Özgür Eğitim-sen 14 Ekim'de İş Bırakacak

Acıyı ortak kılmak, Ötekileştirmemek ve Sorumluları Göreve Çağırmak için 14.10.2015 Çarşamba Günü İş Bırakma Eylemindeyiz!

Haberler 11.10.2015, 21:53
Özgür Eğitim-sen 14 Ekim'de İş Bırakacak

Acıyı ortak kılmak, Ötekileştirmemek ve Sorumluları Göreve Çağırmak için 14.10.2015 Çarşamba Günü İş Bırakma Eylemindeyiz!

Allah’ım, sen bizi ‘adalet’ten alıkoyma!

Allahım, sevdiklerimiz ve nefret ettiklerimiz yüzünden bizi ‘adalet’ten sapanlardan eyleme!

 

Dün Ankara’da Türkiye tarihinin an kanlı, en acımasız, en insanlıkdışı eylemlerinden biri gerçekleştirildi. Gerçekleşen saldırı sonucunda hayatını yitiren yüzlerce insanımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hepimizin başı sağ olsun, Allah hepimize sabırlar versin.

Sözün tükendiği, eylemliliklerin anlam yitimine uğradığı bir haldeyiz. Üzüntüler sahiciliğini yitirdi. Sükünet, basiret, itidal çağrıları “öteki”ne değmiyor. Kardeşlik, barış, birlikte yaşama irademiz kundaklanıyor. Zaten defolu olan toplum olma halimiz iyice kırılganlaşıyor. Farklılıklarımızı zenginlik olarak nitelendiren retorik, farklılık sınırında patlayan, patlatılan bombalarla dağılıyor. Bunaldık, darlandık, nefessiz kaldık. Öfkeden, kin ve nefretten zehirlendik, zehirleniyoruz.

Birlikteliğimizin, kardeşliğimizin, birlikte yaşama irademizin mezata çıkarıldığı bu karanlık günlerde ülkeyi kalbinden vuran gelişmeler karşısında kenetlenmeye, acıları paylaşmaya, ortaklığımızı pekiştirmeye ihtiyaç varken kapıldığımız öfkeyi lokal ezberlerimize taze yakıt olarak sunan aceleceliğimiz dün patlayan bombayı bugün tekrar patlatıyor. Ötekininin başına gelen felakete rasyonellik katmak ile başına gelen her kötü hadiseyi karşıtından bilmek arasında savrulunca patlayan bombanın tesiri bir kat daha artıyor. Artık kör bir savaş, bitimsiz bir kandavasında debeleniyoruz. Hayatı zenginleştirmekte, rafine bir hale getirmekte kullanamadığımız enerjimiz, tahripkar bir şiddet üzerinden birbirimize yöneltilmiş durumda. Kamplaşma, kutuplaşma, yarılma, yırtılma…

Toplumu toplum yapan temel özelliklerden birisi şüphesiz acıların ortak paylaşılmasıdır. Ama bu son olaylar üzerinden bunu da yapamadık. Siyasal bir hesaplaşmanın aracına dönüştü acı olay. Siyasal bir kavganın entrumanına indirgendi elim olay. Biribirimize fırlatacağımız bir “kavga taşı” oldu yakıcı olay. Oysa, keşke toplum olma gereğince acıyı paylaşma, olayı lanetleme, sorumluluğu olan herkesi göreve çağırma yükümlülüğümüzü ortaya koyabilseydik.

Olayın Birliğimizi, Kardeşliğimizi, Birlikte yaşama irademizi hedef aldığını, 

Bizi birbirimize düşürdüğünü,

Adaletsiz, İlkesiz, ölüm ve vahşet üreten bir düzeneğe yönelticelek enerjimizi başka tarafa kanalize ettiğini,

Bizi adil, özgür ve ilkeli yaşam mücadelesinden alıkoyduğunu,

Böldüğünü, parçaladığını, esir aldığını,

Aklımızı, vicdanımızı, mantığımızı kuşattığını,

Ölümler üzerinden yeni ölümlere yol araladığını,

Ölümü sıradanlaştırdığını,

Kuralsız, tekin olmayan bir yaşama sürüklediğini,

İdeolojilerin, yüce amaçların, ulvi gerekçelerin payanda edildiğini,

Ortak yaşamın üzerine oturtulacağı ‘Barış’, ‘Kardeşlik’, ‘Özgürlük’ kelimelerin iğfal edilerek paçavraya çevirdiğini,

Bizi, ellerinde benzin bidonlarıyla yangın söndürmeye gönderdiğini görmüyoruz, göremiyoruz.

….

“At izinin it izine karıştığı” bir hengamede gerçekleşen olayın vahim olduğu aşikar. Olayın faillerinin, ardındaki karanlık güçlerin açığa çıkarılması hepimizin acil talebi ve devletin varoluş sorumluluğudur. Olayın olmasında, yüzlerce insanın canına sebebiyet vermesinde zaten devletin ve şüphesiz hükümetin sorumluluğu tartışmadan varestedir. Ancak devlet olmanın doğal gerekliliği olan sorumluluktan hareketle bizatihi olayın faili olarak devleti hemencecik kodlamak yaşanan vahim olaya karartma uygulamaktır.

Devlet devlet olmaklığı itibariyle yaşanan, yaşanacak olan her türlü hadiseden dolayı sorumludur, nitekim bu olaydaki sorumluluğu da aşikardır. Olayın faillerinin kimler olduğu ise ayrı bir konu olup devletin acil ve adil bir şekilde açığa çıkarması gereken diğer bir konu başlığıdır.

Yaşanan ölümlerin acısını paylaşmaya, ülkeyi hedef alan bu saldırıya karşı tavır koymaya ideolojik-politik benmerkezcilikleri yüzünden set çekenler, olay üzerinden hedef koyanların ekmeğine yağ sürüyorlar. “İnadına Barış, inadına Kardeşlik” deyip eylemlilik çağrısını kendi cemaatine tahsis etme kıskançlığının ne barışla ne kardeşlikle ilgisi olmadığını herkes bilmelidir.

Diğer taraftan, bu büyük çaplı hadise üzerinden yarını kurtarma, yarını kuşatma, yarını birlikte oluşturma mücadelesi yerine karşı tarafı suçlayan veya çekildikleri kuytu köşelerde sessizce olayı geçiştirmeye çalışanlara da şunu hatırlatmak gerekiyor: acısına ortak olmadığınız ülkenin sevincine hangi yüzle ortak olacaksınız? Daha doğrusu acısı paylaşılmamış bir ülkenin ortak sevinci nasıl olabilir?

Aynı şekilde toplumun toplum olma hüviyetinin aşındığı süreci, politik ihtiraslarına kurban etmekten imtina etmeyen siyasi partilerin-siyasetçilerin, kendi kitlelerinin akıl ve sağduyularına seslenmek yerine kin ve öfkelerini tahrik eden sorumsuzluklarını da toplumun maşeri vicdanına  havale ediyoruz.

Özgür Eğitim-Sen olarak bu acı ve ölümcül olay nedeniyle tekrar ölenlere rahmet,  yaralılarımıza acil şifalar ve hepimize de sabırlar diliyoruz. 

Kardeşliğimizi, Barış umudumuzu ve birlikte yaşama irademizi hedef alan bu saldırıyı lanetlemek,

Başta Devlet ve Hükümet olmak üzere tüm siyasilere sorumlu davranmayı, sorumluluklarının gereğini üstlenmeyi hatırlatmak,

Hepimizi hedef alan olayı ideolojik-politik benmerkezcilikleri yüzünden ortak eylemlilikten ayrıştıranları uyarmak,

Olayı araçsallaştıranları veya sessizce geçiştirenleri teşhir etmek,

En önemlisi ülkenin adil ve özgür yarınlarının birlikte inşa edilmesi gerekliliğini herkese hatırlatmak, 

Herkesi ülkenin bugünü ve yarını için kendisiyle yüzleşmeye çağırmak,

Yakalandığımız bu girdapdan çıkış, bu kördüğümü aşmak konusunda duyarlı olmaya davet etmek,

Ve bizi nefret, gözyaşı ve ölüm vadisine demirleyen bu ölümcül hal ile yüzleşmeye çağırmak için;

Özgür Eğitim-Sen olarak 14.10.2015 tarihinde 1 (Bir) Günlük İş Bırakma Eyleminde olacağız. 

Tüm kamuoyunu bilgilendirirken aynı zamanda tüm sivil toplum örgütlerini, tüm sendika ve konfederasyonları “acıyı ortak kılmak”, “ötekileştirmemek” ve devlete, hükümete, tüm siyasi partilere, etkili ve yetkili herkese barış, kardeşlik, adalet ve özgürlüğün vazgeçilmez, ertelenmez gereklilikleri için sorumluluklarını hatırlatmak üzere eyleme katılmaya, destek olmaya çağırıyoruz. 

 

ÖZGÜR EĞİTİM-SEN YÖNETİM KURULU

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@