Eğitimiş Antalya Şubesi Oyuna Gelmeyeceğiz Oyunu Bozacağız!

Eğitimiş Antalya Şubesi Oyuna Gelmeyeceğiz Oyunu Bozacağız! Değerli basın emekçileri ve değerli halkımız, Sizlere genel merkezimizin talimatı doğrultusunda kadro hakkımızla ilgili bir açıklama yapmaya

Eğitimiş Antalya Şubesi Oyuna Gelmeyeceğiz Oyunu Bozacağız!

Eğitimiş Antalya Şubesi Oyuna Gelmeyeceğiz Oyunu Bozacağız!

Değerli basın emekçileri ve değerli halkımız,

Sizlere genel merkezimizin talimatı doğrultusunda kadro hakkımızla ilgili bir açıklama yapmaya hazırlanırken ülkemizde yaşanan olaylar kendi özlük sorunlarımızın önüne geçmiştir. 657 sayılı devlet memurları kanunu değiştirilerek tüm memurların kadro hakkı elinden alınmak istenmektedir. Kamu çalışanlarının iş güvencesi tehdit altındadır. Ancak ülkemizde eğitimde yaşanan sıkıntılar ve son günlerde yaşananlar bizim bu sorunlarımızın önüne geçmiştir. 657deki değişikliği engellemek için elimizden geleni yapacağımızı kamuoyuna ilan ederken, TÖS kurucusu ve devrimci öğretmen hareketinin tartışılmaz lideri Fakir Baykurt'un öğrencileri olarak önce ülke sonra sendika diyen Eğitim İş'in eğitimde ve ülkemizde yaşanan tehlikelere karşı halkımızı uyarmak görevini yerine getirmek önceliğimizdir. Eğitim, sağlık, hukuk ve güvenlik başta olmak üzere hemen hemen her alanda yaşanan gericileşme ve anarşi Akp iktidarının eseridir. 

Ülkede her şeyi sıfırlayanlar eğitimde de bilimsel, akademik düzeyi sıfırlamışlardır. 2015 YGS' sine giren 42 bin öğrenci sıfır puan almıştır. Sıfır çekenlerin sayısı her geçen yıl artmaktadır. 4+4+4 sistemi asıl bozgunu ortaokullarda yapmıştır. Son üç yıldır bu sistemde okuyan öğrenciler önümüzdeki yıllarda sınavlara girdiklerinde acı tabloyu daha açık göreceğiz.

Din derslerinin eğitimde kapladığı alanın genişletilmesi, din kültürü öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun milli eğitim kurumlarında yönetici yapılması, öğretmenlere sağlanan alan değişikliği hakkı, seçmeli dil dersleri adı altında anadilde eğitim sağlanması, eğitimde özelleştirme ve yerelleştirme politikaları ile özel okulların maddi-manevi desteklenmesi sonucu devlet okullarının üvey evlat muamelesi görmesi Türk milli eğitiminin milli özelliğini yitirmesine ve bataklığa sağlanmasına sebep olmuştur.

Ülkemiz eğitim alanında bu karanlık dönemi yaşarken sağlık, hukuk, yargı ve güvenlik alanlarında da aynı karanlığın içindedir. İstanbul Adliyesinde yaşanan rehine krizi bir Cumhuriyet savcımızın ve 2 örgüt militanının ölümüyle sonuçlanmıştır. Rehin savcımızın hayatını kaybettiği operasyonu "başarılı" bulan AKP ve medyası bilmelidir ki; bu operasyon adalet, hukuk, demokrasi ve güvenlik açısından kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. İktidar yanlısı yandaş medyanın rehine krizini AKP karşıtı muhalif kitleleri ve muhalefet liderlerini hedef göstermek ve olayı "paralel"e bağlamak amacıyla kullanması eylemin yapılış amacının dışında kimlere hizmet ettiğini göstermek için önemli bir delildir. Yıllardır PKK'ya terör örgütü diyemeyip, terör örgütü liderine sayın diyenler ve terörle aynı masada birlik olanlar şimdi teröre karşı bir olalım türünden samimiyetsiz sözler etmektedir. Türk milletinin artık bu sözlere ve bu oyunlara karnı toktur. Antiemperyalist, yurtsever, halkçı, milli ve Atatürkçü kitleler bu kamplaşma oyunlarına kanmadan oyuna gelmeden oyunu bozmalı, 7 haziranda AKP'siz bir Türkiye için oyunu kullanmalı ve ülkemizi bu bataktan kurtarmalıdır. 

Mehmet Balık

Eğitim-iş Antalya Şube Başkanı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.