Ölümden önce bir hayat vardır: Bir Mozaik güzellemesi

12 Eylül’den söz ederken, hayırla andığım tek bir şey var: Mozaik. Memleketin belki de en önemli müzik topluluğu

Haberler 21.09.2015, 03:26
Ölümden önce bir hayat vardır: Bir Mozaik güzellemesi

Ölümden önce bir hayat vardır: Bir Mozaik güzellemesi

12 Eylül’den söz ederken, hayırla andığım tek bir şey var: Mozaik. Memleketin belki de en önemli müzik topluluğu

 

Ölümden önce bir hayat vardır: Bir Mozaik güzellemesi

Geçtiğimiz yıl, 12 Eylül’i içine alan hafta, “tanıdığım” Kenan Evren’i yazmış, bu sayfalarda anlatmıştım. Üzerinden tam bir yıl geçti, yine o günlere geldik. Bu yıl bir fark var: 12 Eylül’ün 35. yılında 12 Eylül’ü yapanlar artık aramızda değil. Kenan Evren dâhil. Yaptıkları unutulmayacak elbette ama sorsanız, Milli Güvenlik Konseyi’ni oluşturan beş kişinin adını ve dönemin başbakanını hatırlayan çıkmaz. Oysa o yıllarda ilkokullarda bile öğretilen, ezberlememizi ve bir çırpıda saymamızı istedikleri isimlerdi bunlar. Çanakkale’deydim, Kenan Evren ve arkadaşlarını orada tanımış, bir kış günü onu alkışlamak zorunda kalmıştım. Zorunluluk, çünkü kendi isteğimizle değil, okul müdürünün isteğiyle gitmiştik bu mitinge ve yüzlerce çocuk, “serbest” kıyafetlerimizle Yalı Caddesi boyu dizilmiş, Çimenlik Kalesi’nden Cumhuriyet Meydanı’na geçecek olan “kurtarıcılarımız”ı alkışlamak için beklemeye başlamıştık. Alkışlayamamıştık ama. Hava çok soğuktu ve arabalar gelene kadar donmuş, “paşalar”ın kale ziyaretinin bitmesini ayakta beklediğimiz için yorulmuş, alkışlayacak mecal bulamamıştık kendimizde. Sonrasında, meydanda, mitingi dinlerken çoğumuzun telef olduğunu yazmayayım hiç. Evren’in “zorla” topladığı kalabalıklara yaptığı “coşkulu” konuşmaların arka planı böyleydi aslında: Televizyonda izlerken, “yine ne çok insan toplamış” diyen büyüklerimiz, nedenini gördüğünde şaşırmamıştı.

Düşününce bugün ben de şaşırmıyorum çünkü hâlâ var olan bir şey bu. Para ödeyerek, kumanya vererek, tehdit ederek mitinglere götürülen kalabalıklara konuşmalar yapanları bugün de görüyoruz. Acayip olan, oradaki insanların bu yolla getirildiğini bile bile bu kalabalıklara sevinenler… Sevindikçe şişiyorlar, şiştikçe abartıyorlar. Kenan Evren fazla abartamadan görev süresini doldurdu ama kimileri, şu anda başımızda olan yani, bunu uzatmak için elinden geleni yapıyor. Görev tanımı da değişti zaten: Cumhurbaşkanının, başbakanmış gibi mitingler yaptığı bir dönem bu. Bunlara açılış diyor, “miting değil” diyor belki ama kalabalıkları oraya getir(t)meyi biliyor. İşte bunlar hep 12 Eylül. “Bitirdik” diyenler, onu ve geleneklerini sürdürüyor.

12 Eylül’den söz ederken, hayırla andığım tek bir şey var: Mozaik. Memleketin belki de en önemli müzik topluluğu. Hepi topu dört kaset çıkartan ve “külliyat”ını geçtiğimiz yıl yayımladıkları altı CD’ye sığdıran bu şahane topluluğu, bir sonbahar günü ODTÜ’de dinlememin üzerinden yirmi altı yıl geçti. “Ölümden Önce Hayat Vardır” başlıklı ilk konserlerini 1983’te veren Mozaik, 1992’de İstanbul’da “Bahar Ayini” çaldıkları konserde dinleyicilerine veda ediyordu. Sadece bir müzik topluluğu değil, aynı zamanda bir okuldu Mozaik: Zaman zaman değişen müzisyenlerin katılımıyla toplam on sekiz kişiye ulaşan kadrosuyla büyük bir okul hem de.

Ayşe Tütüncü, Saruhan Erim, Mehmet “Kuzu” Taygun, Timuçin Gürer ve Bülent Somay, Mozaik’in çekirdek ekibi. Serdar Ateşer, Mehmet Tütüncü, Sumru Ağıryürüyen, Levon Balıkçıoğlu, Ezel Akay, Sabir Yücesoy, Yağız Üresin, Murat Ünlü, Tahsin Ünüvar, Emir Özoğlu, Ahmet Altuğ, Cem Aksel ve Ümit Kıvanç ise sahneye çıkan diğer Mozaikçiler… Albümlere katkıda bulunanları saymıyorum zira olarla bu sayı artıyor. Yazık ki, elimizde bulunan şarkı sayısı, müzisyen sayısından sadece biraz daha fazla. Gönül isterdi ki çok kayıt yapsınlar, bütün konserlerini kaydetsinler ve her birini bugün yeniden yeniden dinleme olanağına sahip olalım. İstediğimiz her zaman olmuyor. Bugün, elimizdeki altı CD’lik “külliyat”a sığınıyoruz.

O karanlık günlerden bizi kurtaran, apoletli “kurtarıcılarımız”a karşı bilinçlendiren, bilinçlendirmenin ötesinde bir sürü başka şeye merak salmamızı sağlayan bir topluluk, Mozaik. Inti Illimani’den Victor Jara’ya pek çok ismi onlarla duyduk, Bob Dylan’dan Stravinski’ye bugün sevdiklerimizi onlarla öğrendik. Kendi adıma bunu söyleyebiliyorum ve yalnız olmadığımı biliyorum.

“Külliyat”, raflarda bulabileceğiniz Mozaik toplaması. Piyasaya çıkmış dört albüme [“Ölümden Önce Bir Hayat Vardır (1985), “Ardından” (1985), “Çook Alametler Belirdi” (1988) ve “Plastik Aşk” (1990)] “yayımlanmamış” besteler ve yorumları eklemişler, altı CD’lik bir “kutu” oluşturmuşlar. Bugün dinlediğimizde kimileri için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir müzikleri ama günün şartları göz önüne alındığında bir hayli ileride olduğu muhakkak. Mozaik’in önemini, “külliyat”ın içine bir yazı yazan Erdir Zat anlatsın: “İlkgençliğini seksenlerde yaşayanlar talihsizdir. Herhalde hiçbir kuşak ergenliğinde bizler kadar korkutulmamıştır. (…) Halledilecekler listesinde ilk sıradaydık; üniversite çağına geldiğimizde YÖK hazırdı. Kitlesel tapınmalar halini alan faşist propagandanın etki alanının dışında kalanlar için hayat misliyle zordu. Alternatifsizdik. (…) 12 Eylül döneminin galiba tek kazanımı, bunaltının üstesinden gelmek için sarıldığımız yüzlerce kitap ve bir o kadar müziktir. Yapacak başka bir şey yoktu. (…) Mozaik böyle bir toplumsal iklimde ortaya çıktı. Hayatımızın üstüne çöken kara bulutları dağıtmayı öneren bir çağrısı vardı ve bunu olabilecek en iyi zamanda, 1983 gibi hayli ‘erken’ bir tarihte dillendiriyordu: ‘Ölümden Önce Bir Hayat Vardır’… Dünyanın farklı coğrafyalarından derlenmiş, farklı dillerdeki hayat temalı folk şarkılarından oluşan bu konser albümü seksenlerin ilk yarısının dağınık karşı kültüründe efsane haline gelmişti. Temiz kaydına çok sonra kavuşan birçoğumuz albümü kasetten kasete yapılan kötü kopyalardan dinledik. Unutmak mümkün mü, denk geldiğim kopyalardan biri Selami Şahin kasedinin üstüne kaydedilmişti. Bu yönüyle 12 Eylül döneminin halis yeraltı ürünlerindendi.”

Erdir’den daha şanslı olduğum muhakkak: ODTÜ’de “canlı” tanıştığım Mozaik’in ilk albümünü, tesadüfen, Kadıköy’de bir sahafta bulmuştum. Sırt sırta yapışık iki kasetti bu ve kutunun ve kasetlerin üzerine şeffaf çıkartmalarla yazılmıştı şarkıların adları. Yıllar sonra, Ada, bu albümü tek kaset olarak bastı ama bendeki “yapışık” kasetler, yanımdan ve birbirlerinden hiç ayrılmadı.

Yazının sonunda bir şey itiraf etmek ve bir özür dilemek durumundayım. Geçtiğimiz yıl, yukarıda bahsettiğim yazımın yayımlanmasını müteakip, mail kutumda beni heyecanlandıran uzun bir “mektup” buldum. Saruhan Erim’den geliyordu ve bana yazı için teşekkür ederken, Mozaik hakkında kimi ipuçları veriyordu. Yazık ki o dönemki tuhaf koşturmacam yüzünden bu mektuba cevap veremedim. Bekledim, bekledikçe utandım, yazmaya başladığım cevap bitmedi ve gönderemedim. Bugün, bu yazıyı gazeteye teslim ettikten sonra, o içten mektuba bir cevap yazacağım ama bu satırlar aracılığıyla da özrümü dilemek, Erim’in bir cümlesini (izin almadan ama kızmayacağını bilerek) buraya almak isterim… Mozaik’in “sindirilmişlik” vaziyetine “karşı duruş” olarak ortaya çıktığını söylüyor Erim ve ekliyor: “Tüm Dünya’dan coşkulu protest şarkılar söyleyerek, iki yıldır evlerine tıkılmış insanlara unutmuş oldukları konser keyfini hatırlattı.” Şu son günlerde müziğin susturulup susturulamayacağını tartışıyoruz ya, bu cümle, neden susturulmaması gerektiğinin kanıtı aslında.
Mozaik, 12 Eylül karanlığını dağıtan müzik topluluğu. Bugünü güzelleştiren, yarına dair umutlarımızı besleyen de müzik olacak. Susturmayalım. En azından içimizdeki müziği.

 

  • kaynak:Birgün Gazetesi

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
kapalı
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 14 Kasım 2019
İmsak 05:59
Güneş 07:26
Öğle 12:38
İkindi 15:16
Akşam 17:40
Yatsı 19:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@