Umudu Yazmak...

umudu yazmak

Haberler 21.09.2015, 03:49
Umudu Yazmak...

Son zamanlarda yazılarımın pek umutsuz olduğunu dillendiren, umutsuzluk virüsünü yaydığımı söyleyen dostlar, cankuşlar var. Yazık ki farkındayım. Hem de fena halde farkındayım. Bu ölümüne umutsuz olma halini “ti”ye almaya çalışarak umutsuzluğum/uzla az biraz kafa bulmaya çalıştığımı da sanıyorum. Hani  ne kadar becerebiliyorum bilemiyorum ama  bu arabeskçe “bana kaderimin oyunu mu bu” kıvamından daha farkındalık içeren, kendime/kendimize dışarıdan bakabilmeyi de kapsayan bir umutsuzluk hali sanki... En azından bunu murad ederek yazmaya çalışıyorum. Ancak sonuç değişmiyor. Durum katran gibi kara, yapış yapış karanlık, sakil ve ucuz...

Madem umutsuz olacağız, içelim bari. Ya da madem intihar edemiyoruz içelim bari nobranlığı değil bu ruh hali... Umutsuzluğun da bir derinliği var. Tıpkı Shakespeare'ın 66. Sonesinde olduğu gibi

“Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.”

Tıpkı güzelim Can Yücel çevirisindeki hüzün gibi, gizli bir dert çekmek gibi, bilip de söyleyememek gibi, acıda buluşmak, mücadelede dayanışmak ama  yine de sessizce kendi kendimize  kaldığımızda umutsuzlanmak, kırılmak gibi...

Bu aralar Orhan Kemal gelip gelip duruyor aklıma... 2005'te yaptığımız Akıntıya Karşı Orhan Kemal: Bereketli Topraklar Üzerinde adlı belgeselde yer alan  Orhan Kemal'in Sait Faik'i anlattığı bir bölüm var. Öyle  tatlı tatlı didişiyorlar ki, değmeyin keyiflerine. O sahneler geliyor aklıma. Laf lafı laf tütün kesesini açarmış sözü de işte oradan, Orhan Kemal'in TRT'ye verdiği bir röportajdan.

İşte umutsuzlukla umuda çalma arasındaki  gitgelde Orhan Kemal'in tedavi için Bulgaristan'a gitmesi ve ardından naaşının 2 Haziran 1970 yılında Kapıkule'den memlekete getirilmesinde donup kalan bir fotoğraf bu. Uğur Polat'ın seslendirmesinde sanki tabuta dokunup, bir damla göz yaşımı gizlice kolumun yenine silmişim gibi bir his oluşuyor her defasında bende. Erken ölüm demeye utandığımız bir zamandan geriye yazıyor olmanın acısıyla, evet erken gitmiş büyük yazar. En verimli olacağı çağda.. Orhan Kemal'in cenazesi kalabalık bir toplulukla İstanbul'a getiriliyor. Çatalca yakınlarında durdurulan cenaze arabasına işçiler tarafından “Biz işçiler hatıran önünde saygıyla eğiliriz.” dövizi asılıyor.  Siyah-beyaz bir fotoğraf.

Haziran'da ölmek zor...

Belgeseli yaparken Rasih Nuri İleri ile tanışmıştık. Komünist Çınar karşımızda duruyordu. Nasıl muzip, nasıl şakacı, nasıl kocaman bir tarih, öykü ve belge deposuydu ki sormayın. Cemal Süreya şöyle diyesiymiş “Türkiye'de devrim olsa, bilin ki o, devrimin en coşkulu anında ilk bildirgenin kopyasını ele geçirmeye çalışmaktadır.”  Böylesi dünya tatlısı, nev-i şahsına münhasır, derya deniz, ve insanın komünistliğiyle gurur duymasını sağlayan, yüreğini genişleten insanlardan...

Orhan Kemal'i, Adana'nın bir döneminini, o dönemin TKP'sini, o dönemin işçilerini, gizli haberleşme yöntemlerini, partiyi arama çırpınışlarını ne gerçekçi anlatmıştı bizlere. Şöyle diledik; o anlatsa, biz dinlesek, biz dinlesek o anlatsa... Laf lafı laf tütün kesesini açmıştı yani...

İşte, gözlerini kırpmadan onu dinleyen bizlere söylediği şu cümleler mıh gibi aklımda... Belgeselde de kullandık zira..  

Dedi ki: “Bazı tarihte anlar var  yıldızlar parlar. Şimdi yıldızların söndüğü bir dönem. Nasıl ki 50-60 dönemi yıldızların sönük olduğu bir dönemdi. O dönemde Orhan Kemal ne yapabilirdi? En namuslu şeyi yaptı. Kendi memleketinde Adana'da partinin başına geçti. Mücadele etti. Her şeyi göze aldı değil mi?”

İşte yıldızların söndüğü dönemlerden geçiyoruz. Neyi ne kadar göze alabiliriz bilemem ama. Bir süre yıldızlar sönecek belli. İşte bu yıldızsız gecelerde umudu yazmak hiç de kolay değil.

Ama neyse ki deniz fenerleri var.

Onlar da olmasa benim başka kimim var?

 

 

 

Şule Süzük Toker-Sol Portal


Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 14 Aralık 2019
İmsak 06:25
Güneş 07:56
Öğle 12:48
İkindi 15:10
Akşam 17:31
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Alanyaspor 15 23
7. Galatasaray 14 23
8. Malatyaspor 14 20
9. Göztepe 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Gaziantep FK 14 17
12. Çaykur Rizespor 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Antalyaspor 15 13
16. Kasımpaşa 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Altay 15 20
9. Fatih Karagümrük 14 20
10. Balıkesirspor 14 19
11. Giresunspor 14 19
12. Adana Demirspor 15 18
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 17 19
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 17 10
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@