Tüm Yerel-sen Genel Başkanı Cengiz Gülebay'dan Menderes Türel'e 1 Mayıs Eleştirisi

Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Cengiz GÜLEBAY Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günüyle ilgili mesajını eleştirdi.

Haberler 03.05.2016, 21:56
Tüm Yerel-sen Genel Başkanı Cengiz Gülebay'dan Menderes Türel'e 1 Mayıs Eleştirisi
Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Cengiz GÜLEBAY Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günüyle ilgili mesajını eleştirdi. Gülebay, “işçi, memur ve diğer tüm çalışanların sorunlarına çözüm üretmek, çalışma hayatını daha demokratik, daha insani ve insan onuruna yaraşır seviyelere çıkarmak için olanca güçleriyle çalıştıklarını ifade ederek, bundan sonra da çalışmaya devam edeceklerini söylemiştir.

Türel açıklamasında; “çalışma hayatını daha demokratik, daha insani ve insan onuruna yaraşır seviyelere çıkarmak için olanca güçleriyle çalıştıklarını” ifade etmektedir ki , yaptığı uygulamalar göz önüne getirildiğinde bu sözü Türkiye’de söyleyecek en son kişidir.

Menderes TÜREL, yaptığı uygulamalarla Demokrasiden ve insan haklarından bihaber olduğu açıkça anlaşılmıştır.  Kaldı ki, “daha insani ve insan onuruna yaraşır seviyelere çıkarmak için çalıştıklarını” ifade eden Menderes Türel yaptığı bu açıklamasında da samimi değildir. Samimi olmadığı, Antalya Valiliğince Hazırlanan İnsan Hakları Raporunda ve Antalya Mahkemelerince verilen onlarca mahkeme kararında tescil edilerek açıkça ortaya konulmuştur.

Antalya Tarihine geçen İnsan Hakları İl Kurul kararında;

“Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın eylem ve işlem yoluyla kamu çalışanları hakkında kişisel verileri ele geçirdiği, çalışanların düşünce ve kanaatlerini bu yolla öğrendiği, muhalif gördüğü kamu çalışanlarını sindirmek amacıyla hiçbir iş yaptırmadan günlük 4-5 saat yolculukla Antalya’nın uzak ilçelerine götürüp getirdiği, 15 m2’lik bir odaya tıkıştırdığı, başlarına yetkisiz bir kişiyi amir olarak oturttuğu, çalışanlara bu yolla mobbing uyguladığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yasada yer almayan kadro ve makam ihdas ettiği, bu şekilde kamu hizmetinde nesnellik ilkesinden uzaklaştığı ve keyfi muamele yaptığı, boşu boşuna kamu kaynaklarının heba edilmesine, çalışanların ruh ve beden sağlığının bozulmasına neden olduğu, eylem ve uygulamaların hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ve kamu çalışanlarının düzenli ve sistematik bir şekilde insan haklarının ihlal edildiği kararına varıldı’ ifadesiyle Büyükşehir Belediyesi’nce çalışanların işlem ve eylem yoluyla insan haklarını ihlal ettiğine oy çokluğuyla karar vermiştir.”

Ayrıca Antalya Valiliğince gönderilen resmi belgeye göre, çalışanların, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer uluslararası sözleşmeler ile yasalardaki haklarının ihlal edildiğini ifade etti. Valiliğin hazırladığı raporda çalışanların kaldıkları oda için ‘Bu oda bir toplama kampına benzemektedir’ ifadesi yer almaktadır. “Bu raporla beraber Antalya Büyükşehir Belediyesi Yönetimince yapılan yasadışı ve insan haklarına aykırı uygulamalar resmiyet kazanmış ve sürgünde olan çalışanlara tazminat hakkı doğmuştur.

Bütün bu uygulamaların kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmadığı ve Antalya’mıza yakışmadığı ortadadır. Bu uygulamalara imza atanlar yaptıklarının hesabını yargı önünde verecek ve tazminata mahkum olacaklardır”

Tüm Yerel-Sen olarak bu güne kadar yapılan haksız uygulamalar karşısında boyun eğmedik ve mücadele yürüttük. Yapılan hukuksuz uygulamalara karşı dava açmak yoluyla hak arama mücadelesini sürdürmekteyiz. Bu güne kadar açtığımız, sürgün, havuz, harcırah tüm davaları kazandık. Aşağıda Tüm Yerel-sen tarafından açılan davaların bir özetini sunuyorum. Tüm Yerel-Sen dışında başka sendikaların açtıkları davaları da dikkate alırsak, Antalya Büyükşehir Belediyesinin hizmet yapmak yerine, Belediye çalışanları ile uğraştığı, ötekileştirdiği, insan haklarına aykırı eylem ve işlem yaptığı her türlü belgeyle kanıtlanmıştır.

Bu şartlarda Menderes TÜREL, “işçi, memur ve diğer tüm çalışanların sorunlarına çözüm üretmek, çalışma hayatını daha demokratik, daha insani ve insan onuruna yaraşır seviyelere çıkarmak için olanca güçleriyle çalıştıklarını” ifade edemez. Bu sözleri söyleyecek son kişi bile değildir. Bu sözleri söylemeden evvel İşten attıkları, sürdükleri, haksızlık yaptıkları, Kanunsuz eylem ve işlem yürüttükleri, ölümüne sebeb oldukları, Ötekileştirdikleri çalışanların nezdinde vicdan muhasebesi yapmak ve vicdanlarını temize çıkarmak zorundadır. Yaptığı hukuksuzluk, haksızlık, ötekileştirme, mobbing ve insan haklarına aykırı uygulamalar dikkate alındığı zaman Bunun  hiçte kolay olmayacağı açıktır.

Bu değerlendirmeler ışığında Menderes TÜREL’in 1 Mayıs mesajı samimi olmadığı gibi gerçeklerden çok uzaktır ve Menderes TÜREL yaptığı uygulamalarla göstermiştir ki; “Bu sözleri söyleyecek son kişi bile değildir.”

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@