Memurlardan Bordro Yakma Eylemi: İktidarın Emekçilere Dayattığı Sefalet ve Güvencesizliğe Karşı Mücadele Edeceğiz !

Birleşik Kamu İş Antalya İl Temsilciliği tarafından bordro yakma eylemi düzenlendi. Eylemden sonra basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamanın detayları şöyle;

Sendika 15.01.2020, 15:25
Memurlardan Bordro Yakma Eylemi: İktidarın Emekçilere Dayattığı Sefalet ve Güvencesizliğe Karşı Mücadele Edeceğiz !

Birleşik Kamu İş Antalya İl Temsilciliği tarafından bordro yakma eylemi düzenlendi. Eylemden sonra basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamanın detayları şöyle;

Türkiye’deki ekonomik ve sosyal yaşam şartlarını yok sayan AKP iktidarına sesleniyoruz !

2019 yılı, ekonomik krizin doruğa ulaştığı ve yıkıcı etkilerinin en ciddi şekilde hissedildiği yıl olarak geride kalmıştır. Kamu Emekçilerinin ve emeklilerin yıllık zam oranları, çarpıtılan rakamlara göre belirlenmiştir.

AKP iktidarı gerçeği yok sayarak rakamları küçültmekle uğraşırken, eriyen maaşlar, artan borçlar, artan işsizlik, gıda ve enerji fiyat artışları emekçilerin gerçek gündemi olmuştur.

AKP iktidarının; Türkiye’yi içine soktuğu ekonomik kriz ve sebep olduğu toplumsal çürüme açıktır. Emekçiler; temel besin maddelerini dahi karşılayamaz duruma getirilmiştir.

TÜİK’in konut, gıda, içecek gibi kalemlerle derlediği ve enflasyonu hesaplamada kullandığı verilerde, oynama yaptığı açıktır. Resmi olarak açıklanan enflasyon rakamı ile emekçilerin cebine yansıyan enflasyon rakamı arasında ciddi bir uçurum vardır.

Krizin etkilerini görmezden gelen iktidar yetkilileri geçtiğimiz yıl içerisinde ekonomik krizin bedelini milyonlarca çalışana ve yurttaşa ödetmiştir. Ekonomide sözde büyüme ve toparlanma söylemlerine rağmen yurttaşların yaşam standartları gün geçtikçe daha da kötüye gitmiştir.

İktidarın, resmi enflasyon ve işsizlik oranlarındaki düşüş iddialarına karşılık gerçekler tam tersidir. Türkiye 2020 yılının ilk günlerinde çift haneli işsizlik oranları ve çift haneli enflasyon oranları ile karşılaşmıştır.

2019 yılı içerisinde sadece 45 yurttaşımız ekonomik sebeplerden kaynaklı yaşamlarına son vermiştir. Yurttaşlarımızın kendi canına kast ettiren bu sürecin sorumlusu mevcut iktidar ve onun politikalarıdır.

Son bir yılda TÜİK verilerine göre gıda yüzde 20 oranında zamlandı. Çarşıda, pazarda, marketlerde ve alışverişin yapıldığı tüm noktalardaki fiyatları göz önüne aldığımızda 2019 yılının son ayına gelindiğinde gıda harcamaları bu verilerin aksine yüzde 42’yi bulmuştur. 

Türkiye’de yoksulluk sınırı 9 bin TL’yi aşarken Memurların yüzde 80’i yoksulluk sınırı altında geçim savaşı vermektedir.

Hükümet 2019 yılında kamu emekçilerinin yaşam standartlarını göz önüne almayarak % 4+4 zamma mahkûm etmiş, kamu emekçilerine hakları olan ücret artışını vermemiştir.

2020 yılı için TÜİK verilerini %11,84 olarak açıklamışsa da bu oran, emekçileri ve yurttaşları biraz daha yoksulluğa itmiştir. İktidar bu süreçte yine veriler ile oynamış, kağıt üzerinde enflasyon oranlarını düşük göstermiştir. İktidar enflasyon oranını ülkenin içerisinde bulunduğu duruma göre değil kendi isteğine göre belirlemiştir.

2020 yılı için % 4 toplu sözleşme zammına ek olarak % 1,5’lik enflasyon farkının verilmesi, memur ve memur emekli maaşlarına toplamda %5,5 oranında yapılan zam sefalet ve açlık zammından başka bir şey değildir.

Ülkede memurlar ve memur emeklileri açlık ve sefalet ile boğuşurken, sarayın bir günlük harcaması 4,5 milyon TL dir. Lüks ve şatafata doymak bilmeyen iktidar yetkilileri, kendi rahatları için, milyonlarca kamu emekçisini açlığa terk etmektedir.

Yine 2020 yılı için kendi alacağına % 22,5 zam yapan devlet 7 milyondan fazla asgari ücretliye yüzde 15 zammı layık görmüş üstüne dalga geçer gibi asgari ücretli yurttaşa günlük 10 TL zammı reva görmüştür.

3600 Ek gösterge rakamını seçim öncesi alanlarda çalışanların gözlerinin içine baka baka söz veren politikacılar bu gün görmezden, duymazdan gelerek, 3600 Ek gösterge bekleyen memurlar ile adeta dalga geçmişlerdir.

Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı, 11 ayda 9,6 milyar lira harcarken, Diyanet’in harcaması 6 bakanlığı, birçok başkanlık ve müdürlüğü geride bırakmıştır. Diyanetin yaptığı harcama ortalama olarak ataması yapılmayan 180 bin öğretmenin maaşına denk gelmektedir.

Sonuç olarak 2019 yılında kamu emekçisinin payına; yoksulluk, açlık, sömürü ve güvencesizlik düşerken 2020’de de ne yazık ki kamu emekçilerini aynı kader beklemektedir.

Bu bakımdan biz kamu emekçilerine dayatılan sefalet ücretine karşı;

  • Yüksek vergilere,
  • Zamlara,
  • Güvencesizliğe ve geleceksizliğe,
  • Sendikal baskılara karşı,
  • Topyekün mücadele edeceğimizi,
  • Hem emeğimize hem cumhuriyetimize sahip çıkacağımızı,
  • Bize dayatılan bu sefalet düzenine son vereceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@