Memur-sen il temsilcileri sonuç bildirisini açıkladı

Memur-Sen, Uzlaşmazlıkla Sonuçlanan 5’inci Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinin Ardından Gerçekleştirdiği 31’inci İl Temsilcileri Toplantısı’nın Sonuç Bildirgesini Açıkladı

Sendika 13.09.2019, 09:14
Memur-sen il temsilcileri sonuç bildirisini açıkladı

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından uzlaşmazlıkla sonuçlanan 5’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin ardından gerçekleştirilen Memur-Sen 31’inci İl Temsilcileri Toplantısı’nın sonuç bildirgesi açıklandı.

Bildirgede, “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun, daha önce çeşitli vesilelerle dikkat çektiğimiz eksiklik ve sorunları 5. Dönem Toplu Sözleşmede net bir şekilde görülmüştür. Yasa kamu görevlilerinin mali, sosyal, özlük hakları ve çalışma şartlarından kaynaklanan sorunların çözümünde masa ve kapsam itibariyle yetersiz kalmıştır. 4688 sayılı yasanın sorunları, sosyal paydaşların katkısı alınarak giderilmeli, sendikal yaşam ve toplu sözleşmenin en sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesine uygun düzenlemeler gecikmeksizin yapılmalıdır” ifadelerini kullanıldı.

 Bildirgede ayrıca, Türkiye ve dünya gündemi, Diyarbakır anneleri, 31 Mart’tan sonra belediyelerdeki sendikal baskılar, çalışma hayatı ve işin geleceği, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, uzlaşmazlıkla sonuçlanan 5’inci Dönem Toplu Sözleşmesi, Hakem Kurulu’nun kararı, 4688 Sayılı Kanun, 3600 Ek Gösterge, KPDK toplantıları, ve Grev Hakkı’na ilişkin de Memur-Sen’in benimsediği görüş ve fikirler yer alıyor.  

Sonuç Bildirgesi’nin tam metni: 

Memur-Sen Konfederasyonu

31. İl Temsilcileri Toplantısı Sonuç Bildirgesi

Memur-Sen 31. İl Temsilcileri Toplantısı 7 Eylül 2019 Cumartesi günü Memur-Sen Genel Merkezinde gerçekleştirilmiş olup toplantıda aşağıda yer verilen konular üzerinde mutabakat sağlanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

1- Finans kapitalizmin ve dijital sömürü düzeninin bütün dünyayı adeta savaş ve talan alanına dönüştürdüğü; insani krizlerin yerküreyi kasıp kavurduğu; göçmenlerin asgari insani şartlardan bile mahrum edilip sınırlarda ve denizlerde ölüme terkedildiği; silah baronlarının sınır tanımayan bir iştahla ülkelerin zenginliğini sömürdüğü; dünyada iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle günde 5 bin, yılda 12 bini çocuk olmak üzere 2 milyon kişinin hayatını kaybettiği; kültürel emperyalizmin insani değerlere, ahlaka, inançlara ve aileye karşı soykırım uyguladığı; 1 milyar insanın açlık ve açlığa bağlı hastalıklarla boğuştuğu ve temiz içme suyundan mahrum yaşadığı bir vasatta adil bir dünyanın yeniden kurulabileceği inancımızı koruduğumuzun altını çiziyor, insanlığın selameti ve geleceği için bütün emek hareketlerini, uluslararası kuruluşları, aydınları ve kaygı sahibi bütün insanları insanlık ortak paydasında bir araya gelmeye çağırıyoruz.

2- Küresel emperyalizm, ümmetin inancına, kültürüne, ekonomisine ve dahi fiziksel mevcudiyetine aralıksız saldırıyor. Suriye çağdaş dünyanın gözü önünde yok ediliyor. İdlib, küresel paylaşım sisteminin son kurbanı. Yemen katliamlar ve açlıkla boğuşuyor. Keşmir üzerinden Pakistan ile Hindistan arasında bir savaşın fitilini ateşlemek için ellerini ovuşturanlar pusuda bekliyor. Filistin’de Mescid-i Aksa’ya ve Gazze’ye yapılan saldırılar adeta kanıksanmış durumda. Mısır’dan Afganistan’a, Arakan’dan Libya’ya, Doğu Türkistan’dan Sudan’a İslam Dünyası kan deryasına dönüşmüş durumda. Bu durumun kader olmadığı açık. O halde İslam dünyasındaki STK’lar, üniversiteler, aydınlar ile İslam İşbirliği Teşkilatı ve benzeri kurumlar krizin derinleşmesini durduracak ve krizi tamamen ortadan kaldıracak sahici çözümler üretmek için harekete geçmelidir.

3- Terör örgütü tarafından kandırılarak/kaçırılarak dağa götürülüp ellerine silah verilen çocukların anneleri tarafından Diyarbakır’da cesaretle ve onurluca başlattıkları eylemde çocuklarına kavuşma özlemlerini, feryatlarını amasız, fakatsız destekliyoruz. Bütün siyasi mülahazalardan bağımsız olarak salt annelik insiyakıyla fıtri olarak gelişen bu süreci desteklemeyi insan olmanın zorunlu sonucu, insan kalmanın şartı olarak görüyoruz. Çocukların bir an önce ailelerine kavuşması dileğimizi bu vesileyle kamuoyu ile paylaşıyoruz.

4- 31 Mart seçimlerinden sonra bazı belediyelerde başlatılan kamu görevlilerine ve işçilere yönelik sendikal baskılar, sendikadan istifaya zorlama, işten çıkarma, görevden alma, sözleşmesini sona erdirme, sürgün, görev tanımına aykırı faaliyetlerde bulunmaya zorlama, mobbing ve ayrımcılık şeklindeki baskılar devam etmektedir. Emeği ve emekçiyi hedef alan bu saldırıların sona ermesi için gerek yargı gerekse idare sorumluluğunu yerine getirmelidir. Sözleşmeli istihdamın çalışanı nasıl güvencesiz hale getirdiği ve kadrolu istihdamın hayati önemi de bu vesileyle iyice gün yüzüne çıkmıştır. Bu noktada emeğin dayanışmasının önemini vurgulayarak, zulme direnen emekçileri selamlıyor, mağdur edilen bütün emekçilerimizin haklı davalarında yanlarında olduğumuzu ilan ediyoruz.

5- Büyük Türkiye yolunda önemli bir adım olarak tesis edilen ve bizim de destek verdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin iyileştirmeye açık alanlarının Sivil Toplum Kuruluşları başta olmak üzere alınmış olan öneriler doğrultusunda iyileştirilmesi ivedi gerçekleşmeli, art niyetli sistem tartışmalarına fırsat verilmemelidir.

6- Başta sınırımızda Suriye ve Irak’taki istikrarsız ve güvenliksiz durum, sınırlarımızı terörden gelecek saldırılara karşı korumayı ve bu bölgelerden hız kesmeden gelen göçmen akınına karşı önlem almayı zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle bağımsız bir ülke olan Türkiye’nin bir yandan savunma sistemlerini güçlendirmesi bir yandan da sınırları içinde ve dışında gerekli tedbirleri alması en doğal hakkıdır.

7- Bugüne kadar başta Suriye olmak üzere bulundukları ülkelerdeki savaş ve diğer olumsuz şartlardan kaçarak Türkiye’ye sığınan muhacirlere uyguladığımız insanî siyaset ve tavır, bundan sonra da devam etmelidir. Dünyada dünyanın en çok göçmen barındıran ülkesi olan Türkiye, halkı ve devletiyle misafir olarak gördüğü muhacirleri bağrına basmış, ekmeğini paylaşmış, gönlünü açmıştır. Yaşanan bazı olumsuzları abartarak muhacir düşmanlığını yaygınlaştırmak isteyenlerin kara propagandasını boşa çıkarılacağına, muhacir düşmanlığına prim verecek her türlü eylem ve söylemden uzak durulacağına olan inancımız tamdır.

8- “Sürdürülebilir iş” ve “insan onuruna yakışır iş” gibi son yıllarda ILO tarafından geliştirilen çalışma hayatına ilişkin kavram ve stratejilerin altlık oluşturduğu “işin geleceği” meselesini “insanı ve emeğini” merkeze alarak tartışmak, dahası bugünkü sistemi oluşturan teorileri geleceğimiz için sorgulamak gerekmektedir. Bizler, emek kesiminin güçlü katılımını sağlayacak bir anlayışla, insanlığın sorunlarının gerçek bir zeminde tartışılabileceğine inanıyoruz. İnsan onuruna yakışır sürdürülebilir işin hayata geçirilebilmesi, “adalet ve adil paylaşım” ilkelerinin bütün ülke politikalarının merkezine alınmasıyla mümkündür.

9- Uzlaşmazlıkla sonuçlanan 5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde beş milyon 200 bin memur ve memur emeklisinin taleplerinin kamu işverenince görmezden gelinmesi, masada tarafları eşit görmeyen dayatmacı bir dille sürecin işletilmesi, üzerinde uzlaşılan konuların tek taraflı olarak düzenlenen bir tespit tutanağıyla yok sayılması asla kabul edilemez. Yasanın açık hükümlerinin bile uygulanmadığı bu tabloyu, emeğin ve emekçinin değersizleştirilmesi olarak görüyoruz.

10- Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun tutum ve kararları bu kurumun varlığını ve ciddiyetini tartışmaya açmıştır. Toplu sözleşme sürecinin bütününde oluşan tablo; kamu işvereninin güvenilirliğinin, hakem heyetinin özerkliğinin ve 4688 sayılı Kanun’un yeterliliğinin sorgulanmasına neden olmuştur.

11- Toplu sözleşme döneminde müzakere sürecinin iyi değerlendirilmemesi, Kamu İşveren Heyetinin uzlaşmaya varılan konuları Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna göndermemesi ve genel nitelikli maaş, ücret artış teklifinin hedef, tahmin ve beklenti bakımından önümüzdeki iki yıllık süreçteki enflasyon gerçeğiyle uyumlu olmaması, kamu görevlilerinin alım gücünde azalmaların yaşandığı dikkate alınarak, 2020 yılbaşı öncesinde kamu görevlilerine yönelik teşvik ve destek paketlerinin hazırlanarak yürürlüğe konması hükümetin ve özellikle ekonomi bürokrasisinin öncelikli sorumluluklarındandır.

12- 3600 ek göstergeyle ilgili verilen sözler tutulmalı, taahhütlerin gereği yapılmalı, ek gösterge düzenlemesinin kapsamı kamu görevlilerinin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmelidir.

13- 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun, daha önce çeşitli vesilelerle dikkat çektiğimiz eksiklik ve sorunları 5. Dönem Toplu Sözleşmede net bir şekilde görülmüştür. Yasa kamu görevlilerinin mali, sosyal, özlük hakları ve çalışma şartlarından kaynaklanan sorunların çözümünde masa ve kapsam itibariyle yetersiz kalmıştır. 4688 sayılı yasanın sorunları, sosyal paydaşların katkısı alınarak giderilmeli, sendikal yaşam ve toplu sözleşmenin en sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesine uygun düzenlemeler gecikmeksizin yapılmalıdır.

14- 4688 sayılı yasa gereğince yılda iki defa toplanması gereken KPDK’nın 2019 yılı Mart ayı toplantısının şu ana kadar bütün taleplerimize rağmen toplanmamış olmasını, hiçbir şekilde izah edilemez bir ihmal olarak görüyoruz. Kasım ayında toplanması gereken KPDK’nın verimli geçmesi için bir an önce gerekli hazırlıklar yapılmalıdır. Bu vesileyle KPDK’nın bir an önce toplanması çağrımızı yineliyoruz.

15- Grev hakkının olmadığı bir toplu sözleşme düzeneği adil şartlarda bir müzakereyi imkansız kıldığından kamu görevlilerine yönelik grev yasağı kaldırılarak grevsiz toplu sözleşme garabeti son bulmalı ve ayrıca kamu görevlilerine uygulanan siyaset yasağına da son verilmelidir.

16-  Biz Memur-Sen olarak, Toplu Sözleşme süreci dışında da her zaman ve her zeminde kamu görevlilerinin haklarını aramaya, sorunlarına çözüm üretmeye kesintisiz bir emek ve ekmek mücadelesini sürdürmeye, 1 milyonun üzerindeki üyelerimizden aldığımız güçle hız kesmeden, ara vermeden devam etme kararlılığımızı bir kez daha yineliyoruz.

Yorumlar (0)
-4°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 27 Ocak 2020
İmsak 06:28
Güneş 07:55
Öğle 13:06
İkindi 15:44
Akşam 18:07
Yatsı 19:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Fenerbahçe 19 37
3. Başakşehir 19 36
4. Trabzonspor 18 35
5. Alanyaspor 19 35
6. Galatasaray 19 33
7. Beşiktaş 19 30
8. Göztepe 19 29
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 19 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 19 18
15. Antalyaspor 19 17
16. Kasımpaşa 19 15
17. Ankaragücü 19 13
18. Kayserispor 19 11
Takımlar O P
1. Hatayspor 19 40
2. Erzurum BB 19 34
3. Bursaspor 19 33
4. Keçiörengücü 19 29
5. Adana Demirspor 19 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Ümraniye 19 28
8. Menemen Belediyespor 19 28
9. Altay 19 27
10. Giresunspor 19 27
11. Balıkesirspor 19 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 19 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 19 17
16. Adanaspor 19 14
17. Boluspor 19 14
18. Eskişehirspor 19 10
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 46
2. Barcelona 21 43
3. Sevilla 21 38
4. Getafe 21 36
5. Atletico Madrid 21 36
6. Real Sociedad 21 34
7. Valencia 21 34
8. Villarreal 21 31
9. Athletic Bilbao 21 31
10. Osasuna 21 28
11. Granada 21 27
12. Real Betis 21 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 21 23
15. Eibar 21 23
16. Real Valladolid 21 22
17. Mallorca 21 18
18. Celta de Vigo 21 17
19. Leganés 21 15
20. Espanyol 21 15
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@