Eğitimdeki Yönetim ve TEftiş Sorununu ele aldı.

Serdar Tekin 06.08.2018, 09:08 06.08.2018, 09:11
Eğitimdeki Yönetim ve TEftiş Sorunu

Lider Eğitimci Yazarlar Derneğinden Serdar Tekin, sitemiz kamugundemi.com'a özel değerlendirmesinde Eğitimdeki Yönetim ve TEftiş Sorununu ele aldı.

Tekin'in açıklamaları şöyle:

Türkiyedeki eğitim yöneticiliğini değerlendirdiğimizde ortaya kısır bir döngü çıkmaktadır.Öncelikle okul müdür yardımcılığından en üst silsileye kadar baktığımızda maddeler halinde kısır döngüyü oluşturan problemlere değinelim.

-Türkiye’de sendikacılığa baktığımızda her sendikanın birincil amacı okul müdür yardımcılığından,okul müdürlüğünden tutun şube müdürlüğüne ,bürokrasiye kadar kendi adamlarını sisteme yerleştirmektir. Sendikaların birincil önceliği öğretmen sorunları ve eğitim sorunları olmalıdır. Maalesef sendikacılık kavramını ülkece halen anlayamadık.Özellikle eğitimde, eğitim yöneticileri sendikadan bağımsız olmalıdır.Eğitim yöneticisi okul müdür yardımcılığından İl Milli Eğitim Müdürlüğüne kadar mülakatsız,torpilsiz,tecrübe ve sınava dayalı bir sistemden geçerek koltuğa oturmalıdır.Eğitim yöneticisi bizzat devletine ve eğitime hizmet etmelidir.Okul müdür yardımcılığından İl mem müdürlüğüne kadar silsiledeki eğitim yöneticilerine sendikacılık yasaklanmalı ve sendikal bağ güdenler tespit edilince hemen görevden alınmalıdır.

-Okul müdür yardımcılığından il mem müdürlüğüne kadar ki silsile özellikle öğretmenler içinden gelmelidir.Örneğin 5 yıl öğretmenlik yapan bir kişi  sadece sınavla okul müdür yardımcısı olmalıdır.5 yıl okul müdür yardımcılığı yapan öğretmen sadece sınavla okul müdürü olmalıdır.5 yıl okul müdürlüğü yapan bir öğretmen sadece sınavla şube müdürü olmalıdır.5 yıl şube müdürlüğü yapan öğretmen sadece sınavla ilçe mem müdürü olmalıdır.5 yıl ilçe mem müdürlüğü yapan bir öğretmen sadece sınavla İl mem müdürü olmalıdır.Bakanlığımızın daire başkanlıklarına ,bürokrasisine hükümet takdiri öğretmenlik mesleği dışından akademisyenler ,yönetici, bürokratlar atanabilir.

-Okul müdür yardımcılığından İl mem müdürlüğüne bahsettiğim 5 ‘er yıllık eğitim yöneticisi yetiştirme sisteminde 6. yıl olmamalıdır.Değişimin önü açılmalıdır.Diğer taraftan bu eğitim yöneticilerine kadro verilmeli ve eğitimci kadrosundan emekli edileceği bir sistem kurulmalıdır.Şimdilerde eğitim yöneticiliğinde profesyonel sistemden bahsediliyor.Üniversitelerimizdeki eğitim hepimizin bildiği gibi birçok bölümde teoriktir,uygulamalı değildir.Bahsettiğimiz sistemde silsilede eğitim yöneticisi tecrübe ile liyakat ile yetişmektedir.En alt basamaktan başlayarak,uygulamalı,tarafsız,yaparak yaşayarak kendini geliştirerek bir eğitim yöneticisi yetişmektedir.Öğretmen olmayan ,çocukların içine karışmamış,sınıfın havasını solumayan,okulları ve sorunları görmeyen,yaşamayan sadece akademik yönlü bir eğitim yöneticisinin öğretmenlerin ve çocukların başında tecrübe kazanmasını beklemek demek çocuklarımızı heba etmek demektir.

Örneğin devlet yönetiminde Sayın Cumhurbaşkanımız’a bakalım.Başarısı ortadadır.Çünkü halkın içinden gelmiştir, temelden yönetime başlayıp,belediyecilik hizmetlerinde bulunmuştur,işin mutfağında yetişip adım adım her kademede tecrübe kazanmıştır.Bu tecrübe  akademik eğitimlerle kazanılamaz.Halkı bilmek lazımdır,meseleleri araştırmak çözümler bulmak lazımdır.Eğitimde de böyledir,öğrenciyi bilmek lazımdır ve öğrenciyi en iyi öğretmen bilir.

-Şu ana kadar, yüksek lisans yapmış,yurtdışında master yapmış  eğitim yöneticileri  ile çalışsak da eğitimde sonuçlar başarısızlıklar ortadadır.Neden öğretmen camiasında Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk büyük mutluluk yaşatmıştır?Çünkü Bakanımız öğretmen kökenlidir,işin içinden gelmektedir,öğrencileri bilmektedir.

-Bugün üniversitede lisans yapmakla,yurtdışındaki okulları eğitim sistemlerini gözlemlemekle bir sonuç elde edemeyeceğiz.Köylerimizdeki elektiriğin ,suyun olmadığı ,tuvaletin bile olmadığı okullara gidersek,her okulu adım adım gezersek ve öğretmenlerimizi dinlersek inanın çözüm anahtarlarını çok rahat bulabiliriz.Bir fabrika düşünelim.Fabrika iflas üstüne iflas yaşıyor.Biz fabrikamızın içini adım adım gezip çalışanlarını dinleyip problemleri tespit edip çözüm bulacağımıza,gitmişiz Avrupa’daki bir fabrikayı geziyoruz.

Şu an eğitimde yönetim birimleri çoğunlukla belli bir zümrenin eline geçmiştir.Okul müdür yardımcısı okul müdürüne biat edecek,okul müdürü bir üssüne biat edecek ve silsile bu şekilde tamamlanacak.Bu silsile çıkmazında gelelim teftişe,teftişi değerlendirelim.

-Şöyle bir örnekle başlayalım.Eskiden askeri mahkemeler vardı.Diyelim bir askeri birimde bir yüzbaşı haksızlığa uğradı yahut işlenen bir suçu ihbar edip albayından şikayetçi oldu.Askeri mahkemeye gidiyordu.Sonuçlar yaşandı,ortadadır.Hele şikayetçi kişi bir de erbaş olsun vay haline idi.Askeri mahkemeler kaldırılıp yerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti Bağımsız Mahkemeleri devreye girince haksızlıklar bitmeye başlamıştır.Zaten yargılama tarafsız ,bağımsız,tanışıklığın olmadığı bir biçimde yapılmalıdır.Bu kişinin anayasal hakkıdır.

-Gelelim milli eğitim personeline…Yukarıda anlattığımız bağlantılı silsileyi düşündüğümüzde,bir de bu silsilenin bir nevi emrine teftişi verirsek bir ilin içerisinde hakkaniyet kalmaz.Eğitim yöneticileri ile selfi çektiren ,sürekli iletişimde olan ,bağları olan ildeki müfettişlerin soruşturmaları kanaatleri şeffaf olamaz.Öncesinde bir de okul müdürüne açılan soruşturmaya aynı ilçeden diğer okulun müdürünü muhakkik atarsanız her türlü yolsuzluk zulüm örtbas edilir.Bu sistemi getirenlerin maksadı gayet açıktır.Bu  teftiş biçimi,sistemli bir sistemsizliktir.Örneğin müdürünün zulmüne uğrayan bir öğretmen kimi kime şikayet edecek?Şikayet etti mi  öğretmene bir soruşturma açılır ,ceza verilir.Görüyoruz yaşıyoruz bu olayları.Örneğin bir ilçe mem müdürü yolsuzluğa karışıyor.Ceza verilmiyor.Okul müdürlüğüne düşürülüyor.Okul müdürlüğünde de rahat durmuyor.Soruşturma açılıyor işin tespiti yapılıyor,ceza almıyor.Bir bakıyorsunuz bu olayın üstüne kişi şube müdürü oluyor.Örnekler olaylar bitmez.Eğitim yöneticiliği sistemi çöktüğü gibi buna paralel yapılanan teftiş sistemi de çökmüştür.Gelelim çözüm önerilerimize…

-Öncelikle tüm müfettişler kaymakamlık valilik ilçe ve il memden bağımsızlaştırılarak merkez teşkilatına toplanmalıdır.Tüm müfettişlerimiz Ankara’da merkezde olmalıdır.Bizzat Milli Eğitim Bakanımız ve Milli Eğitim Bakan Yardımcıları soruşturmalardan haberdar olmalı,soruşturma raporları merkezdeki disiplin kuruluna sunulmalıdır.Bu şekildeki bir teftiş sistemi ile taşra teşkilatındaki  her olaydan  merkez teşkilatı haberdar olur.Merkezden gelen bir müfettiş  tarafsız ,kişilerden bağımsız hakkaniyetli bir soruşturma   yürütebilir.Şikayetler yazılı bir biçimde Bakanlık merkezine yapılmalıdır.

-Memur da insandır,vatandaştır.Vatandaşa göre daha da sorumluluk sahibidir. Nasıl sokaktaki bir vatandaşı hukuksuz fiili karşısında  yargı birimleri özgürce soruşturup yargılayabiliyorsa,aynı şekilde memuru da izne tabii olmadan yargı birimleri  direkt sorgulayabilmeli,yargılıyabilmelidir. Soruşturma ve yargılamada memur için izin alma maddesi kaldırılmalıdır.

-Memura disiplin cezası verildiği gibi kanun ihlali yaptığı her suçtan memur  direkt savcılığa bildirilmeli ve yargılanmalıdır.

-Her okulda kamera kayıtları bir yıl süre ile saklanmalıdır.Öğretmen ve öğrencinin ,yeri gelir idarecinin psikolojik yahut fiziksel şiddete maruz kalmasının önü kesilecektir.Okul ortamında herşey delilli ve şeffaf olacaktır.

Bu sistemli eğitim yöneticiliği ve teftiş sistemsizliğinde bir çok hakkaniyetsizlik yaşanmaktadır.Eğitim yöneticisi ve kol kola girdiği teftiş sisteminden öğretmenlere ,öğrencilere ve velilere sadece zarar gelir.

Bu sistemsizlik için de işini dürüst yapan müfettişlerimiz ve eğitim yöneticilerimiz nadir de olsa vardır.Onlara selam olsun.Temennimiz bu sistemsizliklerin ivedi düzeltilmesidir.Liyakat ve adaletin Bakanlığımızın her birimine yerleşnesi dileği ile…

Kaynak: KamuGundemi.com

Yorumlar (0)
-2°
hafif kar yağışlı
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 19 Ocak 2020
İmsak 06:32
Güneş 08:00
Öğle 13:04
İkindi 15:37
Akşam 17:59
Yatsı 19:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 18 36
3. Fenerbahçe 18 34
4. Alanyaspor 18 32
5. Trabzonspor 17 32
6. Beşiktaş 17 30
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 18 24
9. Gaziantep FK 18 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Menemen Belediyespor 18 28
7. Bursaspor 17 27
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 18 13
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 23 48
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 22 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Brighton 23 25
15. Burnley 22 24
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 20 43
2. Barcelona 19 40
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Real Betis 19 24
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@