02 Kasım 2017 Perşembe 21:21
Üç sendikadan ortak çok sert açıklama...

     Değerli Arkadaşlar,

                Basın açıklamamıza terörü lanetleyerek başlamak istiyoruz. Bugün Hakkari Şemdinli’de 8 tane şehidimizin olduğunu öğrendik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

       Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Öğretmen Strateji Belgesi 9 Haziran 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımladı. Bu kapsamda, okulları birer ‘ticari şirket’ gibi yönetmek, eğitimcilerin daha fazla çalıştırılmasını sağlamak amacıyla  “Performans Değerlendirme formları ”hazırlandı ve 12 ilde (Ankara, Antalya, Balıkesir, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Malatya, Mardin, Samsun, Trabzon)ve pilot seçilen okullarda hiçbir tartışmaya ve istişareye müsaade edilmeden uygulamaya başlandı.

      Görünen o ki; hükümetlerin ve bakanların keyfi uygulamalarıyla adeta bir yapboz tahtasına dönen eğitim sistemindeki başarısızlığın sorumluluğu öğretmene yüklenmek istenmektedir. Oysa Türkiye’de eğitimde yaşanan nitelik sorununun nedeni öğretmenlerin “sözde düşük” olan performansları değildir; siyasi hedeflerin ulusal hedeflerin önüne geçmiş olması, sürekli değişen sistem içerisinde öğretmenin itibarsızlaştırılması ve eğitimin yolunmuş kaza dönüştürülmüş olmasıdır.

   Şimdi, ‘Biz öğretmenlerin performansını ölçeceğiz. Bu ölçtüğümüz performans üzerinden aldıkları puanları da yönetici atarken, ödül verirken kullanacağız’ ambalajlı; ancak içinde, eğitimde güvencesiz istihdam uygulamalarını yaygınlaştırmak, uzun vadede eğitim çalışanlarının sınırlı iş güvencesini tamamen ortadan kaldırmak gibi kirli emeller gizli bu uygulamayla, tüm bu hataların üstü kapatılmak istenmekte; ağır fatura da öğretmene ödetilmek istenmektedir. Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen ve Eğitim İş sendikaları olarak bu vicdansızlığı tamamıyla reddediyor; sendikal mücadele noktasında her türlü tepkiyi koyacağımızı, her türlü eyleme hazır olduğumuzu buradan bir kez daha ifade ediyoruz.

     Daha birkaç gün evvel gururla kutladığımız Cumhuriyetimizin Fakir Baykurt’un veciz ifadesinde anlamını bulan “Yalvarmaz, boyun eğmez, el açmaz; sadece ders verir.” Öğretmenlerini, velinin, öğrencinin, mesai arkadaşının ve idarecinin merhametine muhtaç etmeyeceğimizi en gür sesimizle haykırıyoruz.

     Şu hale bakın ki daha pilot uygulama başlamadan öğretmenler, sosyal medya hesaplarında öğrencilerin şantajlarının, not pazarlıklarının, tehditlerinin, hatta küfüre varan hakaretlerinin muhatabı olmuş; tüm kamuoyu önünde itibarı ve kutsiyeti üç paralık hale getirilmiştir.

     Bu uygulamayla öğretmenlerin birbirine karşı güvensizliği artacak, iş barışı bozulacaktır. Öğretmenlerin performansının ölçülmesi adına objektif olmayan kriterlerle eğitim ordumuz adeta darmadağın edilecektir. Öğrenci-öğretmen münasebetleri sevgisiz, saygısız ve samimiyetsiz bir vaziyete dönüşecektir.  Nihayetinde, öğretmenlerin güvencesiz çalışmasının önü açılacak ve bu tüm kamu için bir kadere dönüştürülecektir.

     Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne her dikili ağaçta, her yazılan harfte, her söylenen türküde, her makamda oturanda, kısacası her yerde ve her kimsede eli öpülesi emeği olan öğretmenleri bu duruma getirenleri asla unutmayacağız.

        Bu ülkeyi; ”Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” yüceliğinden, “Hoca 100 ver, 100 vereyim.” Kepazeliğine sürükleyenleri asla affetmeyeceğiz.

                      Eğitimciler olarak ‘’performans değerlendirmesi’’bahanesiyle öğretmenleri, öğrenciler ve velilerle karşı karşıya getirecek  öğretmeni’’satış görevlisi’’, öğrencileri ve velileri birer ‘’müşteri’’ olarak gören piyasacı bir mantığı eğitim sürecinin her aşamasında meşrulaştıracak böylesi bir uygulamayı kabul etmemiz mümkün değildir.

        Değerli arkadaşlar!

      Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen ve Eğitim İş sendikaları olarak gerek genel merkezlerimiz noktasında, gerekse ilimizde bu uygulamaları en şiddetli şekilde reddettiğimizi; bu trajikomik uygulamaya hiçbir üyemizin katılmaması hususunda Genel Merkezlerimizce karar alındığını tüm eğitim çalışanlarına duyurmak istiyoruz.

     Milli Eğitim Bakanlığı eğitim emekçilerine performans dayatması yaparak onları daha fazla çalışmaya zorlamak yerine, öncelikle eğitimde yaşanan sorunlar karşısında neden kalıcı çözümler üretemediğini sorgulamalıdır. MEB, okulları şirket gibi yönetme anlayışından vazgeçmeli, eğitim emekçilerine performans dayatması yaparak onları daha kendince hizaya getirmek ve fazla çalıştırmaya kılıf hazırlamaktan vazgeçmeli ve eğitim politikalarındaki başarısızlığı ile yüzleşmelidir.

       Ve buradan yetkililere sesleniyoruz: Sizleri yetiştiren; cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, bürokrat, milletvekili, işçi, memur yapan öğretmenlerinizden utanın. Gelin yol yakınken bu hatadan vazgeçin. Bir an evvel emeği paha biçilemez öğretmenlerin gönlünü alın. Bu saçma sapan uygulama, öğretmeni mesleğine küstürmekten, eğitim sevdamızı iğdiş iğdiş etmekten başka hiçbir işe yaramaz. Telafisi mümkün olmayan hatalara yol açacak bu uygulama, Türk Milli Eğitimi adına ve sizler adına kara bir leke olarak kalacaktır.

       Sözlerimizi ulu Önder Atatürk’ün tarihi uyarısıyla bitirmek istiyoruz: “Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir.”

                     Yaşar ŞANLI                                             Hicran TURAN                                                  Emine ÇALIK

TES Kocaeli 1 Nolu Şube Başkanı           Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkanı                  Eğitim İş Kocaeli Şube Başkanı

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.