Grevi Silahımız Olsun...

Eğitim-iş Çanakkale Şube Başkanı Ahmet Mantaş\'tan ezber bozan bir yazı daha....

Haberler 16.12.2015, 22:38
Grevi Silahımız Olsun...

Eğitim-iş Çanakkale Şube Başkanı Ahmet Mantaş'tan ezber bozan bir yazı daha....

İşte o Yazı:

GREV SİLAHIMIZ OLSUN

Sendika içi demokrasi kavramı ne kadar önemseniyor bilemiyorum… Ama çok önemli olduğu kesin, yoksa farklı görüş ve düşüncelerin sunacakları katkı ile kendilerini ifade edebilmesi, özgürce savunabilmesinin zeminini ortadan kaldırır…

Tek düzey bir anlayış ve düşüncenin, bir örgütün ve özellikle bir emek örgütünün öznesine sahip olması, bu örgüt büyük olsa da fikir ve temsiliyet anlamında daralarak küçülmeye mahkûm olur.

Sendikalar sınıfsal temellere sahip olmalı ve emekten yana savunma mekanizmalarını sürekli geliştirmelidir.

Sınıfsal öznelerden uzaklaşmış sadece belli sınırlarda ilke ve kriterlere dayalı, yine sadece yönetimsel anlayışların benimsediği dayatmacı sendikal anlayışlar büyüyüp kitleselleşemezler.

İçe dönük dar kalıplarla büyük kitlelere ulaşma isteği gerçekleştirilemez…

Sendika içi demokrasi bunun için çok önemlidir… Sendika içi demokrasi sadece genel kurul sonuçlarına gösterilen saygıdan ibaret değildir.

Kapsayıcı bir pencereden tüm üyelerinin ve kadrolarının güven içerisinde, görüş açısına bakarak karar mekanizmalarını çalıştırmakla olur.

Bu yüzden bir örgüt için tüzük çalışma hayatı gerçekliğine uygun, kapsayıcı, akılcı ve gelişmelere uyumlu, tamamen örgütün bedeniyle özdeşleşen bir kalıpta olmalıdır.

Tüzükten kaynaklanan daralma ve uyumsuzluk örgütün canına ot tıkamaktan başka bir işe yaramaz…

Sendikaların tüzükleri kitleselleşmeye dayalı, ileri görüşlü, yönetim mekanizmalarını işletebilen, şeffaf ve hesap verebilirlik yönü bulunan, sınıfsal tavrıyla emek örgütü inşasına uyumlu olmalıdır.

Bu da ancak örgüt tabanının görüş ve önerileriyle senkronize edilmiş akılcı bir yol izlenilerek hazırlanmalıdır.

Gerçek sendikacılık yapılsın sözünü çok duyarız… Genellikle bir serzeniş noktasında ve eleştirel açıdan söylemiş olur.

Bu serzenişler haklı olarak örgütsel beklentilerin karşılanmadığı ya da sendika içi demokrasi kanallarının işletilmediği, tıkanıklık dönemlerinde örgütsel davranışa yönelik ortaya çıkmıştır.

Sendika gibi örgütlerin varlığına emek harcayan üyeleri, yaşadıkları mesleki (iş) ve işverenden kaynaklı sorunlarının karşısında örgütünün desteğini hissedemiyorsa, sendikasının örgütlü gücünü yanında göremiyorsa örgütü ve örgütsel davranışı sorgulamaya başlayarak gerçek sendikacılık serzenişini haklı olarak kullanmaya başlar. Bundan daha doğal bir tepkide yoktur.

İşin gerçek tarafı şu anda sendikal mücadelelerde bir gerileme ve durağanlık söz konusudur…

Şu anda kamu emekçilerinin örgütlü olduğu sendikalardan hiç birinin programlarında ve mücadele önceliğinde “Grevli Toplu Sözleşmeli Sendika” hakkına yönelik bir çalışma bulunmamaktadır.

Oysa şimdiki sendikal tıkanmışlığın en büyük sorunu ve mücadele önceliği bu olmalıdır.

Grev Hakkı kazanımı elde edilebilirse 657, Ek Gösterge, ücretler, iş güvenceleri her şey kazanılabilir.

Grev kamu emekçileri açısından çok güçlü bir silahtır ve tüm sorunlarımızı da çözecektir…

Mücadele geleneğinden beslenerek var olmak sendikaları mutlaka besleyip değerli kılmıştır. Ama sadece bu övünce dayanarak varlığını sürdürmeye çalışmak gittikçe mücadeleye sendikaları yabancılaştırır.

Bunca saldırı, hak kayıpları ve tehditler savuran piyasacı sermayeye karşı mücadele etmek yerine, uzlaşmacı ve bürokratik bir sendikal işleyiş ortaya çıkmıştır.

Bu yüzden Grev için mücadele edilmeli…

Bu yüzden çok iyi bir tüzükle, sınıftan, emekten ve soldan yana bir sendikal mücadele hattı örmeliyiz…

Grev Silahımız olsun diye…

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@