Teşekkür Bekleyen Ali Yalçın'a Cevap

Türkiye'nin Size Teşekkür Borcu Yok, Sizin Türkiye'ye Özür Borçlarınız Var!

Sendika 18.09.2017, 23:20
Teşekkür Bekleyen Ali Yalçın'a Cevap

'Söz gümüşse sükût altındır' demiş atalarımız. Dilin kemiğinin olmadığını, ağızdan çıkanın kulak tarafından duyulması gerektiğini belirtmek için kullanmışlar. İnsan şüphesiz garip bir mahlûkat. Sayısız sıfatı sayılmış kutsal kitapta. En sıra dışı pozisyonlarından birisi de kendisinin inanmadığı bir hususa başkalarını inandırmaya çalışmasıdır. Hilaf-ı hakikat olduğunu bile bile hem kendisini hem de başkalarını inandırmaya çalışmak ne zor bir görev ya rabbi!

Hoş yapacak başka bir şey de yok. Gerçek olmadığını bildiğin halde gerçekmiş gibi anlatacaksın. Kendisini inandıracak, bizi inandıracak. Oysa olmayan bir gerçeğe ne kendisi inanacak ne de biz inanacağız. Sisifos'un döngüsü gibi. Taşı güç bela tepeye çıkaracak ama nafile. Taş aşağıya yuvarlanacak. Ama bu, artık gerçeklikle bir savaşa dönüşecek! Bu psikolojiyi elbette biliyoruz. Bunda anlaşılmayan bir şey yok. Önce çabalayacak, inandırmaya uğraşacak olmadıkça talep şiddetlenecek, sonra sıra ithamlara gelecek. Kameralar karşısında lisan-ı hal ile itiraf edilenleri kurulan söylem kapatamadı. Açık bugün Türkiye'den teşekkür beklenerek örtbas edilmeye çalışılıyor. Yarın ithamlarla, suçlamalarla, nankörlükle suçlanacağız. Bu dünyada her şeyle mücadele etmek mümkün. Ama en zorlusu herkesin gözü önünde olmuş olanı başka türlü yansıtmaktır. Güneşin batıdan doğduğunu, yerçekiminin aslında yer itimi olduğunu iddia etmek gibi. İddia etmek yetmiyor, iddia eder geçersiniz. İnanan inanır, inanmayan inanmaz. Oysa burada hiç bir inanmayana tahammülünüz kalmaz. Çünkü tek bir inanmayan bile korkup kaçtığın gerçeği sana hatırlatacak. Bırakın sözü, bakışa bile tahammülünüz kalmayacak. Bu tutum dermanı olmayan derde düşmek kabilindedir. Herkesi inandırsan bile -ki kendin başta olmak üzere kimsenin inanması mümkün değil- kendini inandıramazsın.

Yapılması gereken yapılmadı, verilmesi gereken mücadele verilmedi. Geçmişi kapatmanın imkanı yok artık. Ya suskunluk ikrardandır deyip örtük veya evet verilmesi gereken mücadele verilmedi deyip açıktan özür ve helallik istenecekti. Yapılanla yüzleşme cesareti gösterilmediği müddetçe bu tarz kapatma girişimleri ancak kartopu gibi yapılanı büyütecektir. Hoş yapılan daha ne kadar büyütülebilir ki! Ama bu döngü kaçınılmazdır. Yüzleşme cesaretiniz olmazsa yaptığınızın yanlışı savunma ısrarına düşersiniz. Süreç artık kontrolden çıkmıştır. Yanlış başta bir iken iki olmuştur. Yanlış yanlışı doğurmaktadır. Mahvına götürecek hataları kendi elinle işlemeye devam edersin artık.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın geçen dün yaptığı açıklamada Türkiye'nin kendilerine teşekkür borcu olduğunu söylemiş. Toplu Sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmeler yapmış, kendilerine yöneltilen eleştirilere sözüm ona cevap veriyor. Özrü kabahatinden büyük der atasözümüz. İstatistiki verileri sıralayarak, rakamların-sayıların gizeminden faydalanarak gerçekliğin örtbas edileceğini saymak, kamuoyunun bu sıralananlara ikna olacağını düşünmek önce kendine sonra da bu ülke insanına alenen hakarettir. Toplu Sözleşme sürecinde haklarını ve hukuklarını koruyamadığın çalışanlara dönüp hakaret eder gibi onları borçlu çıkarıyorsun. El insaf! Bu yapılan ahlaka, vicdana sığar mı? Herkesin bildiği, gördüğü, yaşadığı bir şeyi teker teker açıklamayı bu ülke insanının seviyesi ile dalga geçmek olarak düşünmesem yaşananları ve mutabakata varılan şeyleri, istenilenleri ve alınanları karşılaştırmalı olarak yazmaya girişirdim. Şair 'Her şey ben yaşarken oldu' demiş. Yaşananları gördük ve biliyoruz.

Türkiye'yi borçlu çıkaran bu hesabı, kurt yapmaz kuzulara şah olsa. Yapılan bu açıklama ibretliktir. Açıklama yapan için, temsil ettiği kurum için, o kurumun üyeleri için ve mevcudiyeti ve müktesebatıyla tüm Türkiye için hazindir. Reddediyorum ve açıklamayı aynen sahiplerine iade ediyorum.

Teşekkür beklentisiyle hesap sormaya gelecek olanlar Allah'tan af, milletten özür dilesinler önce. Nedamet getirsinler, yaptıkları yanlışı görsünler, mağdur ettikleri yetmiyormuş gibi bir de dalga geçer gibi hakaret etmekten ve insanları ahmak yerine koymaktan vazgeçsinler. Bu uyanıklığı, açıkgözlülüğü, cin olmadan şeytan çarpmaya kalkışmayı bırakın. Ne kadar maharetli olduğunuzu bugün ağdalı bir retorikle kapatmaya çabaladığınız Toplu Sözleşme maceranızdan biliyoruz. Sizi talep ederken esip gürlemenizden hatırlamıyoruz sadece bu sözler havada yankılanırken daha razı geldiğiniz şartlardan biliyoruz. Bize şimdi sözle söyleyeceğiniz bir şey var mı? Masayı gördük, masada gördük sizi. Bu masa karşımızda durduğu müddetçe ne istatistik, ne rakam, ne söz gerçeği dönüştürebilir. Yeri gelmişken şunu da tarihe not düşeyim: Mesele rakam meselesi de değil. Siz sonuçta istiyorsunuz, verip vermeyeceğini belirleyen başkası. Ama süreci öyle yönetirsiniz, ilişkinizi öyle ayarlarsınız ki bugünkünden az bile olsa en azından çalışanların hak ve hukuku korundu, gereken mücadele verildi, o irade o duruş sergilendi denirdi. Siz meselenin hala rakam olduğunu düşünüyorsunuz. Ama mesele rakamların çok ötesinde…

İnsanların aklıyla alay etmemek lazım. Laf kalabalığıyla, kafiyeli cümlelerle, ağdalı sözcüklerle gerçeklik örtülmez. Doğru şeyler sıralanıp yanlışlar meşrulaştırılmaz. Haklarını korumadığınız insanları bir de borçlu çıkarmak, tabi tuttuğunuz bu muameleyle aşağılamak, bunlar ancak ne yaptığını bilmemek, haddini-hukukunu tayin edememektir. Kusura bakılmasın, karşınızdakileri nasıl gördüğünüz ve ne şekilde muamele ettiğiniz her şeyden önce sizin vaziyetinize ayna tutar.  O yüzden milyonlarca insanla dalga geçmek ve onlara hakaret etmek şeklinde gördüğüm bu açıklama açık ki savunma psikolojisi ile yapılmış ve muhatabı da teşekkür etmeye çağrılan Türkiye değil yaptıklarını hazmedemeyen kendi bünyelerini teskin etme çabasıdır. Bu açıklama aynı zamanda ikna edilmeye çalışılan camia açısından da tuzaktır, yanıltıcıdır ve hilafı hakikattır.

18.09.2017

Abdulbaki DEGER

Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı

Kaynak: KamuGundemi.com
Yorumlar (1)
bak sen 2 yıl önce
bir de utanmadan teşekkür mü istermiş. Yazıklar olsun kul haklarını yediniz. Utanmazlar sizi.
-3°
açık
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 22 Ocak 2020
İmsak 06:30
Güneş 07:58
Öğle 13:05
İkindi 15:40
Akşam 18:03
Yatsı 19:25
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 24 51
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 24 40
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 24 33
8. Tottenham 23 31
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Newcastle 24 30
14. Burnley 23 27
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 22 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@