İlköğretim Camiye Taşınıyor

İlköğretim öğrencilerine camide din dersi uygulaması... Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü ile Mersin Müftülüğü arasında imzalanan protokol uyarınca ilkokul öğrencileri cami ziyaretlerine götürülecek, ziyaretlerde cami imamları öğrencilere din, ibadet, ahlak, farklılıklar, hoşgörü, vatanseverlik konusunda ders verecek.

Haberler 29.03.2016, 15:15
İlköğretim Camiye Taşınıyor
ABİDİN YAĞMUR/ÖZEL HABER - guneygazetesi.com - Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü ile Mersin Müftülüğü arasında imzalanan protokol uyarınca ilkokul öğrencileri cami ziyaretlerine götürülecek, ziyaretlerde cami imamları öğrencilere din, ibadet, ahlak, farklılıklar, hoşgörü, vatanseverlik konusunda ders verecek. İki kurum arasında imzalanan protokolde camilerin ‘eğitim-öğretim kurumu’ olduğu ifadesi yer alıyor, ilkokul öğrencilerinin camilere gelmesiyle ‘maneviyatsızlığın ve ruhsal boşluğun’ azaltılacağı ileri sürülüyor. Eğitim-İş Şube Başkanı Hakan Boyar, projenin mezhepçi anlayışla hazırlandığına ve okullarda öğrenciler arasında ayrımcılığa neden olacağına dikkat çekiyor.

Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü ile Mersin Müftülüğü arasında ‘Minik Yürekler Kardeşlik Bilincinin Farkında Projesi’ için protokol imzalandı. Protokol uyarınca Akdeniz, Mezitli, Yenişehir ve Toroslar ilçelerinde ikişer cami belirlendi ve bu camilerin yakınındaki ilkokullarda okuyan öğrencilerin camileri ziyaret etmesi kararlaştırıldı. Ancak protokolde, öğrencilerin sıradan bir ziyaret gezisi yapmasından ziyade, camide ders alması öngörülüyor.
 
Öğretmenler cami gezisini fotoğrafla belgeleyecek
 
Tüm okullara gönderilen protokole göre, öğrenciler camiye geldiğinde, görevli cami imamı din, ibadet, ahlak, farklılıklar ve hoşgörü konularında ders verecek. Öğrencilerin camideki derse katılması için, velisinden imzalı izin belgesi alınacak. Sınıfını cami ziyaretine götüren öğretmen, gezinin ve dersin yapıldığına dair bir tutanağı cami imamı ile birlikte imzalayacak ve çocukların camiyi gezdiğini gösterir fotoğraflarla birlikte gezi raporunu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderecek. Cami gezisinin ardından her sınıfta bir öğrenci, izlenimlerini sınıfında anlatacak.
‘Öğrenciler topluma yeniden kazandırılacak’
 
Protokolde camilerde yapılacak eğitimlerin amacı öğrencilerle din adamının sevgi, saygı içerisinde diyalog kurması, öğrencilerde din eğitimi konusunda farkındalık yaratılması, öğrencilere birlik ve kardeşlik bilinci aşılanması olarak özetleniyor. Projeden beklenen sonuçlar ise şöyle anlatılıyor: “Öğrenciler hem dini ilimlerde, hem de sosyal ve ahlaki anlamda kendini geliştirmiş olacaktır. Yardımlaşma, sevgi, saygı, hoşgörü, ailenin önemi, vatan-millet bilinci, aklın ve bilginin önemi gibi kazanımlarda bulunmuş olacaklardır. Yalnızlığa itilen öğrenciler topluma yeniden kazandırılırken manevi tatminleri de sağlanacaktır. Proje, maneviyatsızlığı ve ruhsal boşluğu bir nebze de olsa en aza indirecektir.”

‘Camiler halk üniversiteleridir’

İki kurum arasındaki protokol metninde eğitim felsefesiyle ilgili ‘yorum’ yazılarının yer alması da dikkat çekiyor.  Çeşitli dindar yazarların yazılarından alıntılar yapılan protokol metninde şu ifadeler yer alıyor: “Dinin yaşanan hayattan soyutlanarak sadece vicdani ve deruni dünyamıza hapsetmek dinin özüne aykırı bir harekettir. Din bireyin kendisine, yaratanına, topluma, canlılara ve varlıkların tümüne karşı sorumluluk duygusuyla hareket ederek ilahi iradeye uygun davranmayı telkin eder. İslam dininin öğrenilmesinde camilerin katkısı tartışılmazdır. Cami kapıları herkese açık olan bir eğitim ve öğretim kurumudur. Salihler, fakihler, alimler ve İslam’dan haberdar olan herkes, bu halk üniversitelerinin hocaları olup bildiklerini bir diğerine anlatmak ve öğretmekle yükümlüdür.

Eğitim-İş: Tek mezhepçi yaklaşım

Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Hakan Boyar projeye tepkisini ‘Milli Eğitim Müdürü eğitim öğretim hizmetlerini okullardan alıp camilere devretmeyi düşünüyor. Protokoldeki ifadeleri okuyunca bu anlaşılıyor” sözleriyle dile getirdi.

Kendi personeline soruşturmalar açan, öğretmenleri itibarsızlaştırmak isteyen Milli Eğitim, cami imamlarına saygınlık kazandırma derdine düşmüş” diyen Boyar, projenin içeriğiyle protokolde yazılanlar arasında çelişkiler olduğuna da dikkat çekti. Boyar, “Tek mezhepçi bir yaklaşımla hangi kardeşlik, hangi barış gelecek. Eğer böyle bir amaç olsaydı tüm ibadethanelerin gezilmesi gerekirdi. Camilerle birlikte cemevleri, kiliseler de gezilseydi kimsenin diyeceği olmazdı” dedi.

Projenin, cami gezisine gitmeyen öğrencilerin fişlenmesi, diğer öğrenciler tarafından dışlanması sonucunu doğuracağını savunan Boyar, “Biz elbette dine karşı değiliz, din eğitimine karşı değiliz. Buradaki uygulama laiklik ilkesiyle çelişmektedir. Tek bir mezhep üzerinden dayatmaya gidilmesi kabul edilemez. İnsanlar kendi çocuklarını zaten camiye götürüyor. Milli Eğitim bunu kendine iş edinmemeli” ifadelerini kullandı.

Okul-cami eşleşmelerinin Alevi nüfusun yoğun olarak yaşadığı mahallelerde de yapıldığını belirten Boyar, “Alevilerin yoğun olduğu yerler özellikle mi seçildi diye düşünmeden edemiyorum. Bu projede çocuklara kardeşlik bilinci değil, birbirinden daha çok uzaklaşma aşılanacaktır. Toplumsal farklılıklar zenginliktir deniliyor farklılıklar gösterilmiyor. Rol model olarak öğretmenin yerine imam konulmaya çalışılıyor” dedi. 
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@